Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uçun" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uçun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uçun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uçun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
UÇUN
Bayrağın uçkurluk karşısındaki kenarı.
ONUÇUN
Bu yüzden.
NUÇUN
Niçin.
Bu bölümde tanımı içerisinde UÇUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KATMANLAŞIM
Boşalım borularında üst-üşek bölgesinin, uygun uçun basınçlarında değişken, aydınlık ve karanlık enine kuşaklardan oluşan görünümü.
EŞİRE
Yaramaz, haşarı. Öfkeli, sinirli, kavgacı. Abartma. Suçunu azaltmak için aranılan çıkar yol.
PART
Karın. Çok şişkin (karın). Sarkık (karın). İşkembe. Kurt, köpek ve benzerleri hayvanların parçaladığı koyunun derisi. Ekin demetlerinin başaklar içe gelecek biçimde yığılmış durumu. Biçilmiş ekinin otuz demetinden yapılmış yığın. Otuz yumurtadan yapılmış yığın. Eski giysi, paçavra. Yeni yapılan evlere, ev sahibinin akrabalarının armağan olarak taktıkları kumaş. Yüzük oyununda yüzüğü saklamakta kullanılan mendil, bez parçası. Bağışlama: Ali'nin suçunu part etti. Çelik çomak oyununda çeliğin yerde vurulması. Yüzük oyununda, saklanan yüzüğün yerini bulan oyuncu bölüğüne, karşı yanın tanıdığı sayı. İskambil ya da tavla oyunlarında oynanacak sayı. Eski türkçe bart: Koyunun karın ve göğüs boşluğu; işkembe; ot yığını; ekin yığını. Bir kaç bağlık ot yığını. Yerine göre mesl 30 bağ bir part eder. Karın göbek.
KORSANGUÇ
Fırındaki ateşi karıştırmaya yarayan uzun sırık: Korsanguçun ucu kırılmış.
MUSTURNAZ
Suçunu kapatmaya çalışma.
GAHINNAMAH
Suçunu yüzüne vurmak.
ÖZÜR
Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Kusur, defo. Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret. Sakatlık, bozukluk, eksiklik ya da elverişsizlik.
TAAMMÜT
Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma. İşlenecek bir suçun daha önceden tasarlanması.
RAHMET
Birinin suçunu bağışlama, yarlıgama, merhamet etme. Yağmur.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
MALAMAK
Suçunu gizlemek.
IŞIMGÖZLER
Su, toprak, maden filizi ve uçunlar içindeki ışımetkinliği, uyardığı pırıldama ile ölçen aygıt.
GÖKTAŞI
Çok seyrek de olsa, yeryüzüne düşebilen akan yıdız parçası, bk. akan yıldız. Uzaydan gelen ve yerin uçunyuvarına girince sürtünme yüzünden akkorlaşan kütle. Gökyüzünden Yer'e düşen her çeşit taş. Gökten yeryüzüne düşen taş ya da madensel bir cisim.
AŞIRIERKİL
Üşerçözüşüm çözümlemede bir üşekten bir üşeri uçun olarak ayırmak için gerekli gerilimin, uçunun çözeltiye göre değme gerilimini aştığı volt tutarı.
IŞILÜŞERLEŞİM
Bir uçun içinde ışınım nicemleri etkisiyle üşerler oluşumu.
MUSTUR
Suçlu olduğu halde suçsuz görünmeye çalışan, suçunu gizleyen. Kurnaz, içten pazarlıklı. Yemek seçen, kolay beğenmeyen. Surat, yüz.
GAHINÇ
Suçun yüze vurulması.
YÜZLEMEK
Kusurunu veya suçunu yüzüne karşı söyleyip birini utandırmak. Yastık, yorgan vb.nin yüzlerini değiştirmek. Şımartmak.
ŞEFAAT
Birinin suçunun bağışlanması veya dileğinin yerine getirilmesi için o kimseyle Tanrı arasında peygamberin yaptığı aracılık.
YARLIGAMAK
Tanrı, birinin suçunu bağışlamak, mağfiret etmek.