Kelimeler arşivinde; içinde "kamu" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kamu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kamu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kamu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAMULAŞTIRABİLMEK
KAMUSALLAŞTIRMAK, KAMULAŞTIRABİLME
KAMULAŞTIRILMAK, KAMUSALLAŞTIRMA
KAMUTANRICILIK, KAMULAŞTIRILMA
KAMULAŞTIRMAK, KAMUSALLAŞMAK
KAMULAŞTIRMA, KAMUSALLAŞMA
KAMUŞLAĞI, KAMULAŞMA
KAMUFLAJ, TISKAMUK, KAMUCUĞU
KAMULAR, EŞKAMUR, KAMUTAY, KAMUSAL, KAMUOYU, KAMUFLE
KAMUK, KAMUS, KAMUŞ
KAMU
KAMU
Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü. Hep, bütün. Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme.
KAMUSALLAŞTIRMA
Kamusallaştırmak işi.
KAMULAŞTIRABİLMEK
Kamulaştırma imkânı olmak, devletleştirebilmek.
KAMUSALLAŞMAK
Kamusal duruma gelmek.
KAMUTANRICILIK
Evrenle Tanrı'nın tek bir şey olduğunu; evrenin Tanrı'dan, Tanrı'nın evrenden ayrı bir varlığı bulunmadığını ileri süren öğreti.
KAMULAŞTIRMAK
Devlet veya kamu tüzel kişilerce, kamu yararı gerektiğinde kişinin hukukunu da koruyarak karşılığını peşin ödemek koşuluyla taşınmazların sahiplerinden izin alınmaksızın yasal yollarla tamamını veya bir kısmını almak, devletleştirmek, istimlak etmek, özelleştirmek karşıtı.
KAMUSALLAŞMA
Kamusallaşmak işi.
KAMUFLAJ
Gizleme.
KAMUSALLAŞTIRMAK
Kamusallaşma işini yaptırmak.
KAMULAŞTIRMA
Kamulaştırmak işi, devletleştirme, istimlak.
TISKAMUK
Sarı benizli, sıska, zayıf.
KAMULAŞMA
Yasalarda gösterilen nedenlerle ve koruma süresinin geçmesiyle, bir bulgunun kamu malı olması ve herkesin kullanabilmesi.
KAMULAŞTIRILMAK
Kamulaştırma işi yapılmak, devletleştirilmek.
KAMUŞLAĞI
Kamışlık.
KAMULAŞTIRILMA
Kamulaştırılmak işi, devletleştirilme.
KAMULAŞTIRABİLME
Kamulaştırabilmek işi, devletleştirebilme.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAMU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEVLETLEŞTİRME
Kamulaştırma.
ALALAMA
Alalamak işi, kamuflaj.
DEVLETLEŞTİRMEK
Kamulaştırmak.
HALK
Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.
GECEKONDU
İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.
GUVERNÖR
Devlet bankasını yöneten kimse. Bir kamu kuruluşunu veya özel kuruluşu yöneten kimse.
KADRO
Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi. Bu çizelgedeki yer. Bir işte görev alan kişi veya kişiler, ekip. Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm.
BÜROKRATİK
Kamu yönetimi ile ilgili. Bürokrasiyle ilgili.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
FORUM
Eski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan. Tartışma alanı. Toplu tartışma. Bazı sorunların görüşülerek karara bağlandığı genel toplantı.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
İSTİMLAK
Kamulaştırma.
DEVLETLEŞTİRİLME
Kamulaştırılma.
JANDARMA
Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Bu kuvvette görevli olan kimse. Açıkgöz.
AMME
Kamu.
BİLUMUM
Bütün, hep, kamu, . -in hepsi.
İDARE
Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Hoş görme, göz yumma. Yetinme. Tutum. Bir kurum ya da kuruluşun yönetildiği yer veya makam. İdare kandili veya lambası. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Bir kurumun işlerini yürüten kurul.
GİZLEMEK
Saklamak, görünmeyecek, belli olmayacak bir yere veya bir duruma koymak. Beneklerle, çizgilerle veya renklerle bezeyerek bir şeyi bulunduğu çevreye uydurmak, alalamak, peçelemek, kamufle etmek. Bilerek ve isteyerek bir olguyu haber vermemek.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
DEVLETLEŞTİRİLMEK
Kamulaştırılmak.