İçinde SENT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sent" olan, toplam 75 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sent bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sent ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sent olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

PERİKARDİYOSENTEZ

14 harfli kelimeler

SUBMETASENTRİK, KERATOSENTEZİS, TRANSPLASENTAL, UTEROPLASENTAL

13 harfli kelimeler

SENTROLOBÜLER, EKSENTERASYON, PLÖROSENTEZİS

12 harfli kelimeler

AMNİYOSENTEZ, PLASENTASYON, PELESENTİLİK, PLASENTOFAJİ, PARASENTEZİS, KROMOSENTRUM, MÜŞKÜLPESENT, SENTROPLAZMA, PRESENTASYON, SEMİPLASENTA, TORAKOSENTEZ, SENTROKONLAR, LİMFOSENTRUM

11 harfli kelimeler

MONOSENTRİK, OSTEOSENTEZ, SENTRİPETAL, PLASENTİTİS, PLÖROSENTEZ, POSTSENTRUM, SENTEZLEMEK, SENTİENTİZM, SENTRİFUGAL, METASENTRİK

10 harfli kelimeler

MESENTERON, PARASENTEZ, FOTOSENTEZ, SENTEZLEME, SENTROSFER, KEMOSENTEZ, AKAULESENT

9 harfli kelimeler

DİSENTRİK, SENTRALİS, SENTRİYOL, HODPESENT, SENTAKTİK, SENTROMER, PLASENTOM, KERSENTAŞ, PERSENTİL, İZOSENTEZ, PLASENTAL, SENTROZOM

8 harfli kelimeler

SENTAGMA, KESENTAŞ, PLASENTA, SENTETAZ, ESENTEPE, SENTETİK, ESENTÜRK, ASENTRİK

7 harfli kelimeler

TİSENTİ, SENTRUM, ÇİSENTİ, SENTRİK, SENTERE, PÜSENTİ, PÖSENTİ, PİSENTİ, KÖSENTİ, SENTAKS

6 harfli kelimeler

SENTOR, SENTAZ, PESENT, ABSENT, SENTEZ, APSENT

4 harfli kelimeler

SENT

Bazı kelimelerin anlamları

SENT

Doların yüzde biri değerinde para birimi.

EKSENTERASYON

İç organların dışarı çıkartılması.

PLASENTOFAJİ

Karnivor olmayan hayvanların doğum sonrası atılan kendi plasentalarını iç güdüsel olarak yemeleri.

PARASENTEZİS

Herhangi bir boşluktaki sıvının iğne veya başka bir yöntemle tanı ve tedavi amaçlı olarak çekilmesi, parasentez.

SENTROLOBÜLER

Lobülün merkezine ait veya ilgili olan.

KROMOSENTRUM

İnterfaz halindeki hücre çekirdeğinde kromatin maddesinin meydana getirdiği yoğun yapı. Sentromerler çevresinde kromatin toplanmasiyle meydana gelen bölge.

UTEROPLASENTAL

Döl yatağı ve plasentayı birlikte ilgilendiren.

SUBMETASENTRİK

Sentromerleri kromatid boyutunun orta noktasıyla uçlar arasında bir yerde olan kromozomlar.

AMNİYOSENTEZ

Hamileliğin ilk aylarında fetüsün bulunduğu amniyon sıvısından alınan örneklerde, kromozom ve biyokimyasal analizler yapılarak, doğacak çocuğun hem cinsiyetinin hem de genlere bağlı kusurların belirlenmesi metodu. Transabdominal yolla uzun bir kanül kullanarak amniyon kesesinden amniyon sıvısı örneği alma işlemi.

PLASENTASYON

Plasentanın biçimlenme süreci.

KERATOSENTEZİS

Kornea veya limbustan camera anterior bulbi'ye iğneyle girerek sıvı alma.

PELESENTİLİK

Sık ormanlık, çalılık, fundalık.

PLÖROSENTEZİS

Plörasentez.

PERİKARDİYOSENTEZ

Genellikle kalp kesesinde sıvı toplanıp toplanmadığını anlamak için kalp kesesine yapılan punksiyon, perikardiyal punksiyon.

MÜŞKÜLPESENT

Güçbeğenir. Bir işi yapmamak için türlü bahaneler uyduran.

TRANSPLASENTAL

Plasenta aracılığıyla.

  -   -   -  

Anlamında SENT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SENT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KRAMPON

Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık. Tuğla bacaların sağlamca durması için çevresine sarılan kuşak. İki parçayı sıkıca tutup sıkmaya yarayan metal parçası.

ÇUVAL

Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.

AHMAKISLATAN

Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.

BENCİLİK

Benci olma durumu, hodpesentlik, egoizm. Kendi benini ve çıkarını hayatın mutlak ilkesi yapan anlayış. İnsanın bütün eylemlerinin ben sevgisiyle belirlenmiş olduğunu, buna göre ahlaklılığın da yalnızca kendini koruma içgüdüsünün bir biçimi olduğunu ileri süren öğreti.

GÜÇBEĞENİR

Her şeyden hoşlanmayan, zorlukla karar veren, müşkülpesent.

KASA

Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.

EŞOFMAN

Genellikle spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi.

MİSİNA

Yapay ve sentetik ham maddeden tek kat çekilmiş, değişik kalınlıkta iplik. Balıkçıların olta ipi olarak kullandıkları kıl veya naylondan iplik.

GÖZENEK

Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.

BİTKİ

Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

ELCİK

Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılmış olan kaplama.

BENCİ

Kendini beğenen, kendini her konuda üstün gören, hodpesent, megaloman.

BİREŞİM

Parçaların veya ögelerin bir araya getirilip bir bütün olarak birleştirilmesi. Bu biçimde oluşan bütün. Sentez.

KASK

Başı darbelerden korumak için sertleştirilmiş sentetik maddelerden yapılmış sağlam başlık.

ECZA

Canlılardaki rahatsızlıkların bozuklukların ve çeşitli hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi için yararlanılan doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde. Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde.

DİZİM

Dizilme işi, dizme. Söz zincirinde birbirini izleyen ve belli bir birim oluşturan ögeler birleşimi, sentagma.

ANTİBİYOTİK

Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.

ÇİSE

İnce yağmur, çisenti.

GLİKOL

Çok dayanıklı filmlerin ve bazı sentetik kumaşların yapımında kullanılan, birleşiminde iki alkol grubu bulunan madde, dialkol (CH2 OH-CH2 OH).

BİREŞİMLİ

Bireşim yolu ile elde edilen, sentetik.