Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kalp" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kalp ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kalp olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kalp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SEKTEİKALP
BUYRUKALP, SALTUKALP
KOÇAKALP, SEBÜKALP
IŞIKALP, TÜRKALP
GÖKALP, TEKALP, TOKALP
AKALP
KALP
KALP
Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Yalancı, kendine güvenilmeyen. Kalp hastalığı. Sevgi, gönül. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. İşe yaramaz, tembel. Düzme, sahte, geçmez (para). Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Duygu, his.
GÖKALP
Mavi gözlü yiğit.
SEBÜKALP
Hızlı, atak yiğit.
TEKALP
Eşsiz, benzersiz yiğit.
AKALP
Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse.
TÜRKALP
Yiğit Türk.
IŞIKALP
Aydın, ileri görüşlü yiğit.
KOÇAKALP
Cömert, kahraman yiğit.
SEKTEİKALP
Kalbin durması, kalp sektesi, kalp krizi.
BUYRUKALP
Buyruk veren yiğit.
TOKALP
Doymuş, gözü tok yiğit.
SALTUKALP
Özgür yiğit.
Bu bölümde tanımı içerisinde KALP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FERAH
Kalp, gönül, iç vb.nin sıkıntısız, tasasız olma durumu. Havadar, aydınlık, iç açıcı (yer). Bol, geniş.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
GÖĞÜS
Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü, sine. Bu bölümün içindeki organlar. Meme. Bu vücut bölümünün ön tarafı, sırt karşıtı.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
DİLALTI
Genellikle kalp hastalıklarında hızlı ve kesin etki sağlamak için dilin altına konularak emilen ilaç. Tavuklarda görülen bir hastalık.
KALPAKÇILIK
Kalpakçının yaptığı iş.
ATIŞ
Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.
EKSTRASİSTOL
Kalpte normal iki kasılma arasında oluşan fazladan kasılma.
HELECANLANMAK
Kalp çarpıntısına tutulmak.
GÖNÜL
Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı. İstek, arzu.
ARİTMİ
Kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik.
BABACAN
Olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek).
ELEKTROŞOK
Ruh hastalıklarında, beyinden, kalp atışındaki düzensizliklerde göğüs duvarından çok kısa süreli yüksek elektrik akımı geçirerek hastayı iyileştirme yöntemi.
HATIR
Düşünme, akılda tutma, hafıza, zihin, akıl, yâd. Birine karşı duyulan saygı, sevgi. Durum, keyif, hâl. Gönül, kalp.
KALBİSELİM
Temiz kalpli olan.
KALPAKLI
Kalpak giymiş.
HELECAN
Kalp çarpıntısı, çırpıntı.
CANEVİ
Kalbin altındaki bölge. En duyarlı yer, yürek, kalpgâh.
DARABAN
Kalp vuruşu, kalp atışı.
KALPAKÇI
Kalpak yapan veya satan kimse.