Kelimeler arşivi içinde; başında "kane" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. kane ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kane ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kane olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KANEVETÇİ, KANEYAKLI
KANEBAİN, KANETMEK
KANEVİZ, KANEVRE
KANECİ, KANEFE, KANELİ, KANEPE, KANERE, KANERİ
KANEL, KANER
KANE
KANE
Kiremit. Havuz. Çeşme yalağı. Künk. Hani.
KANERE
Kanepe, bank. Başıboş ve obur köpek. Güç durum : Tanrı kimseyi kanarede koymasın. Köpek.
KANEPE
Birkaç kişinin oturabileceği genişlikte koltuk, çekyat. Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, peynir, sucuk, salam vb. şeylerle süslenen çok küçük ekmek.
KANEVETÇİ
Su yollarını yapan adam.
KANEVİZ
Kavanoz, ağzı geniş cam kap.
KANETMEK
Bilerek isteyerek, yaralamak, öldürmek.
KANECİ
Kiremitçi.
KANEYAKLI
Kadın, kız.
KANEL
Kanal.
KANEVRE
Cariye, odalık.
KANEFE
Kanepe, bank.
KANELİ
Kiremit döşeli çatı.
KANERİ
Başıboş ve obur köpek.
KANEBAİN
Sentetik polivinil alkol lifinin ticari adı.
KANER
Soyu yiğit olsn kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİRSEKLİK
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm. Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.). Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.).
GENEPE
Fransızca kökenli canapé: kanepe; geniş koltuk.
GENEVÇE
Kaneviçe.
ÇEKYAT
Gerektiğinde açılıp yatak durumuna getirilebilen koltuk, kanepe.
KİREBET
Avlu, hayat. Tahta kanepe.
KİRBET
Balkon ve evlerin önündeki çıkıntı. Tahta kanepe.
DÖŞEME
Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
KARNAPA
Kanepe, bank. Şişman adam. Ağır canlı, vurdumduymaz.
KİBET
Tahta kanepe : Kibetin üstünde yattım.
OTOMAN
Bir tür ipekli kumaş. Sedir biçiminde kanepe.
KIRNAPA
Kanepe, bank.
GERANOS
Antik Yunan tiyatrosunda kişileri havaya kaldıran ve yukarıdan aşağıya indiren vinç. Eski Yunan tiyatrosunda kişileri havada uçuran ve yeryüzüne indiren vinç bk. mekane.
KARAFERE
Kanepe.
KANNAPA
Kanepe, bank.
DÖŞEMECİ
Döşeme yapan kimse. Perde, koltuk, kanepe vb. satan veya onaran kimse.
OTURACAK
Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey.
KANAPA
Kanepe, bank.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
KENEPE
Kanepe.