İçinde ÖKE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "öke" olan, toplam 182 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öke bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu öke ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öke olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ÇÖKELTİLEBİLMEK, ÇÖKERTİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇÖKELTİLEBİLME, ÇÖKERTİLEBİLME

13 harfli kelimeler

ÇÖKELTEBİLMEK, ÇÖKERTEBİLMEK, ÇÖKERTİVERMEK

12 harfli kelimeler

ÇÖKELİKKIŞLA, ÇÖKELTEBİLME, ÇÖKERTEBİLME, ÇÖKERTİVERME, DEVEÇÖKERDEN, DEVEÇÖKERTEN

11 harfli kelimeler

KÖKENLENMEK, TÖKEZLENMEK, ÇÖKELTİLMEK, ÇÖKERTİLMEK, LÖKEDİRECEN, TÖKEZLETMEK, YAPRAKDÖKEN

10 harfli kelimeler

KÖKENLENME, PALANDÖKEN, TÖKEZLEMEK, TÖKEZLENME, AŞAĞIÇÖKEK, ÇAYIRÇÖKEK, ÇÖKEBİLMEK, ÇÖKELTİLME, ÇÖKERİLMEK, ÇÖKERTİLİŞ, ÇÖKERTİLME, DÖKEBİLMEK, KÖKENLEMEK, SAKALDÖKEN, SAMANDÖKEN, SÖKEBİLMEK, ŞERİTDÖKEN, TÖKENNEMEK, TÖKEZLETME

9 harfli kelimeler

ÇÖKELEKLİ, ÇÖKELTMEK, ÇÖKERTMEK, KÖKERTMEK, TÖKEZLEME, BÖKELEMEK, ÇÖKEBİLME, ÇÖKEKYAZI, DÖKEBİLME, GÖKEKSENİ, HÖKELEKLİ, HÖKEREKLİ, KARAÇÖKEK, KARAÇÖKEL, KÖKEZİMEK, KURTDÖKEN, ORTASÖKEN, ÖKELENMEK, SARIÇÖKEK, SÖKEBİLME, SÖKENMEYH, SÖKEŞMEYH, TÖKECİMEK, TÖKESEMEK, TÖKESİMEK, TÖKEZEMEK, TÖKEZİMEK

8 harfli kelimeler

ÇÖKELMEK, ÇÖKELTME, ÇÖKERMEK, ÇÖKERTME, KÖKENSEL, KÖKENSİZ, KÖKERTME, KÜLDÖKEN, NALDÖKEN, TÖKEZMEK, ÇÖKEKLER, ÇÖKELEYH, ÇÖKERMİŞ, ÇÖKEŞMEK, ÇÖKETMEK, ÇÖKEZMEK, KEPÇÖKEN, KÖKELMEK, KÖKENLİK, KÜLTÖKEN, LÖKEMİYA, LÖKEŞEĞİ, ÖKELEKLİ, SÖKELLİK, SÖKELMEK, SÖKENMEK, SÖKEŞMEK, ŞARDÖKEN, TERDÖKEN, TÖKEŞMEK

7 harfli kelimeler

BÖKELİK, ÇÖKELEK, ÇÖKELGE, ÇÖKELME, ÇÖKELTİ, KÖKENLİ, BÖKELEK, CÖKELEZ, ÇÖKECİK, ÇÖKEĞEN, ÇÖKEKLİ, ÇÖKELER, ÇÖKELES, ÇÖKELEZ, ÇÖKELİK, ÇÖKELİM, ÇÖKELÜK, ÇÖKEREN, ÇÖKERME, ÇÖKERTİ, DÖKECEK, GÖKEŞME, GÖKEYÜP, HÖKELEK, KÖKEGÜN, KÖKELMA, KÖKEREK, ÖKENCEK, ÖKENMEK, SÖKEMEK, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

GÖKEVİ, ÖKELİK, ÇÖKENE, GÖKERİ, HÖKENA, KÖKERE, LÖKEÇE, LÖKEMİ, LÖKEŞE, LÖKEŞİ, SÖKEŞE, TÖKELİ

5 harfli kelimeler

ÇÖKEK, ÇÖKEL, KÖKEN, SÖKEL, BÖKEN, DÖKEK, GÖKEL, GÖKER, HÖKEÇ, HÖKEL, KÖKEÇ, KÖKEL, KÖKEM, KÖKER, KÖKEY, KÖKEZ, LÖKER, LÖKEŞ, NÖKER, ÖKEER, ÖKEZE, PÖKEM, SÖKEK, SÖKEM, SÖKEN, SÖKER, TÖKEK, TÖKEL, TÖKER, ZÖKEL, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

BÖKE, SÖKE, CÖKE, ÇÖKE, HÖKE, KÖKE, ÖKEÇ, ÖKEN, ÖKER, TÖKE

3 harfli kelimeler

ÖKE

Bazı kelimelerin anlamları

ÖKE

Deha sahibi kimse, dâhi.

TÖKEZLENMEK

Tökezleme işi yapılmak.

ÇÖKERTEBİLMEK

Çökertme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇÖKERTİLEBİLME

Çökertilebilmek işi.

ÇÖKELTİLEBİLME

Çökeltilebilmek işi.

DEVEÇÖKERDEN

Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.

DEVEÇÖKERTEN

Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.

ÇÖKERTİLEBİLMEK

Çökertilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇÖKELTEBİLMEK

Çökeltme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇÖKELTİLEBİLMEK

Çökeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇÖKELİKKIŞLA

Tokat şehrinde, Gökdere bucağına bağlı bir bölge.

ÇÖKERTİVERME

Çökertivermek işi.

ÇÖKERTİVERMEK

Çabucak veya ansızın çökertmek.

KÖKENLENMEK

Kökeni olmak, kökene sahip bulunmak.

ÇÖKERTEBİLME

Çökertebilmek işi.

ÇÖKELTEBİLME

Çökeltebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ÖKE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇÖKELTMEK

Çökelmeye uğratmak, çökelmesini sağlamak.

BOĞAZLAMAK

Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.

AFRİKALI

Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

ASİMİLASYON

Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.

ÇÖKEL

Taşan bir suyun çekildikten sonra bıraktığı tortu. Çökelti.

ASILLI

Bir kökene dayanan, kökenli.

ÇÖKERTME

Çökertmek işi ya da durumu. Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ. Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü. Cep.

BATAK

Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

ÇÖKELEKLİ

İçinde çökelek bulunan, çökeleği olan.

ÇÖKELTME

Çökeltmek işi.

ANTROPOLOJİ

İnsanın kökenini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim, insan bilimi.

CEP

Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri. Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta. Cep telefonu. Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme.

BENZİNLEMEK

Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.

BÖKELİK

Böke olma durumu, şampiyonluk, şampiyona.

ÇİÇEK

Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

ÇÖKELTİ

Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.

BİYOLOJİ

Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

ÇÖKELME

Çökelmek işi, teressüp.