İçinde ŞINA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "şına" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şına bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu şına ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şına olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TAŞINABİLMEK, HIRPALAŞINAK

11 harfli kelimeler

TAŞINABİLİR, AŞINABİLMEK, TAŞINABİLME

10 harfli kelimeler

AŞINABİLME, ŞINAÇEKMEK

9 harfli kelimeler

DALBAŞINA

8 harfli kelimeler

ŞINAETLİ

7 harfli kelimeler

ŞINABAT, ŞINANAY, ŞINAVAR, ŞINAVAT, ŞINAVIT, ŞINAVUT

6 harfli kelimeler

IŞINAY, ŞINANA, BAŞINA

5 harfli kelimeler

ŞINAV

4 harfli kelimeler

ŞINA

Bazı kelimelerin anlamları

ŞINA

1.Tekerleğin demir çemberi. 2.Tekerleğin demir çemberi ile tekerlek arasına çakılan taban demiri. Kelep. Odun yarmayı kolaylaştıran çivi. Tekerlek çemberi. Araba tekerlerindeki demir çember.

ŞINAETLİ

Nazlı.

DALBAŞINA

Yalnız, tek olarak: Dal başına geldi.

ŞINANAY

İdare lambası. Hoppa kadın.

AŞINABİLMEK

Aşınma olasılığı bulunmak.

ŞINAÇEKMEK

Araba tekerine şına takmak. (Aksaray Niğde.).

AŞINABİLME

Aşınabilmek işi.

HIRPALAŞINAK

El şakası yapmak, itişip kakışmak.

ŞINAVIT

Büyük tekne.

ŞINAVUT

Açgözlü, her gördüğünü isteyen. Açgözlü.

TAŞINABİLMEK

Taşınma imkânı veya olasılığı bulunmak. Taşımaya uygun olmak. Taşınmak için herhangi bir engeli bulunmamak.

ŞINAVAR

Büyük tekne.

ŞINABAT

İçinde üzüm ezilen büyük tekne.

TAŞINABİLİR

Taşınır.

ŞINAVAT

Araba tekerleğine taban demirini geçirme işi. Altı dar, üstü geniş, dışında demir çember bulunan, tahtadan yapılmış büyük küfe: Üzüm taşımıya şınavat al, üzümün suyu akıp gitmez. Üzüm çiğneme teknesi.

TAŞINABİLME

Taşınabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ŞINA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞINA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARKEBÜZ

XV. yüzyılda Fransa'da kullanılmaya başlanan, taşınabilir ateşli silah.

AYMAK

Kendine gelmek, aklı başına gelmek, ayılmak. Gerçeği anlamak.

AZAP

Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.

AYRAÇ

Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.

BAKAN

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.

ARASAT

Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.

AYILMAK

Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.

AHLAKÇA

Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken.

AYIKMAK

Ayılmak, kendine gelmek, uyanmak, aklı başına gelmek.

BADERNA

Halatın aşınabilecek yerine sarılan bez, halat sargısı.

ANDROSEFAL

Sadece başı insan başına benzeyen (hayvan).

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

BAĞLI

Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

ARŞ

İslam inanışına göre göğün en yüksek katı. "Yürü" komutu.

AYRI

Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

ATLETİZM

Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

BAL

Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.

AKILLANDIRMAK

Aklını kullanmasını sağlamak, aklını başına getirmek.