Kelimeler arşivinde; içinde "sepi" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sepi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sepi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sepi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TRANSEPİTELİYAL
DİSSEPİMENT
SEPİLETMEK, SEPİLENMEK
SEPİLENME, SEPİCİLİK, SELESEPİR, SEPİLEMEK
SEPİNMEK, SEPİTMEK, SEPİŞMEK, SEPİŞKEN, SEPİRMEK, SEPİLMEK, SEPİKÜPÜ, SEPİLEME
SEPİNTİ, SEPSEPİ
SEPİLİ, SEPİCİ
SEPİT
SEPİ
SEPİ
Deri, post vb.ni kullanabilecek duruma getirmek için uygulanan işlemlerin tümü.
SEPİLENMEK
Sepileme işi yapılmak, tabaklanmak.
SEPİŞKEN
Salgın, bulaşıcı, sâri.
SEPİLETMEK
Deriyi tabaklatmak.
SEPİLMEK
Serpilmek. Deri tabaklanmak.
SEPİLENME
Sepilenmek işi.
SEPİTMEK
Kötü koku salmak, kokutmak.
SEPİRMEK
Süpürmek.
SEPİKÜPÜ
Giydikleri ya da kendisi pis kokan kimse.
TRANSEPİTELİYAL
Epitelin arasından veya epitelin bir tarafından diğer tarafına geçen.
SEPİNMEK
Sıçramak. 1.Çeyiz yapmak. 2.Hazırlanmak, hazırlık yapmak.
SEPİCİLİK
Sepicinin işi, tabaklık, debagat.
SEPİŞMEK
Serpişmek, dağılmak. Serpilmek. Yayılmak, dağılmak, bulaşmak, sirayet etmek.
SEPİLEMEK
Deri, post vb.ni kullanılabilecek bir duruma getirmek için çeşitli işlemlerden geçirmek, uygulamak, tabaklamak.
DİSSEPİMENT
Halkalı solucanlarda, her segmentte bulunan bir çift solom kesesinin arkasından gelen segmenti solom keselerinden ayıran solom epiteline verilen ad. Mercanlarda bir bölmeden diğer bölmeye uzanan kalker perdeler. 3.Birleşik olarak bulunan ovaryumlarda iki ovaryumu ayıran perde. Halkalı solucanlarda, her segmentte bulunan bir çift sölom kesesinin arkasından gelen segmenti sölom keselerinden ayıran sölom epiteli. Mercanlarda bir bölmeden diğerine uzanan kalker perdeler. Birleşik olarak bulunan ovaryumlarda iki ovaryumu ayıran perde. Her segmentde bulunan bir çift sölom kesesinin arkasından gelen segmenti sölom keselerinden ayıran sölom epiteli bölgesine verilen özel bir ad. Mercanlarda bir bölmeden bir bölmeye uzanan kalker perdeler.
SELESEPİR
Dağılmış, yıkılmış, kötü durumda.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEPİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TULA
Yüzülmüş deri. 1.Köpek yavrusu 2.Küçük köpek. 3.Köpek ile tazının birleşmesinden doğan yavru. Tuzak için kurulan aygıt. Çocuk : Usandım bıktım bu tulalardan. Yabancı. Tembel. Yüz, yanak. Yüzsüz, utanmaz, çekinmeyen. Köpek. Tuğla. İp. (Boğaz Susuz Kars). Sepilenmemiş deri.
DABAKLAMAK
Hayvan derilerini sepileyip meşin, kösele, sahtiyan haline getirmek.
ŞAPLAMAK
"Şap" diye ses çıkarmak. Bir şeyi şaplı su ile ıslatmak. Bir yapının tabanını ince kum ve çimentoyla hazırlanan karışımla sıvamak. 1.Sepicilikte deriyi şap ile işlemden geçirmek. 2.Boyanacak yünü önce şapla kaynatmak. Mıhlamak. Koyun, keçi derilerini yaşken şap ekerek bekletmek (sepicilikte).
SİYLE
Kova. Palamutlanan derinin yatırıldığı çukur (sepicilikte).
DEBAGAT
Sepicilik.
SEPİLEME
Sepilemek işi, tabaklama.
SEPİLİ
Sepilenmiş, tabaklanmış (deri, post).
TABAKHANE
Hayvan postunu kullanılacak duruma getirme işleminin yapıldığı yer, sepi yeri.
LEZAR
Kertenkele derisinin sepilenmesiyle elde edilen bir deri türü.
SOMAK
Hayvanlarda yüzün çıkıntılı ve az çok sivri olan ön bölümü. Taneleri alınmış mısır koçanı. Sepicilikte, deri işlemekte kullanılan bir çeşit ot. 1.Olgunlaşmamış üzüm salkımı. 2.Üzüm salkımından önce oluşan filiz. 3.Üzüm salkımı. 4.Zeytin ağacının ilk tomurcukları. 5.Çam ağaçlarının bir yıllık filizi. Dağda yetişen, küçük, kırmızı bir çeşit meyve. Çomağa sarılmış ip, yumak. Peynirle yapılan dürüm. Boğaz, boyun. 1.Köpek burnu. 2.Burun. Kabağın içi oyularak yapılan geyik çağırma borusu. Yaprakları dericilikte kullanılan bir çeşit yabanıl ağaç. Solukborusu, gırtlak. Sömek, mısır koçanı. Mısır kellesi. Tanesiz koçan. Denizli ili, Çivril ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. İzmir ilinde, Tire belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DEBBAĞ
Sepici.
SEPİCİ
Sepi işini yapan kimse, tabak, debbağ.
TABAK
Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.
İYİLETMEK
Sepiletmek, deriyi tabakhanede temizletip posteki haline getirmek: Gurban derisini iyilettim.
EYİLETMEK
Deri, kürk ve postu kullanabilecek hale getirmek, tabaklamak, sepilemek.
TUMAÇ
Sepilenerek boyanmış, cilalanmış deri.
PALAMUTLAMAK
Deriyi, sepilemek için palamut doldurulmuş çukura yatırmak.