Kelimeler arşivi içinde; başında "kali" olan, toplam 34 adet kelime bulunmaktadır. kali ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kali ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kali olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KALİSİVİRÜSLER
KALİTESİZLİK, KALİFİKASYON, KALİFORNİYUM
KALİBRASYON
KALİBORİT, KALİYHMAN, KALİTESİZ, KALİTATİF, KALİKULUS, KALİGRAFİ
KALİBRAJ, KALİKRET, KALİFİYE, KALİTELİ, KALİNLOH, KALİPTER, KALİPTRA
KALİPSO, KALİÜRİ, KALİBRE, KALİDİN, KALİFER, KALİSES, KALİNOS, KALİNİS, KALİYET, KALİGOZ
KALİ
Artık, bundan sonra.
KALİKULUS
Çanakçık, kadehçik.
KALİBORİT
Hidratlı doğal sodyum ve magnezyum boratı.
KALİTELİ
Nitelikli.
KALİFORNİYUM
Atom numarası 98, atom ağırlığı 244 olan, aktinit grubundan yapay bir radyoaktif element (simgesi Cf).
KALİGRAFİ
Güzel yazı sanatı.
KALİBRASYON
Ölçümleme. Ölçülüleme.
KALİKRET
Alkali topraklara karşı dirençli, demir içeren portlant çimentosu.
KALİTESİZ
Niteliksiz.
KALİTESİZLİK
Niteliksizlik.
KALİSİVİRÜSLER
Domuz veziküler eksantemi, kedi kalisivirüs enfeksiyonu ve tavşan hemorajik hastalıkları virüsleri gibi fincan biçiminde bir morfolojiye sahip, pozitif anlamlı ve tek iplikli yapıda RNA genomu bulunduran, 30-40 nm büyüklükte ve zarfsız virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Caliciviridae.
KALİBRAJ
Ayarlama.
KALİYHMAN
Arandığı zaman yerinde bulunmayan kimse.
KALİFİYE
Nitelikli.
KALİTATİF
Nitel. Kaliteye ait, niteliğe ilişkin olan.
KALİFİKASYON
Niteliklilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde KALİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALEVİ
Alkalik.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
BAZOFİL
Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan.
ALKALİ
Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.
ALKALOİT
Özellikleri ile alkalileri andıran organik madde.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
NİTEL
Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.
AYARLAMA
Ayarlamak işi, kalibraj. Düzene koyma, regülasyon.
ANTİASİT
Alkalik.
LORENTİYUM
Atom numarası 103 olan, kaliforniyum atomlarının bor çekirdekleriyle bombardımanından elde edilen yapma element (simgesi Lr).
İKİNCİ
İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.
DUBNİYUM
Atom numarası 105, atom ağırlığı 262 olan, 25 °C'de katı olduğu, gümüş renginde veya gri renkte olduğu tahmin edilen, kaliforniyum ile azot atomlarının reaksiyonu sonucu elde edilen yapay bir element (simgesi Db).
KÖKTENCİLİK
Bilimde, dinde, siyasette kökten yenilikler yapma eğilimi, radikalizm. Yaşama biçimlerini, yaşama ilişkilerini eleştirip kökten değiştirme eğiliminde sonuna kadar giden görüş. Ele alınan konunun temel nedenlerine, köklerine kadar inen düşünce biçimi, radikalizm. Kurulu düzenin temellerine yönelik toplumsal ve ekonomik değiştirmelerden yana olan tutum veya öğreti, radikalizm.
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.
ÇAKARALMAZ
Basit, ilkel çakmak. Kalitesiz. Basit, ilkel tabanca. İşe yaramayacak durumda olan, bozuk.
MERSİNGİLLER
İki çeneklilerden, mersin, karanfil, okaliptus gibi yaprakları almaşık, çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan, güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.
BAKALİTLİ
Bakalit kaplamalı.
KÖTÜLEMEK
Biri veya bir şey için olumsuz, aşağılayıcı, hoş olmayan sözler söylemek. Nesnelerin niteliği bozulmak, kalitesi bozulmak. İnsanın sağlığı bozulmak.
ALKALİK
İçinde alkali bulunan, kalevi, antiasit.
ALKALİMETRE
Alkaliölçer.