Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sepe" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sepe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sepe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sepe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SEPE
Tenha, ulaşılması zor olan yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEPE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LİVAR
Avlanan balıkları canlı olarak saklamak için ağzı içine doğru konik örülmüş sepet. İçinde diri balık saklanan, denizden ayrılmış havuz.
KİRTİL
Büyük kabuklu deniz hayvanlarını avlamakta kullanılan, ince dallardan örülmüş sepet.
SEPETÇİLİK
Sepet yapma veya satma işi.
SELE
Yayvan, genişçe sepet. Sere. Bisikletin oturulacak yeri.
SEPETLENME
Sepetlenmek işi.
DAMACANA
Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe.
KAZEVİ
Saz veya kamıştan örülmüş büyük sepet.
SEPETLEMEK
Meyve, sebze vb.ni sepete koymak, sepete yerleştirmek. Başından savmak. İşinden çıkarmak.
ÇİTEN
Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit. Kuzu ağılı.
KAP
İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. Kadınların giydiği kolsuz üstlük. Kapak, cilt. Kap kacak. Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.
KÜFE
Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. Kaba et, kıç. Bu sepetin alabildiği miktarda olan.
İŞPORTA
Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi. Açıkta yapılmış olan satış.
SEPETLEME
Sepetlemek işi.
BASKETBOL
Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.
MAHFE
Deve, fil vb. hayvanların sırtına konulan, üzerine oturmaya yarayan sepet.
SEPELEME
Sepelemek işi.
SEPETLENMEK
Sepetleme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaştırılmak, kovulmak.
PLASE
At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma.
ÇAVELA
Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye.
SEPETÇİ
Sepet yapan veya satan kimse.