Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şırk" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şırk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şırk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şırk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞIRK
Güç iş. Sıkıntılı işler.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞIRK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARAÇOR
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.
ÖNLÜK
Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü. Laboratuvar, tezgâh ve benzerleri yerlerde çalışırken giysinin kirlenmemesi için giyilen, gömlek tarzında olup etek boyu uzun olan, genellikle beyaz renkte giysi. Ortaöğretimin ilk beş yılında öğrencilerin giydiği bir örnek giysi. Küçük çocuklara yemek yedirirken üstlerini korumak için boyunlarına bağlanan örtü. Değirmene öğütülmeye götürülen tahıldan hemen kullanılmak için sırası gelmeden öğütülen azıcık un. Ekmek pişirilen saca desteklik yapan üç ayaklı sacayak. Hayvanların önünde, yem yemeleri için ayrılan yer. Öncü. Kötü kadın. El havlusu. Keçi derisinden yapılan çalışma önlüğü. (Yalvaç Isparta). Yalnız üçetek üzerine giyilen önlük. (Celiptaş Yalvaç Isparta). Siyah ya da kahverenginde yün kadın etekliği. (Gücüllü Yalvaç Isparta). Ahırdaki hayvan yemliği. (Derekuşculu Görele Giresun).
AKŞAMÜSTÜ
Güneşin battığı sıralarda, akşama doğru, akşam yaklaşırken, akşamüzeri.
KÖP
Kağnı arabalarının ön ve arkasına enlemesine konulmuş iki uzun ve yassı tahta. Kağnı arabaları sap taşırken ok arasına konulan parmaklıkları birbirine bağlayan parça. Çok : Bugün işim köptür, gidemeyeceğim. Ağılı ot yiyen hayvanlarda şişmeyle beliren hastalık. Küreğin, baltanın sap takılan yeri. Kağnı dingili (Çayağzı). Kağnıda çatal ağacın arkasına çakılan tahta parçası. (Alçılı Delice Ankara). Çok.
KARACOĞ
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.
KARACAR
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.
KARAÇAĞ
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık. Sap taşıyan kağnıların çevresine çakılan ağaçlarla ok aralarına gerilen ince uzun ip.
ÇIMKIŞTIRMAK
Yara olgunlaşırken çevresi acı ile kaşınmak: Avucumdaki yara çımkıştırıyor.
ARIGÖZERİ
Kovan yanında çalışırken, arı sokmaması için, başa geçirilen ince gözekli tel başlık. (Kemalpaşa izmir.).
PAZVAL
Kunduracıların çalışırken kundurayı dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış.
KARACAĞ
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.
ARKALIK
Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.
BELBAĞA
Çocuğu sırtta taşırken, arkaya bağlamak için kullanılan ı yünden dokunmuş 4-5 cm. eninde kuşak.
SEMER
At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç. Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık. Yukaç.
OOTİT
Yumurta olgunlaşırken bir oositten oluşan dört hücreden biri.
ÇUHÇUH
Çocuk dilinde tren. Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses.
KARAÇO
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.
IĞINMAK
Bir iş yaparken ya da ağır yük taşırken ses çıkarmak. Soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak.
KARAÇAV
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık. Yüksek çardak. Duvarcı iskelesi. Yıkılacak duvarlara yapılan destek. İp. Sap çekme arabasının köşe kısımlarındaki uçları çatallı dört direği ikişer ikişer birbirine bağlayan iki uzun değnek. (Apsarı Aksaray Niğde). Duvarcı ve sıvacı iskelesi.
ÇİRTİKLEMEK
Bir konu üzerinde tartışırken el kol hareketleri yaparak konuşmak: Adam çirtikliyor baksana.