Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kane" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kane ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kane olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kane olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SADIKANE, MALİKANE, NAZİKANE
AŞIKANE, KUŞKANE
MEKANE, SAKANE
KANE
KANE
Kiremit. Havuz. Çeşme yalağı. Künk. Hani.
KUŞKANE
Tencere.
MEKANE
Antik Yunan tiyatrosunda skene'nin sol yanına konulan küçük, ilkel bir vinç; bu vinçle Tanrılar indirilip çıkarılırdı. bk. deus ex machine. Klasik Yunan tiyatrosunda vince benzeyen bir makinedir. Tanrı ve kahramanları havada göstermeye yarar. (bk. geranos.).
SADIKANE
Sadıkça.
AŞIKANE
Âşığa yaraşır bir biçimde olan. Âşığa yaraşır bir biçimde.
MALİKANE
Geniş bir alana kurulmuş, büyük ve gösterişli ev, yurtluk.
SAKANE
Giysi yıkanan yer, yunak.
NAZİKANE
İncelikle, saygıyla, nezaketle.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KENEPE
Kanepe.
OTOMAN
Bir tür ipekli kumaş. Sedir biçiminde kanepe.
GERANOS
Antik Yunan tiyatrosunda kişileri havaya kaldıran ve yukarıdan aşağıya indiren vinç. Eski Yunan tiyatrosunda kişileri havada uçuran ve yeryüzüne indiren vinç bk. mekane.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
KANERE
Kanepe, bank. Başıboş ve obur köpek. Güç durum : Tanrı kimseyi kanarede koymasın. Köpek.
KARAFERE
Kanepe.
DİRSEKLİK
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm. Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.). Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.).
KARNAPA
Kanepe, bank. Şişman adam. Ağır canlı, vurdumduymaz.
KANEFE
Kanepe, bank.
KANNAPA
Kanepe, bank.
GENEPE
Fransızca kökenli canapé: kanepe; geniş koltuk.
GENEVÇE
Kaneviçe.
DÖŞEME
Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.
DÖŞEMECİ
Döşeme yapan kimse. Perde, koltuk, kanepe vb. satan veya onaran kimse.
KANAPA
Kanepe, bank.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
KIRNAPA
Kanepe, bank.
ÇEKYAT
Gerektiğinde açılıp yatak durumuna getirilebilen koltuk, kanepe.
OTURACAK
Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey.
KİBET
Tahta kanepe : Kibetin üstünde yattım.