Kelimeler arşivinde; içinde "uşu" olan, toplam 162 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uşu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uşu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uşu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BORAZANKUŞUGİLLER, FIRTINAKUŞUGİLLER, KARINCAKUŞUGİLLER, ŞARKICIKUŞUGİLLER, TİMALYAKUŞUGİLLER
CENNETKUŞUGİLLER, FREGATKUŞUGİLLER, ÖZDEVEKUŞUGİLLER, SIVACIKUŞUGİLLER, YAĞMURKUŞUGİLLER
ÇAVUŞKUŞUGİLLER, TARLAKUŞUGİLLER
BULUŞULABİLMEK, ÇALIKUŞUGİLLER
ARIKUŞUGİLLER, BULUŞULABİLME, ÇITKUŞUGİLLER
BULUŞUVERMEK, KARANLIKKUŞU, KAVUŞUKLAMAK, KAVUŞUVERMEK, KONUŞUVERMEK, SAVUŞUVERMEK, SICANCIKKUŞU, TUTUŞUVERMEK, UYUŞUMSUZLUK
OLUŞUMCULUK, KARINCAKUŞU, BULUŞUVERME, DUŞUKTURMAK, KAVUŞUVERME, KAYMAOLUŞUM, KONUŞUVERME, MUSTAFAKUŞU, OLUŞUVERMEK, SAVUŞUVERME, TUTUŞUVERME
BOĞUŞULMAK, BULUŞULMAK, BURUŞUKLUK, KONUŞULMAK, BUMBURUŞUK, CENNETKUŞU, DEVLETKUŞU, GATUŞUHLUH, GONUŞUKLUK, KAVUŞULMAK, KONUŞUKLUK, KONUŞUMLUK, MUŞULDAMAK, MUŞULLAMAH, OLUŞUVERME, SANDALKUŞU, TUŞURLAMAK, YAPRAKKUŞU
BOĞUŞULMA, BULUŞULMA, BURUŞUKÇA, CUŞUHURUŞ, HAMSİKUŞU, KONUŞULMA, UYUŞUKLUK, UYUŞURLUK, ÇAVUŞKUŞU, GÜVÜLKUŞU, HAMSIKUŞU, KAĞITKUŞU, KONOLUŞUM, MAĞSAKUŞU, MAVUKKUŞU, MURATKUŞU, MUŞULAMAK, MUŞULAVIK, UYUŞUNMAK, VİRANGUŞU, YABANGUŞU, YAYIHKUŞU, YERDURUŞU
KONUŞUCU, OLUŞUMCU, ÇALIKUŞU, DEVEĞUŞU, DUŞUNMAK, DUŞURMAK, GECEGUŞU, GECEKUŞU, GONUŞULU, GULUGUŞU, GURGUŞUM, GURGUŞUN, GURĞUŞUN, HACIKUŞU, KAYAKUŞU, KUŞUÇMAZ, KUŞUKMAK, MUŞULDAK, PUŞUKMAK, PUŞUTMAK, YUŞURMAK
BOZUŞUK, BURUŞUK, HUŞUNET, KAVUŞUM, KOKUŞUK, BUYUŞUK, DOMUŞUK, DONUŞUH, DUŞUNAM, ERBUŞUM, FUŞUKAR, GONUŞUH, GONUŞUK, GÜLKUŞU, HUŞUNTU, KARKUŞU, KAVUŞUK, KIZGUŞU, KIZKUŞU, KONUŞUK, KONUŞUŞ, KUŞKUŞU, KUŞULAK, KUŞURGU, MUŞULAK, MUŞULTU, OLUŞUNA, TAHUŞUH, TUŞUMAK, UĞUKUŞU, Devamını Oku »»
KONUŞU, OLUŞUK, OLUŞUM, UYUŞUK, UYUŞUM, DUŞUNA, EVKUŞU, KAUŞUT, OPUŞUK, SUKUŞU, UYUŞUH
ÇUŞUT, DUŞUL, GUŞUH, GUŞUM, HUŞUM, HUŞUR, MUŞUK, MUŞUT, NUŞUT, PUŞUT, UKUŞU, YUŞUK
HUŞU, KUŞU, PUŞU, UŞUM
UŞU
UŞU
Şu, karşılığı şo.
KARINCAKUŞUGİLLER
(Formicariidae ) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının bağırganlar (Clamatores) üst-familyasına giren bir familyası. Gagaları kısa ve yuvarlaktır. Tüyleri yün gibidir. İyi uçamazlar. Güney Amerikanın kuzey ormanlarında yaşarlar Ateşgöz (Pyriglena leucoptera) türü iyi bilinir.
FREGATKUŞUGİLLER
(Fregatidae),türü iyi bilinir.
CENNETKUŞUGİLLER
(Paradiseidae),türleri çok iyi bilinir.
BULUŞULABİLMEK
Buluşulma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇALIKUŞUGİLLER
(Regulidae),türleri iyi bilinir.
TİMALYAKUŞUGİLLER
(Timellidae, Endonezyaca: timalia=bir kuş adı) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öz-ötücüler (Oscines) üst-familyasına giren bir familyası. Gagaları kuvvetli ve çengellidir. Kanatları yuvarlak olur. Tüyleri yumuşaktır. Böcek, meyve v.b. yerler. Güney ve Doğu Asyada ve Tropik Afrikada yaşarlar. Japon bülbülü (Liothrix lutea) iyi bilinen türüdür.
BORAZANKUŞUGİLLER
(Psophidae),iyi bilinir.
SIVACIKUŞUGİLLER
(Sittidae),iyi bilinen türleridir.
ÇAVUŞKUŞUGİLLER
(Upupidae),alt-takımına giren bir familyası. Gagaları uzun ve hafifçe yay biçimindedir. Kanatları kısadır. Avrupa, Asya ve Afrikada yaşarlar.Çavuşkuşu (Upupa epops)en iyi bilinen türüdür.(bk).
FIRTINAKUŞUGİLLER
(Procellariidae), (Eş anlamlısı: Hydrobatidae),iyi bilinen türleridir.
ARIKUŞUGİLLER
(Meropidae),iyi bilinen türleridir.
TARLAKUŞUGİLLER
(Alaudidae),iyi bilinen türleridir.
YAĞMURKUŞUGİLLER
(Charadriidae),iyi bilinen türleridir.
ÖZDEVEKUŞUGİLLER
(Struthionidae),iyi bilinen türüdür.
ŞARKICIKUŞUGİLLER
(Prunellidae),iyi bilinen türleridir.
Bu bölümde tanımı içerisinde UŞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGAMİ
Borazan kuşu.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACENTELİK
Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
ALBATROS
Fırtına kuşugillerden, 1 metre uzunluğunda, Atlantik Okyanusu'nda yaşayan iri bir tür kuş (Diomedea exulans).
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ANGUDİ
Angut kuşunun rengi. Bu renkte olan.
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
BAHİS
Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.
ANATOMİ
İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.
AFYONLU
İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
BAĞLI
Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
ATIŞ
Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.