Kelimeler arşivinde; içinde "uta" olan, toplam 312 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uta bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uta ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uta olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MUTAASSIPLAŞMAK
KAMUTANRICILIK, MUTAASSIPLAŞMA, OKSİFENBUTAZON, SUTAVUĞUGİLLER, TUTARSIZLAŞMAK
BAŞKOMUTANLIK, MUTASARRIFLIK, GLUTARALDEHİD, KORKUTABİLMEK, MAKROMUTASYON, MİKROMUTASYON, TUTARSIZLAŞMA, UTANMAZCASINA
BUTAFORCULUK, MUTAASSIPLIK, FİLİZKURUTAN, GLUTATYONEMİ, GLUTATYONÜRİ, İÇTUTARLILIK, KORKUTABİLME, KURUTABİLMEK, KURUTAKIRDAK, KUYULUTATLAR, MUTAROTASYON, SOĞUTABİLMEK, STERNUTASYON, TUTANAKÇILIK, YAVRULUTAVUK
MUTASYONİST, MUTASYONİZM, TUTARSIZLIK, ANTİMUTAGEN, AVUTABİLMEK, BAYRAKTUTAN, KURUTABİLME, MUKOKUTANÖZ, OKUTABİLMEK, SOĞUTABİLME, TOPRAKTUTAN, UNUTABİLMEK, UTANABİLMEK, UYUTABİLMEK, YÜZTUTANAĞI
BAŞKOMUTAN, MUTASARRIF, MUTASAVVER, MUTASAVVIF, MUTAVASSIT, MUTAZARRIR, SİNEKYUTAN, TUTAMAKSIZ, TUTAMLAMAK, TUTARLILIK, UTANDIRMAK, UTANGAÇLIK, UTANMAZLIK, DALKURUTAN, KANKURUTAN, ALUTALAMAK, AVUTABİLME, BOYUTTUTAR, DUTAMLAMAK, GLUTAMİNAZ, KARBUTAMİT, KILIÇTUTAN, KILIÇYUTAN, KOMUTANLIK, KUMLUTARLA, KUZUTABAĞI, MAHMUTABAT, NOHUTALANI, OKUTABİLME, PERKUTANÖZ, Devamını Oku »»
BUTAFORCU, MUTAASSIP, MUTABAKAT, MUTALLAKA, ORANGUTAN, TUTAMAÇLI, TUTAMLAMA, TUTARIKLI, UÇKURUTAN, UTANDIRMA, UTANMAZCA, BAŞTUTARI, DUTALIKLI, DUTARGALI, FUTALAMAK, GLUTATYON, KORKUTALP, KORKUTATA, KURTTUTAN, MAHMUTAĞA, MAKSUTALİ, MUMUTATLI, MUTAJENEZ, MUTAJENİK, MUTAMADIN, NOHUTALAN, PUTALAMAK, PUTATAPAR, TURGUTALP, TUTABİLME, Devamını Oku »»
BERMUTAT, MUTANTAN, MUTARİZA, MUTASYON, MUTAVAAT, TUTAMLIK, TUTARLIK, TUTARSIZ, YELYUTAN, AYGUTALP, BAŞDUTAN, BAŞDUTAR, BAŞTUTAN, BAŞTUTAR, BAYKUTAY, DAVUTAĞA, DUTAĞACI, DUTALANI, DUTANMAK, EPİCAUTA, GLUTAMAT, GLUTAMİN, GUTALMAK, GUTARMAK, GÜNKUTAN, HAPTUTAN, KARTUTAN, KORKUTAN, KUTANEUS, MUTAFLAR, Devamını Oku »»
BUTAFOR, KAMUTAY, KOMUTAN, KURUTAÇ, MEŞRUTA, MUTABIK, TUTACAK, TUTAMAÇ, TUTAMAK, TUTANAK, TUTARAK, TUTARGA, TUTARIK, TUTARLI, UTANGAÇ, UTANGAN, UTANMAK, UTANMAZ, BALKUTA, BULUTAY, CUTALIK, DOLUTAŞ, DORUTAY, DUTACAK, DUTAĞAÇ, DUTAĞAN, DUTALAÇ, DUTALAK, DUTALGA, DUTALIK, Devamını Oku »»
KOMUTA, PİÇUTA, UTANIŞ, UTANMA, UTARİT, ASUTAY, DUTAAÇ, DUTAMK, GURUTA, HAKUTA, HASUTA, KUTAĞI, KUTALI, KUTANA, KUTAVİ, MUTANT, OKUTAÇ, OKUTAN, PAPUTA, PEÇUTA, SUTARA, SUTASI, SUTAŞI, TUTARI, TUTASI, TUTAYA, ULUTAN, ULUTAŞ, ULUTAY, ZAKUTA
KUTAN, MUTAF, MUTAT, TUTAÇ, TUTAK, TUTAM, TUTAR, UTANÇ, YUTAK, ALUTA, ASUTA, CUTAK, DUTAÇ, DUTAH, DUTAK, DUTAM, DUTAR, DUTAŞ, GUTAN, KUTAF, KUTAK, KUTAL, KUTAY, MUTAK, MUTAR, MUTAZ, PUTAH, SUTAL, SUTAŞ, ŞUTAK, Devamını Oku »»
FUTA, MUTA, ÇUTA, DUTA, HUTA, LUTA, PUTA, TUTA, UTAĞ, UTAŞ
UTA
UTA
(Japonca) Eski Japon edebiyatında ilkel türkülerin adı.
UTANMAZCASINA
Utanmazca.
TUTARSIZLAŞMA
Tutarsızlaşmak durumu.
MUTASARRIFLIK
Mutasarrıfın görev ve makamı. Sancak.
MUTAASSIPLAŞMA
Mutaassıplaşmak işi.
MAKROMUTASYON
Çeşitli karakterlerin bir arada ve aynı anda mutasyonu.
KAMUTANRICILIK
Evrenle Tanrı'nın tek bir şey olduğunu; evrenin Tanrı'dan, Tanrı'nın evrenden ayrı bir varlığı bulunmadığını ileri süren öğreti.
TUTARSIZLAŞMAK
Tutarsız duruma gelmek.
BUTAFORCULUK
Butaforcunun yaptığı iş.
SUTAVUĞUGİLLER
(Rallidae),iyi bilinen türleridir. Bitki, böcek v.b. yerler.
KORKUTABİLMEK
Korkutma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAŞKOMUTANLIK
Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.
MİKROMUTASYON
Nokta mutasyonu.
MUTAASSIPLAŞMAK
Mutaassıp duruma gelmek.
GLUTARALDEHİD
Proteinlerin amino gruplarını ve DNA bazlarını alkilleyerek onların yapı ve işlevini bozarak hücre üzerinde zehirli etki oluşturan geniş spektrumlu bir jermisit.
OKSİFENBUTAZON
Fenilbutazondaki N-1-fenil halkasına parahidroksi grubunun getirilmesiyle hazırlanan ve yangı önleyici, ateş düşürücü, ağrı kesici olarak kullanılan bir ilaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde UTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANALIK
Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ARLANMAK
Utanmak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
ARGONOT
Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.
ANTANT
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.
ARLANMAZ
Utanmaz, sıkılmaz.
ARLI
Namuslu, utangaç, sıkılgan.
ARLANMA
Utanma.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ALIŞILMIŞ
Her zamanki, mutat.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
AR
100 m² değerinde yüzey ölçü birimi. Argon elementinin simgesi. Utanma, utanç duyma.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ARSIZ
Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
AĞCI
Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.
AFYONKEŞ
Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.