Kelimeler arşivinde; içinde "şırk" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şırk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu şırk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şırk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAŞIRKATMAK
DAŞIRKAMAK, TAŞIRKAMAK
ŞIRKDÜĞÜM
ŞIRKIDAK
ŞIRKANA, ŞIRKMAK
ŞIRKIT, ŞIRKMA
ŞIRKA
ŞIRK
ŞIRK
Güç iş. Sıkıntılı işler.
ŞIRKIDAK
Birdenbire düşen, kırılan cisimlerin sert ses çıkarmaları için.
ŞIRKDÜĞÜM
Kördüğüm.
ŞIRKANA
İçinde üzüm çiğnenen taş tekne.
ŞIRKMA
Salata.
TAŞIRKATMAK
Hayvanı nalsız yürüterek tırnaklarını aşındırmak.
TAŞIRKAMAK
Çok yol yürüyen at, koyun, sığır ve benzerleri hayvanların tırnakları taşa çarpmaktan bozulmak, acımak. Kaygılanmak.
DAŞIRKAMAK
Hayvanın ayağını taş aşındırıp, acıtırak hayvan yürüyememek.
ŞIRKMAK
Dövmek, ezmek. Sallamak, sarsmak. Sarsmak, silkelemek. Ezmek. Dövmek, hırpalamak. Yıkanan giysiyi suya batırarak durulamak.
ŞIRKIT
Göz çapağı.
ŞIRKA
Yoğurt.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞIRK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÖP
Kağnı arabalarının ön ve arkasına enlemesine konulmuş iki uzun ve yassı tahta. Kağnı arabaları sap taşırken ok arasına konulan parmaklıkları birbirine bağlayan parça. Çok : Bugün işim köptür, gidemeyeceğim. Ağılı ot yiyen hayvanlarda şişmeyle beliren hastalık. Küreğin, baltanın sap takılan yeri. Kağnı dingili (Çayağzı). Kağnıda çatal ağacın arkasına çakılan tahta parçası. (Alçılı Delice Ankara). Çok.
KARAÇAV
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık. Yüksek çardak. Duvarcı iskelesi. Yıkılacak duvarlara yapılan destek. İp. Sap çekme arabasının köşe kısımlarındaki uçları çatallı dört direği ikişer ikişer birbirine bağlayan iki uzun değnek. (Apsarı Aksaray Niğde). Duvarcı ve sıvacı iskelesi.
ÇIMKIŞTIRMAK
Yara olgunlaşırken çevresi acı ile kaşınmak: Avucumdaki yara çımkıştırıyor.
AKŞAMÜSTÜ
Güneşin battığı sıralarda, akşama doğru, akşam yaklaşırken, akşamüzeri.
ÖNLÜK
Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü. Laboratuvar, tezgâh ve benzerleri yerlerde çalışırken giysinin kirlenmemesi için giyilen, gömlek tarzında olup etek boyu uzun olan, genellikle beyaz renkte giysi. Ortaöğretimin ilk beş yılında öğrencilerin giydiği bir örnek giysi. Küçük çocuklara yemek yedirirken üstlerini korumak için boyunlarına bağlanan örtü. Değirmene öğütülmeye götürülen tahıldan hemen kullanılmak için sırası gelmeden öğütülen azıcık un. Ekmek pişirilen saca desteklik yapan üç ayaklı sacayak. Hayvanların önünde, yem yemeleri için ayrılan yer. Öncü. Kötü kadın. El havlusu. Keçi derisinden yapılan çalışma önlüğü. (Yalvaç Isparta). Yalnız üçetek üzerine giyilen önlük. (Celiptaş Yalvaç Isparta). Siyah ya da kahverenginde yün kadın etekliği. (Gücüllü Yalvaç Isparta). Ahırdaki hayvan yemliği. (Derekuşculu Görele Giresun).
KARAÇAĞ
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık. Sap taşıyan kağnıların çevresine çakılan ağaçlarla ok aralarına gerilen ince uzun ip.
ÇUHÇUH
Çocuk dilinde tren. Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses.
BELBAĞA
Çocuğu sırtta taşırken, arkaya bağlamak için kullanılan ı yünden dokunmuş 4-5 cm. eninde kuşak.
ARIGÖZERİ
Kovan yanında çalışırken, arı sokmaması için, başa geçirilen ince gözekli tel başlık. (Kemalpaşa izmir.).
KARACOĞ
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.
KARACAĞ
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.
OOTİT
Yumurta olgunlaşırken bir oositten oluşan dört hücreden biri.
ÇİRTİKLEMEK
Bir konu üzerinde tartışırken el kol hareketleri yaparak konuşmak: Adam çirtikliyor baksana.
IĞINMAK
Bir iş yaparken ya da ağır yük taşırken ses çıkarmak. Soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak.
PAZVAL
Kunduracıların çalışırken kundurayı dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış.
KARAÇOR
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.
SEMER
At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç. Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık. Yukaç.
ARKALIK
Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.
KARACAR
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.
KARAÇO
Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.