Kelimeler arşivinde; içinde "sepe" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sepe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sepe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sepe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEPETLEYEBİLMEK
SEPETLEYEBİLME
TÖMBEKSEPEK, SEPENEKIRAN, SEPETKEMİĞİ, BALIKSEPETİ, SEPETLENMEK
SEPETLENME, SEPELEMEYH, SEPETLEMEK, SEPETKULPU, SEPETÇİLİK
SEPELEMEĞ, SEPETLEĞİ, SEPETLEĞE, SEPETTOPU, SULUSEPEN, YANSEPETİ, SEPELEMEK, SEPETLEME, GÖDESEPEK
SEPELEME, SEPETLİG, SEPETLEK, SEPETLİK, SEPETSİZ, SEPETÇİK, SEPENLİK, KÖRSEPEK
SEPEREK, SEPENEK, SEPETLİ, SEPETÇİ, SEPECEK
SEPENE, SEPELE
SEPEN, SEPEK, SEPET
SEPE
SEPE
Tenha, ulaşılması zor olan yer.
SEPETLEYEBİLME
Sepetleyebilmek işi.
SEPETLENMEK
Sepetleme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaştırılmak, kovulmak.
SEPETKULPU
Basık kemer veya tonoz.
SEPETÇİLİK
Sepet yapma veya satma işi.
SEPETLENME
Sepetlenmek işi.
BALIKSEPETİ
Uzun dikenlerden örülen sepet biçiminde balık tuzağı. (Miri Fatsa Ordu).
SEPETLEYEBİLMEK
Sepetleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SEPETLEĞİ
Göğüs kemiği.
SEPENEKIRAN
Bir çeşit iri üzüm.
SEPETLEMEK
Meyve, sebze vb.ni sepete koymak, sepete yerleştirmek. Başından savmak. İşinden çıkarmak.
TÖMBEKSEPEK
Köstebek.
SEPETKEMİĞİ
Kaburga kemiği, göğüs kafesi.
SEPELEMEYH
Yağmur az yağmak, çiselemek.
SEPETLEĞE
Hayvanlarda belden sonraki bölüm, sağrı.
SEPELEMEĞ
Yağmur az yağmak, çiselemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEPE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SELE
Yayvan, genişçe sepet. Sere. Bisikletin oturulacak yeri.
MAHFE
Deve, fil vb. hayvanların sırtına konulan, üzerine oturmaya yarayan sepet.
LİVAR
Avlanan balıkları canlı olarak saklamak için ağzı içine doğru konik örülmüş sepet. İçinde diri balık saklanan, denizden ayrılmış havuz.
ÇAVELA
Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye.
KAZEVİ
Saz veya kamıştan örülmüş büyük sepet.
KİRTİL
Büyük kabuklu deniz hayvanlarını avlamakta kullanılan, ince dallardan örülmüş sepet.
SEPETSİZ
Sepeti olmayan.
ÇİTEN
Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit. Kuzu ağılı.
SMAÇ
Voleybol ve teniste topu yukarıdan aşağıya doğru sertçe yere vurma, küt (III). Basketbolda yakın mesafeden topu sertçe sepete geçirme.
DAMACANA
Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe.
BASKETBOL
Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.
KÜFE
Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. Kaba et, kıç. Bu sepetin alabildiği miktarda olan.
SEPELEME
Sepelemek işi.
SEPETLİK
Sepet yapmaya elverişli olan. Göbek çevresindeki karın bölgesi. Yapılarda çıkıntı.
SEPETLİ
Sepeti olan.
İŞPORTA
Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi. Açıkta yapılmış olan satış.
PLASE
At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma.
SEPETLEME
Sepetlemek işi.
KAP
İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. Kadınların giydiği kolsuz üstlük. Kapak, cilt. Kap kacak. Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.
SEPETÇİ
Sepet yapan veya satan kimse.