ÖKÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ökü" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. ökü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ökü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ökü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ÖKÜZTOMBAYI, ÖKÜZSALYASI, ÖKÜZHELVASI, ÖKÜZBAKLASI, ÖKÜZDOYURAN

10 harfli kelimeler

ÖKÜZUYUDAN, ÖKÜZKÜTÜĞÜ, ÖKÜRTÜLMEK, ÖKÜZGÖBEĞİ

9 harfli kelimeler

ÖKÜZEMEĞİ, ÖKÜZÜNÜĞÜ, ÖKÜZUYUMU, ÖKÜZSEMEK, ÖKÜZBURNU, ÖKÜLENMEK

8 harfli kelimeler

ÖKÜZGÖTÜ, ÖKÜZGÖZÜ, ÖKÜZKÖTÜ, ÖKÜZTÜYÜ, ÖKÜZDİLİ

7 harfli kelimeler

ÖKÜRMEK, ÖKÜZLÜK, ÖKÜNMEK

6 harfli kelimeler

ÖKÜZLÜ, ÖKÜNÜK

5 harfli kelimeler

ÖKÜŞA, ÖKÜRE, ÖKÜNÇ

Bazı kelimelerin anlamları

ÖKÜ

O, oradaki.

ÖKÜZBAKLASI

Karabakla. Bir çeşit yabanıl bakla.

ÖKÜZSALYASI

Pekmezin yoğunluğu, koyuluğu için: Bu yıl katı pekmezi az yapıp çoğunu öküzsalyası yaptım.

ÖKÜZGÖBEĞİ

Kırlarda, dağlarda kendiliğinden biten bir çalı ve kırmızı renkli, küçük yuvarlak meyvesi. Oval bir çeşit armut.

ÖKÜZBURNU

Serçegillerden, gagası uzun ve çok kalın, eti yenir bir kuş (Calao).

ÖKÜZDOYURAN

Kışın en soğuk günlerinde, akşam ezanı doğudan doğan çok parlak yıldız.

ÖKÜZUYUMU

Gece yarısı.

ÖKÜZEMEĞİ

Ekmek.

ÖKÜLENMEK

Öfkelenmek, kızmak.

ÖKÜZHELVASI

Cevizli helva.

ÖKÜZÜNÜĞÜ

Oklavaya sararak yuvarlatılmış ince yufkaları iç içe halkalar biçiminde tepsiye döşeyip pişirdikten sonra, üzerine kaynatılmış şekerli su dökerek yapılan tatlı.

ÖKÜRTÜLMEK

Seçilmek, seçilerek atanmak.

ÖKÜZUYUDAN

Gün doğmadan önce, doğudan yükselen dikdörtgen biçiminde dört yıldız.

ÖKÜZSEMEK

İnek çiftleşmek istemek.

ÖKÜZKÜTÜĞÜ

Yaprakları boz renkli ve kozalarının içi boş olan, yalnız odunundan yararlanılan bir ağaç.

ÖKÜZTOMBAYI

Arabaya, yüke koşulan manda.

  -   -   -  

Anlamında ÖKÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖKÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARAROT

Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un.

ANDIZ

Yaprakları dikenli olan bir tür ardıç. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. Servi.

AMONYUM

Amonyaklı tuzlarda maden rolü oynayan bir birleşim kökü (NH4).

BAKLAVA

Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne.

ANGIÇ

Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ASFALTLANMAK

Asfalt dökülmek, asfaltla kaplanmak.

AZI

Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

ALAZA

Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

AMİT

Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

ADAMOTU

Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).

BADAS

Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.

ARNİKA

Öküzgözü (I).

ALKİL

Alkol kökü.

ALÇALMA

Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.

AZİT

Azothidrik asit HN3 teki hidrojenin yerine bir kökün geçmesi ile türeyen birleşikler.

BAMBUL

Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).