Kelimeler arşivi içinde; başında "kalp" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. kalp ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kalp ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kalp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KALPAKÇILIK, KALPAZANLIK
KALPSİZLİK, KALPLAŞMAK
KALPAKLIK, KALPLAŞMA, KALPLİLİK
KALPAKÇI, KALPAKLI, KALPANAZ, KALPAZAN
KALPTEN, KALPSİZ, KALPGAH, KALPLIK
KALPÇİ, KALPLİ, KALPAK, KALPAH
KALP
KALP
Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Yalancı, kendine güvenilmeyen. Kalp hastalığı. Sevgi, gönül. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. İşe yaramaz, tembel. Düzme, sahte, geçmez (para). Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Duygu, his.
KALPLİLİK
Kalpli olma durumu.
KALPAKLI
Kalpak giymiş.
KALPANAZ
İri hayvanların aşıkları.
KALPAKLIK
Kalpak yapmaya elverişli.
KALPTEN
Yürekten.
KALPAKÇI
Kalpak yapan veya satan kimse.
KALPGAH
Canevi. Ordunun sağ ve sol kanatları arasında yer alan ve komutan ile çevresindekilerin bulunduğu merkez birliklerden oluşan bölüm.
KALPSİZ
Merhametsiz.
KALPAZAN
Sahte para basan veya piyasaya süren kimse. Yalan ve hile ile iş gören kimse.
KALPAKÇILIK
Kalpakçının yaptığı iş.
KALPLAŞMA
Kalplaşmak işi.
KALPAZANLIK
Kalpazan olma durumu. Kalpazanca iş.
KALPSİZLİK
Merhametsizlik.
KALPLAŞMAK
Bir kimse çeviklik, doğruluk veya çalışkanlığını yitirmek.
KALPLIK
Düzmelik, sahtelik. İş yapma isteksizliği.
Bu bölümde tanımı içerisinde KALP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
KARABİBER
Karabibergillerin örnek bitkisi olan, zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde, tırmanıcı bir bitki (Piper nigrum). Sevimli ve ufak tefek esmer güzeli. Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kuru ve siyah tanesi. Bu tanelerin kurutulup öğütülmesiyle yapılmış olan toz.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
DİLALTI
Genellikle kalp hastalıklarında hızlı ve kesin etki sağlamak için dilin altına konularak emilen ilaç. Tavuklarda görülen bir hastalık.
GÖNÜL
Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı. İstek, arzu.
ARİTMİ
Kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik.
ATIŞ
Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.
ELEKTROŞOK
Ruh hastalıklarında, beyinden, kalp atışındaki düzensizliklerde göğüs duvarından çok kısa süreli yüksek elektrik akımı geçirerek hastayı iyileştirme yöntemi.
EKSTRASİSTOL
Kalpte normal iki kasılma arasında oluşan fazladan kasılma.
BABACAN
Olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek).
KALPÇİ
Kalp hastalıkları uzmanı.
DARABAN
Kalp vuruşu, kalp atışı.
KALPLİ
Kalp hastalığı olan.
HATIR
Düşünme, akılda tutma, hafıza, zihin, akıl, yâd. Birine karşı duyulan saygı, sevgi. Durum, keyif, hâl. Gönül, kalp.
KALBİSELİM
Temiz kalpli olan.
HELECAN
Kalp çarpıntısı, çırpıntı.
FERAH
Kalp, gönül, iç vb.nin sıkıntısız, tasasız olma durumu. Havadar, aydınlık, iç açıcı (yer). Bol, geniş.
HELECANLANMAK
Kalp çarpıntısına tutulmak.
GÖĞÜS
Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü, sine. Bu bölümün içindeki organlar. Meme. Bu vücut bölümünün ön tarafı, sırt karşıtı.
CANEVİ
Kalbin altındaki bölge. En duyarlı yer, yürek, kalpgâh.