İçinde ÖLE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "öle" olan, toplam 205 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öle bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu öle ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öle olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GÖLETLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

KARAÇAYGÖLETİ, KÖLELEŞTİRMEK, YUKARIŞÖLENLİ

12 harfli kelimeler

KÖLELEŞTİRİŞ, KÖLELEŞTİRME, GERİLİMBÖLEN, SÖLENTERELER, TÖLEMİYESİCE

11 harfli kelimeler

DÖLEKLEŞMEK, DÖLENDİRMEK, DÖLEŞTİRMEK, GÖLEKLENMEK, GÖLERDİRMEK, KÖLEÇLENMEK, KÖLETÜKRÜĞÜ, SÖLENTERLER

10 harfli kelimeler

KÖLELEŞMEK, BÖLEBİLMEK, DÖLEKÇAYIR, DÖLEKLEMEK, GÖLENLEMEK, GÖLETÇETMİ, GÖLEZERİĞİ, HÖLEMEZLİK, İSSÖLESİCE, KÖLESARIĞI, ORTAKBÖLEN, ÖLEŞTİRMEK, SÖLENTERON, YUKARIÖLEK

9 harfli kelimeler

KÖLELEŞME, ÖLEYAZMAK, AHMETÖLEN, BÖLEBİLME, BÖLELİKLE, BÖLENECEK, DÖLERTMEK, GÖLEBAKAN, GÖLEMEZLİ, GÖLERTMEK, GÖLETDERE, GÖLEZKAYI, KARAGÖLET, ÖLEBİLMEK, ÖLENDİKDE, ŞÖLECEMEN

8 harfli kelimeler

GÖLERMEK, ÖLEYAZMA, BÖLENMAH, BÖLENMEK, ÇÖLENMEK, ÇÖLEYMEN, DÖLEĞREK, DÖLEKLİK, DÖLENBEÇ, DÖLENBEK, DÖLENGEÇ, DÖLENMEK, DÖLENSOY, DÖLEŞMEK, DÖLETMEK, GÖLEKMEK, GÖLEMBEÇ, GÖLENBEK, GÖLENDİR, GÖLENMEK, KARBÖLEN, KÖÖLEMEK, ÖLEBİLME, ÖLENETEN, ÖLEZİMEK, SÖLEMSEK, SÖLENMEK, SÖLEŞMEK, TÜMBÖLEN, ÜÇEBÖLEN

7 harfli kelimeler

GÖLERME, KÖLELİK, KÖLEMEN, KÖLESİZ, ÖLESİYE, BÖLEKEN, BÖLEKLİ, BÖLEMEK, ÇÖLEÇÖŞ, ÇÖLEMEN, DÖLECEK, DÖLECİK, DÖLEHLİ, DÖLEKLİ, DÖLEMEK, DÖLEMEN, DÖLEMPE, DÖLETLİ, ERDÖLEK, GÖLEBEK, GÖLECEN, GÖLECİK, GÖLEÇEN, GÖLEĞEZ, GÖLEĞİZ, GÖLEMEK, GÖLEMEZ, GÖLENTİ, GÖLERTİ, HÖLEBEŞ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

KÖLECİ, KÖLELİ, BÖLECE, BÖLEKİ, BÖLENE, CÖLEPE, ÇÖLEKE, ÇÖLEKİ, ÇÖLEPE, DÖLEKE, DÖLELİ, DÖLEME, DÖLENK, DÖLEVİ, ENKÖLE, GÖLEME, HÖLEKE, JÖLELİ, ÖLECEK, ÖLECEN, ÖLECÜK, ÖLEĞEZ, ÖLEKEZ, ÖLEMEÇ, ÖLEMEK, ÖLEMEZ, ÖLENDE, ÖLENEK, ÖLESEK, ÖLEŞTİ, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

