Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kama" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇALKAMA, ÇANKAMA, ÇITKAMA, DİNKAMA
TIKAMA, YIKAMA, ELKAMA, MAKAMA, OLKAMA, ŞAKAMA, TOKAMA
KAMA
KAMA
Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. Oyunda sayı. Topun gerisini kapayan kapak. Oyunda kazanılan her parti.
ÇITKAMA
Kavga.
OLKAMA
Seyrek dikiş, oyulgama.
ELKAMA
Beceriksiz, tembel.
DİNKAMA
Çok zayıf, kuru kişi.
ÇALKAMA
Çalkamak işi. Çalkalanarak yapılan.
MAKAMA
İslam tiyatrosunda kişilerin söyleşmelerinin taklidine dayanan öykü biçimi. Kişilerin söyleşmelerinin taklidine dayanan öykü biçimi.
TIKAMA
Tıkamak işi.
ÇANKAMA
Ağız kavgası.
ŞAKAMA
Güneşin en kızgın durumu.
TOKAMA
Tarla, bahçe ya da mandıra kapısı.
YIKAMA
Yıkamak işi. Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılmış olan temizleme. Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne.
ÇAMAŞIR
İç giysisi. Kirli eşyaları yıkama işi.
ÇALKAYIŞ
Çalkama işi.
BULAŞIKÇI
İşi kirli kapları yıkamak olan kimse.
BOĞADA
Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama. Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi.
FIŞKIRDAK
Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç. Ağzındaki iki cam borudan biri üflendiğinde ötekinden su fışkıran, laboratuvarlarda yıkama işlerinde kullanılan bir deney aracı.
BEKİTMEK
Kapamak, tıkamak.
GASİL
Ölü yıkama.
BULAŞIKHANE
Kışla, okul, otel vb. yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm.
ÇALKANMAK
Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.
ALAYİŞ
Gösteriş, göz kamaştırma.
ÇALKALANMAK
Çalkama işine konu olmak. Dalgalanmak.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
FASET
Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama. Dişin ön yüzüne estetik amaçla yapılmış olan kaplama.
ARZ
Sunma. Piyasaya mal sürülmesi, sunu. Yer, yeryüzü. En, genişlik. Yüksek bir makama anlatma, bildirme.
BİLGİLENDİRME
Bilgilendirmek işi. Alt makamın üst makama bir konuda özet olarak verdiği bilgi veya açıklama, brifing.
BİDE
Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı.
CEMBİYE
Bir tür eğri kama, hançer. Ağzı eğri bir tür Arap bıçağı.
DEKLARE
"Bildirilmek; gümrüklerde vergi konusu olacak eşya vb.ni resmî makama bildirmek" anlamlarındaki deklare etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.
ÇALKATMAK
Çalkama işini yaptırmak.