İçinde KALP geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kalp" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kalp bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kalp ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kalp olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SAKALPEÇETESİ

12 harfli kelimeler

KARAKALPAKÇA

11 harfli kelimeler

KALPAKÇILIK, KALPAZANLIK

10 harfli kelimeler

KALPLAŞMAK, KALPSİZLİK, KARAKALPAK, SEKTEİKALP

9 harfli kelimeler

BUYRUKALP, KALPAKLIK, KALPLAŞMA, SALTUKALP, KALPLİLİK

8 harfli kelimeler

KALPANAZ, KOÇAKALP, SEBÜKALP, KALPAZAN, KALPAKLI, KALPAKÇI

7 harfli kelimeler

KALPTEN, SKALPEL, TÜRKALP, KALPGAH, IŞIKALP, KALPSİZ, KALPLIK

6 harfli kelimeler

KALPAH, GÖKALP, KALPLİ, KALPÇİ, KALPAK, TEKALP, TOKALP

Bazı kelimelerin anlamları

KALP

Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Yalancı, kendine güvenilmeyen. Kalp hastalığı. Sevgi, gönül. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. İşe yaramaz, tembel. Düzme, sahte, geçmez (para). Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Duygu, his.

KALPLİLİK

Kalpli olma durumu.

KALPLAŞMA

Kalplaşmak işi.

KALPANAZ

İri hayvanların aşıkları.

KARAKALPAK

Orta Asya'da yaşayan bir Türk boyu.

SAKALPEÇETESİ

Sakal tıraşı yapılırken kullanılan beyaz önlük. (Bursa).

SALTUKALP

Özgür yiğit.

KARAKALPAKÇA

Karakalpak Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.

KALPAKLIK

Kalpak yapmaya elverişli.

SEKTEİKALP

Kalbin durması, kalp sektesi, kalp krizi.

KALPAKÇILIK

Kalpakçının yaptığı iş.

KALPAZANLIK

Kalpazan olma durumu. Kalpazanca iş.

BUYRUKALP

Buyruk veren yiğit.

KALPSİZLİK

Merhametsizlik.

KOÇAKALP

Cömert, kahraman yiğit.

KALPLAŞMAK

Bir kimse çeviklik, doğruluk veya çalışkanlığını yitirmek.

  -   -   -  

Anlamında KALP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HATIR

Düşünme, akılda tutma, hafıza, zihin, akıl, yâd. Birine karşı duyulan saygı, sevgi. Durum, keyif, hâl. Gönül, kalp.

FERAH

Kalp, gönül, iç vb.nin sıkıntısız, tasasız olma durumu. Havadar, aydınlık, iç açıcı (yer). Bol, geniş.

GÖNÜL

Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı. İstek, arzu.

KALPAKLI

Kalpak giymiş.

BABACAN

Olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek).

ARİTMİ

Kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik.

DARABAN

Kalp vuruşu, kalp atışı.

GÖĞÜS

Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü, sine. Bu bölümün içindeki organlar. Meme. Bu vücut bölümünün ön tarafı, sırt karşıtı.

ÇARPMAK

Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.

ELEKTROŞOK

Ruh hastalıklarında, beyinden, kalp atışındaki düzensizliklerde göğüs duvarından çok kısa süreli yüksek elektrik akımı geçirerek hastayı iyileştirme yöntemi.

KALPAKÇI

Kalpak yapan veya satan kimse.

KALPÇİ

Kalp hastalıkları uzmanı.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

EKSTRASİSTOL

Kalpte normal iki kasılma arasında oluşan fazladan kasılma.

ATIŞ

Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.

HELECANLANMAK

Kalp çarpıntısına tutulmak.

DİLALTI

Genellikle kalp hastalıklarında hızlı ve kesin etki sağlamak için dilin altına konularak emilen ilaç. Tavuklarda görülen bir hastalık.

HELECAN

Kalp çarpıntısı, çırpıntı.

CANEVİ

Kalbin altındaki bölge. En duyarlı yer, yürek, kalpgâh.

KALBİSELİM

Temiz kalpli olan.