Kelimeler arşivinde; içinde "uçun" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uçun bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uçun ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uçun olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PUÇUNLAMAK
UÇUNLAŞIM, UÇUNYUVAR
UÇUNMAK
ONUÇUN, UÇUNMA, UÇUNUM
NUÇUN
UÇUN
UÇUN
Bayrağın uçkurluk karşısındaki kenarı.
NUÇUN
Niçin.
UÇUNUM
Özdeğin belli basınç ve sıcaklık koşullarında katı evreden, doğrudan gaz evreye geçmesi.
PUÇUNLAMAK
İvmek.
UÇUNMA
Bir katının, erimeden buğu ya da bir buğunun, sıvı durumuna geçmesi olayı.
UÇUNMAK
Sakınmak, çekinmek, korkmak: Çocuk doktorun iğnesinden uçundu. Uykuda ya da uyanıkken birdenbire korkmak, korkarak bağırmak. Sevinmek, coşmak. Korkmak, çekinmek. Korkudan sararmak, rengi uçmak.
UÇUNYUVAR
Yeryuvarını saran ve özellikle azot ile oksijenden oluşan, su uçuğu, toz, duman gibi katışkıları da içeren uçun katmanı.
ONUÇUN
Bu yüzden.
UÇUNLAŞIM
Sıvı evre oluşmadan, katıdan uçun haline geçiş.
Bu bölümde tanımı içerisinde UÇUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAAMMÜT
Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma. İşlenecek bir suçun daha önceden tasarlanması.
IŞILÜŞERLEŞİM
Bir uçun içinde ışınım nicemleri etkisiyle üşerler oluşumu.
YÜZLEMEK
Kusurunu veya suçunu yüzüne karşı söyleyip birini utandırmak. Yastık, yorgan vb.nin yüzlerini değiştirmek. Şımartmak.
AŞIRIERKİL
Üşerçözüşüm çözümlemede bir üşekten bir üşeri uçun olarak ayırmak için gerekli gerilimin, uçunun çözeltiye göre değme gerilimini aştığı volt tutarı.
MUSTUR
Suçlu olduğu halde suçsuz görünmeye çalışan, suçunu gizleyen. Kurnaz, içten pazarlıklı. Yemek seçen, kolay beğenmeyen. Surat, yüz.
GAHINNAMAH
Suçunu yüzüne vurmak.
IŞIMGÖZLER
Su, toprak, maden filizi ve uçunlar içindeki ışımetkinliği, uyardığı pırıldama ile ölçen aygıt.
YARLIGAMAK
Tanrı, birinin suçunu bağışlamak, mağfiret etmek.
KORSANGUÇ
Fırındaki ateşi karıştırmaya yarayan uzun sırık: Korsanguçun ucu kırılmış.
ŞEFAAT
Birinin suçunun bağışlanması veya dileğinin yerine getirilmesi için o kimseyle Tanrı arasında peygamberin yaptığı aracılık.
RAHMET
Birinin suçunu bağışlama, yarlıgama, merhamet etme. Yağmur.
MALAMAK
Suçunu gizlemek.
GÖKTAŞI
Çok seyrek de olsa, yeryüzüne düşebilen akan yıdız parçası, bk. akan yıldız. Uzaydan gelen ve yerin uçunyuvarına girince sürtünme yüzünden akkorlaşan kütle. Gökyüzünden Yer'e düşen her çeşit taş. Gökten yeryüzüne düşen taş ya da madensel bir cisim.
GAHINÇ
Suçun yüze vurulması.
ÖZÜR
Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Kusur, defo. Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret. Sakatlık, bozukluk, eksiklik ya da elverişsizlik.
EŞİRE
Yaramaz, haşarı. Öfkeli, sinirli, kavgacı. Abartma. Suçunu azaltmak için aranılan çıkar yol.
PART
Karın. Çok şişkin (karın). Sarkık (karın). İşkembe. Kurt, köpek ve benzerleri hayvanların parçaladığı koyunun derisi. Ekin demetlerinin başaklar içe gelecek biçimde yığılmış durumu. Biçilmiş ekinin otuz demetinden yapılmış yığın. Otuz yumurtadan yapılmış yığın. Eski giysi, paçavra. Yeni yapılan evlere, ev sahibinin akrabalarının armağan olarak taktıkları kumaş. Yüzük oyununda yüzüğü saklamakta kullanılan mendil, bez parçası. Bağışlama: Ali'nin suçunu part etti. Çelik çomak oyununda çeliğin yerde vurulması. Yüzük oyununda, saklanan yüzüğün yerini bulan oyuncu bölüğüne, karşı yanın tanıdığı sayı. İskambil ya da tavla oyunlarında oynanacak sayı. Eski türkçe bart: Koyunun karın ve göğüs boşluğu; işkembe; ot yığını; ekin yığını. Bir kaç bağlık ot yığını. Yerine göre mesl 30 bağ bir part eder. Karın göbek.
MUSTURNAZ
Suçunu kapatmaya çalışma.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
KATMANLAŞIM
Boşalım borularında üst-üşek bölgesinin, uygun uçun basınçlarında değişken, aydınlık ve karanlık enine kuşaklardan oluşan görünümü.