BÖLEN, DÖLEK, GÖLEK, GÖLET, ŞÖLEN, BÖLEÇ, BÖLEK, BÖLEM, ÇÖLEN, DÖLEÇ, DÖLEG, DÖLEN, DÖLET, GÖLEÇ, GÖLEN, GÖLEP, GÖLEZ, HÖLEK, KÖLEK, KÖLEN, KÖLEV, KÖLEY, LÖLEŞ, LÖLEZ, ÖLECE, ÖLESE, ÖLEYN, ÖLEZE, TÖLEK, TÖLEP, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

BÖLE, GÖLE, JÖLE, KÖLE, ÖLET, RÖLE, DÖLE, HÖLE, LÖLE, ÖLEK, ÖLEM, ÖLEN, ÖLEŞ, ÖLEZ, ŞÖLE

3 harfli kelimeler

ÖLE

Bazı kelimelerin anlamları

ÖLE

Öyle. Erkeğin erkeklik organı. Öyle, karşılığı ölü, öne. Öyle, bk. ele. Öğle. Ve öyle.

KARAÇAYGÖLETİ

Sinop şehri, Saraydüzü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KÖLEÇLENMEK

Büyüyüp kuvvetlenmek.

DÖLEŞTİRMEK

Düzeltmek: Kazanın yerini döleştir.

GÖLERDİRMEK

Karşısındakini zor duruma düşürmek.

KÖLELEŞTİRMEK

Köle durumuna getirmek.

YUKARIŞÖLENLİ

Şanlıurfa kenti, Viranşehir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

TÖLEMİYESİCE

Allah seni büyütmesin anlamında ilenç.

KÖLELEŞTİRME

Köleleştirmek işi.

DÖLENDİRMEK

Bozulmuş bir şeyi düzeltmek, düzene koymak. Doğrultmak. Alıştırmak, rahat ve doğru yürümeyi öğretmek. Yatıştırmak. Sabit kılmak, tesbit etmek. Rahata, sükûna, huzura kavuşturmak. Yerleştirmek.

GÖLETLENDİRMEK

Suyu setlerin önünde biriktirmek, göllendirmek.

DÖLEKLEŞMEK

Uslanmak. Yerleşip rahata kavuşmak. Düzleşmek: Köprü yükselince yol dölekleşir.

GERİLİMBÖLEN

Ardışık bağlı direnç, sığaç ve inkilteçlerden oluşan ve tüm dizinin uçlarına uygulanan gerilimin küçük bir bölümünü alarak kullanmaya yarayan düzenek.

GÖLEKLENMEK

Su set önünde birikmek, göllenmek.

KÖLELEŞTİRİŞ

Köleleştirme işi.

SÖLENTERELER

(Coelenterata), olmak üzere 2 filumu vardır.

  -   -   -  

Anlamında ÖLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEĞİŞTİRGEÇ

Röle.

BÖLÜCÜ

Bölme işini yapan, bölen. Bir topluluğu, birliği parçalama, bölme amacında olan, fesatçı, münafık.

BERZAH

Kıstak. Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer.

AZATLI

Azat edilmiş cariye veya köle.

AKLAN

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

BAŞSAĞLIĞI

Ölen bir kimsenin yakınlarına ilgi ve yakınlık gösterme.

DELTA

Yunan alfabesinin dördüncü harfi (D). Bir ırmağın çatallanarak denize veya göle kavuştuğu yerde oluşan üçgen biçimli ova, çatal ağız.

ÇATLAMAK

Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

ÇAKER

Kul, köle, cariye, yanaşma.

BENDE

Kul, köle.

BÜĞET

Gölet.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

BÜVET

Gölet. İstasyon, tiyatro, sinema vb. yerlerde yiyecek ve içecek satılan küçük büfe.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

BENDEHANE

Bendenin, kölenin evi.

AZATLIK

Azat olma durumu, serbestlik. Azat edilme vakti gelmiş olan (cariye, köle).

AKMAZ

Durgun su, gölet.