Kelimeler arşivinde; içinde "tema" olan, toplam 37 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tema bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tema ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tema olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MATEMATİKÇİLİK
MATEMATİKSEL, MATEMATİSYEN
MATEMATİKÇİ, MÜTEMADİYEN, GUATEMALALI
ERİTEMATÖZ, SİSTEMATİK
TEMAZEPAM, DİYASTEMA, ÇİNTEMANİ, TEMASLAMA, TEMAŞALIK, MÜTEMAYİZ, MÜTEMAYİL, MATEMATİK
PEYTEMAL, BLASTEMA, ÇEŞTEMAN, DEŞTEMAN, MÜTEMADİ
ÜSTEMAN, TEMAMEN, TEMAHEN, SİSTEMA, TEMAYÜZ, TEMAYÜL, TEMATİK, TEMARUZ
TEMAŞA, TEMADİ
TEMAK, TEMAM, TEMAN, TEMAR, TEMAS
TEMA
TEMA
Asıl konu, temel motif, ana konu. Bir besteyi oluşturan temel motif, ana konu. Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konu, düşünce, görüş, tem, ana konu.
TEMAZEPAM
Kısa etki süreli benzodiazepin türevi bir ilaç.
MATEMATİKSEL
Matematik bilimi ile ilgili olan, riyazi. Kesin, sağlam, bütün kuşkulardan uzak olan.
DİYASTEMA
Aynı kaviste bulunan iki diş arasındaki aralık.
MÜTEMAYİZ
Kendini gösteren, sivrilen.
ÇİNTEMANİ
Özellikle kumaşlara ve çinilere uygulanmış, ikisi altta biri üstte iç içe geçmiş halkalar ve şimşeği ifade eden iki yatık kıvılcımdan meydana gelen süsleme motifi, itayağı.
MÜTEMAYİL
İstekli görünen, eğilimi olan, meyilli.
TEMAŞALIK
Balıkesir şehrinde, Havran ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
MATEMATİKÇİLİK
Matematikçi olma durumu.
GUATEMALALI
Guatemala halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
SİSTEMATİK
Sistemli.
MATEMATİSYEN
Matematikle uğraşan kimse.
ERİTEMATÖZ
Kızartılı.
MÜTEMADİYEN
Ara vermeden, sürekli olarak, mütemadi.
MATEMATİKÇİ
Matematikle uğraşan kimse, riyaziyeci, matematisyen. Matematik öğretmeni.
TEMASLAMA
Bir çalgıda notaları duraksamaksızın arka arkaya hızlıca ve yumuşak bir biçimde icra etmek. Vurulan telin tınısı kaybolmadan penalama yapmaksızın çekiçleme ve salma gibi yöntemlerin arka arkaya çok hızlı bir biçimde hafifçe uygulanması.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMALİERBAA
Matematikte dört işlem.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
DOKUNMA
Dokunmak (I) işi, temas. Dokunmak (II) işi.
EKONOMETRİ
Ekonomik olayların açıklanmasında çok sayıda değişkeni göz önüne alarak ve karşılıklı bağıntılar kurarak teorik çalışmaların deneylerle doğrulanmasını sağlayan matematiksel yöntem.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.
ÇEŞİTLEME
Çeşitlemek işi. Farklı olma durumu, farklılık. Belli bir temayı değişik armoni, melodi ve ritimle süsleyerek yeniden çalma, varyasyon.
EĞİLİM
Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.
DEĞMEK
Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek. Zevk veren şeyler hoşa gitmek. Ulaşmak, erişmek. Değerinde olmak. Eş değerde olmak. İstenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek. Karşılık olmak. Herhangi bir nitelikte olmak.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
FEN
Fizik, kimya, matematik ve biyolojiye verilen ortak ad. Fizik, kimya, matematik ve biyolojiden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama, teknik. Hile, hilekârlık. Bilim, bilgi.
DİZGESEL
Dizge ile ilgili, sistemli, sistematik.
DEĞİNME
Değinmek işi, temas.
DEĞİNTİ
Temas.
ARİTMETİK
Matematiğin, konusu sayılar, bunların özellikleri ve işlemler olan kolu, hesap. Matematikle ilgili.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
DEĞİNMEK
Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek, dokunmak, temas etmek.
DEĞME
Değmek işi, temas. Seçkin, seçme. Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele.
DOKUNUŞ
Dokunma (I) işi, temas. Dokunma ipliklerinin çaprazlama biçimi. Dokunma (II) işi.
FİZİK
Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı. Kişinin dış görünüşü. İnsanın doğal yapısı.
CEBİR
Zor, zorlayış. Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu.