Kelimeler arşivi içinde; başında "sepe" olan, toplam 34 adet kelime bulunmaktadır. sepe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sepe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sepe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEPETLEYEBİLMEK
SEPETLEYEBİLME
SEPETLENMEK, SEPENEKIRAN, SEPETKEMİĞİ
SEPETLENME, SEPETLEMEK, SEPELEMEYH, SEPETKULPU, SEPETÇİLİK
SEPETTOPU, SEPETLEME, SEPETLEĞİ, SEPETLEĞE, SEPELEMEK, SEPELEMEĞ
SEPETSİZ, SEPETÇİK, SEPETLİK, SEPENLİK, SEPETLİG, SEPETLEK, SEPELEME
SEPETÇİ, SEPETLİ, SEPECEK, SEPENEK, SEPEREK
SEPE
Tenha, ulaşılması zor olan yer.
SEPETLEMEK
Meyve, sebze vb.ni sepete koymak, sepete yerleştirmek. Başından savmak. İşinden çıkarmak.
SEPELEMEYH
Yağmur az yağmak, çiselemek.
SEPELEMEK
Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.
SEPENEKIRAN
Bir çeşit iri üzüm.
SEPETLENMEK
Sepetleme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaştırılmak, kovulmak.
SEPETKEMİĞİ
Kaburga kemiği, göğüs kafesi.
SEPETLENME
Sepetlenmek işi.
SEPETLEĞİ
Göğüs kemiği.
SEPETTOPU
Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. Her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır.
SEPETLEYEBİLMEK
Sepetleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SEPETLEYEBİLME
Sepetleyebilmek işi.
SEPETÇİLİK
Sepet yapma veya satma işi.
SEPETLEĞE
Hayvanlarda belden sonraki bölüm, sağrı.
SEPETKULPU
Basık kemer veya tonoz.
SEPETLEME
Sepetlemek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEPE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİTEN
Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit. Kuzu ağılı.
SORGUN
Sepetçi söğüdü. Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.
KAZEVİ
Saz veya kamıştan örülmüş büyük sepet.
ÇAVELA
Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye.
KAP
İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. Kadınların giydiği kolsuz üstlük. Kapak, cilt. Kap kacak. Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.
SMAÇ
Voleybol ve teniste topu yukarıdan aşağıya doğru sertçe yere vurma, küt (III). Basketbolda yakın mesafeden topu sertçe sepete geçirme.
İŞPORTA
Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi. Açıkta yapılmış olan satış.
SELE
Yayvan, genişçe sepet. Sere. Bisikletin oturulacak yeri.
PLASE
At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma.
BASKETBOL
Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.
SEPETLİ
Sepeti olan.
SEPETSİZ
Sepeti olmayan.
LİVAR
Avlanan balıkları canlı olarak saklamak için ağzı içine doğru konik örülmüş sepet. İçinde diri balık saklanan, denizden ayrılmış havuz.
SEPELEME
Sepelemek işi.
KÜFE
Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. Kaba et, kıç. Bu sepetin alabildiği miktarda olan.
SEPETLİK
Sepet yapmaya elverişli olan. Göbek çevresindeki karın bölgesi. Yapılarda çıkıntı.
MAHFE
Deve, fil vb. hayvanların sırtına konulan, üzerine oturmaya yarayan sepet.
DAMACANA
Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe.
SEPETÇİ
Sepet yapan veya satan kimse.
KİRTİL
Büyük kabuklu deniz hayvanlarını avlamakta kullanılan, ince dallardan örülmüş sepet.