ŞIRK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şırk" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. şırk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şırk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şırk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ŞIRK

Güç iş. Sıkıntılı işler.

ŞIRKANA

İçinde üzüm çiğnenen taş tekne.

ŞIRKA

Yoğurt.

ŞIRKMAK

Dövmek, ezmek. Sallamak, sarsmak. Sarsmak, silkelemek. Ezmek. Dövmek, hırpalamak. Yıkanan giysiyi suya batırarak durulamak.

ŞIRKIDAK

Birdenbire düşen, kırılan cisimlerin sert ses çıkarmaları için.

ŞIRKIT

Göz çapağı.

ŞIRKDÜĞÜM

Kördüğüm.

ŞIRKMA

Salata.

  -   -   -  

Anlamında ŞIRK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞIRK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARIGÖZERİ

Kovan yanında çalışırken, arı sokmaması için, başa geçirilen ince gözekli tel başlık. (Kemalpaşa izmir.).

KARAÇOR

Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.

ÇİRTİKLEMEK

Bir konu üzerinde tartışırken el kol hareketleri yaparak konuşmak: Adam çirtikliyor baksana.

BELBAĞA

Çocuğu sırtta taşırken, arkaya bağlamak için kullanılan ı yünden dokunmuş 4-5 cm. eninde kuşak.

PAZVAL

Kunduracıların çalışırken kundurayı dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış.

KARAÇAV

Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık. Yüksek çardak. Duvarcı iskelesi. Yıkılacak duvarlara yapılan destek. İp. Sap çekme arabasının köşe kısımlarındaki uçları çatallı dört direği ikişer ikişer birbirine bağlayan iki uzun değnek. (Apsarı Aksaray Niğde). Duvarcı ve sıvacı iskelesi.

IĞINMAK

Bir iş yaparken ya da ağır yük taşırken ses çıkarmak. Soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak.

ÇIMKIŞTIRMAK

Yara olgunlaşırken çevresi acı ile kaşınmak: Avucumdaki yara çımkıştırıyor.

KARACAĞ

Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.

ARKALIK

Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.

KARACOĞ

Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.

KÖP

Kağnı arabalarının ön ve arkasına enlemesine konulmuş iki uzun ve yassı tahta. Kağnı arabaları sap taşırken ok arasına konulan parmaklıkları birbirine bağlayan parça. Çok : Bugün işim köptür, gidemeyeceğim. Ağılı ot yiyen hayvanlarda şişmeyle beliren hastalık. Küreğin, baltanın sap takılan yeri. Kağnı dingili (Çayağzı). Kağnıda çatal ağacın arkasına çakılan tahta parçası. (Alçılı Delice Ankara). Çok.

AKŞAMÜSTÜ

Güneşin battığı sıralarda, akşama doğru, akşam yaklaşırken, akşamüzeri.

ÖNLÜK

Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü. Laboratuvar, tezgâh ve benzerleri yerlerde çalışırken giysinin kirlenmemesi için giyilen, gömlek tarzında olup etek boyu uzun olan, genellikle beyaz renkte giysi. Ortaöğretimin ilk beş yılında öğrencilerin giydiği bir örnek giysi. Küçük çocuklara yemek yedirirken üstlerini korumak için boyunlarına bağlanan örtü. Değirmene öğütülmeye götürülen tahıldan hemen kullanılmak için sırası gelmeden öğütülen azıcık un. Ekmek pişirilen saca desteklik yapan üç ayaklı sacayak. Hayvanların önünde, yem yemeleri için ayrılan yer. Öncü. Kötü kadın. El havlusu. Keçi derisinden yapılan çalışma önlüğü. (Yalvaç Isparta). Yalnız üçetek üzerine giyilen önlük. (Celiptaş Yalvaç Isparta). Siyah ya da kahverenginde yün kadın etekliği. (Gücüllü Yalvaç Isparta). Ahırdaki hayvan yemliği. (Derekuşculu Görele Giresun).

OOTİT

Yumurta olgunlaşırken bir oositten oluşan dört hücreden biri.

KARACAR

Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.

ÇUHÇUH

Çocuk dilinde tren. Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses.

SEMER

At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç. Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık. Yukaç.

KARAÇAĞ

Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık. Sap taşıyan kağnıların çevresine çakılan ağaçlarla ok aralarına gerilen ince uzun ip.

KARAÇO

Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.