Kelimeler arşivinde; içinde "reç" olan, toplam 104 tane kelime bulunuyor. İçerisinde reç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu reç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında reç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KİREÇSİZLEŞTİRMEK
KİREÇSİZLEŞTİRME
DEREÇETİNÖREN, KİREÇÇİFTLİĞİ, KİREÇSİZLENME
KİREÇSİLEMEK, KOKOREÇÇİLİK, ÖZDÖNÜŞTÜREÇ
KİREÇLENMEK, KİREÇLEŞMEK, KİREÇSİLEME, DEREÇİFTLİK
KİREÇÇİLİK, KİREÇLEŞME, REÇELCİLİK, KİREÇYEREN, ÇEVREÇEKME, ÇEVREÇELEN, DEĞİŞTİREÇ, DÖNÜŞTÜREÇ, İREÇBERLİG, KİREÇLEMEK, KİREÇLENME, KİREÇOCAĞI, OLEOREÇİNE, TATLIKİREÇ
KİREÇLEME, KOKOREÇÇİ, REÇETESİZ, KİREÇSÜTÜ, DEREÇAYLI, DEREÇEPNİ, İZDÜŞÜREÇ, KİREÇHANE, KİREÇKÖYÜ, KİREÇTAŞI
KİREÇÇİL, KİREÇLİK, KİREÇSİZ, REÇELLİK, REÇETELİ, REÇİNELİ, DEREÇATI, DEREÇİNE, DÖNDEREÇ, DÖNDÜREÇ, GINGIREÇ, GÖSTEREÇ, KİREÇKÖY, KÜREÇAYI, SINTIREÇ, SUNTUREÇ, ZINGIREÇ
KİREÇÇİ, KİREÇLİ, KOKOREÇ, REÇELCİ, İÇGÖREÇ, AKDIREÇ, AKTIREÇ, ANTİREÇ, ATTIREÇ, BAKIREÇ, GÖDÜREÇ, ISTIREÇ, İREÇBER, İVDİREÇ, KİREÇSİ, MİREÇÇİ, ÖTTÜREÇ
MAHREÇ, REÇETE, REÇİNE, BAĞREÇ, BAKREÇ, EVİREÇ, FİREÇE, GAYREÇ, GÖPREÇ, İREÇEL, PİSREÇ, REÇBER, REÇİNA, SAHREÇ
GEREÇ, KİREÇ, REÇEL, STREÇ, SÜREÇ, DEREÇ, DÜREÇ, EĞREÇ, EVREÇ, EZREÇ, FEREÇ, GÖREÇ, KEREÇ, ÖREÇE, REÇME, SAREÇ, YEREÇ
DREÇ, ÖREÇ
REÇ
REÇ
İz : Reçi kaybettik.
KİREÇLENMEK
Kireç dökülmek ya da saçılmak. Bitkilerin hücre zarlarında kalsiyum karbonat, kalsiyum oksalat vb. kalsiyum tuzları toplanmak. Kireç sürülmek. Kireç bulaşmak. Organik dokularda, dokunun görevine engel olacak derecede kalsiyum tuzları birikmek.
REÇELCİLİK
Reçelcinin işi.
KİREÇÇİFTLİĞİ
Kütahya ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÖZDÖNÜŞTÜREÇ
Birincili ve ikincili aynı sargıya bağlanmış bir dönüştüreç türü.
KİREÇSİLEMEK
Isı yardımıyla kirece çevirmek. Yüksek ısı ile kurutmak.
KİREÇLEŞME
Kireçleşmek işi.
DEREÇETİNÖREN
Bolu şehri, Mudurnu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KİREÇSİZLENME
Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun sularla eritilerek alınması. Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun, sularla eritilerek alınması.
KİREÇSİZLEŞTİRME
Kireçten arıtma.
DEREÇİFTLİK
Balıkesir ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Denizli kenti, Honaz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Giresun kenti, Alucra belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Manisa şehri, Gördes ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Yozgat ilinde, Aydıncık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KİREÇLEŞMEK
Kireç durumuna gelmek, kireçlenmek, kalkerleşmek.
KİREÇSİZLEŞTİRMEK
Kireçsiz duruma getirmek.
KİREÇÇİLİK
Kireççinin yaptığı iş.
KİREÇSİLEME
Kireçsilemek işi.
KOKOREÇÇİLİK
Kokoreççinin yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde REÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANZAROT
Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç (Sarcocolla). Alkollü içecek. Bu ağacın yara tedavisinde kullanılan reçinesi.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
ÇAMGİLLER
Kozalaklılardan, iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen, tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan, çam, köknar, ladin vb. bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası.
BİYOMEDİKAL
Tıpta tanı ve tedavi amacıyla araç ve gereçlerin üretimi, tasarımı ve iletişimi ile ilgilenen mühendislik dalı. Biyoloji ve tıpla ilgili olan.
BERGAMOT
Turunçgillerden bir ağaç (Citrus bergamia). Bu ağacın, kabuklarından reçel yapılmış olan ve esans çıkarılan meyvesi.
ASEPSİ
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.
ASELBENT
Hekimlikte ve koku yapımında kullanılan aselbent ağacından gövdesi çizilerek elde edilen bir reçine türü.
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
BARIŞ
Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
BADANA
Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.
BALSAM
Bazı ağaçlardan elde edilen, parfüm ve ilaç yapımında kullanılan reçine.
AKINDIRIK
Reçine, çam sakızı, akma.
BAKALİT
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.
ÇAVŞIR
Maydanozgillerden bir bitki (Opopanax chironium). Bu bitkinin eczacılıkta kullanılan reçinesi.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.