İçinde REM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "rem" olan, toplam 396 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu rem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

NEKTAREMENGİLLER, TROGLOTREMATİDAE

15 harfli kelimeler

HADİMÜLHAREMEYN, HÜRREMPALANGASI, ŞİREMİRTABAKLAR

14 harfli kelimeler

HİPERFOSFOREMİ, KİREMİTÇİSALİH, ŞEYHÜLHAREMEYN, TREMATODİYOZİS

13 harfli kelimeler

MİKROFİLAREMİ, PİREMEHMETAĞA, PLEUROTREMATA, PREMEDİKASYON

12 harfli kelimeler

KİREMİTÇİLİK, DEPREMSİZLİK, DEREMETLEMEK, FREMARTİNİZM, GÖĞÜMSÜREMEK, GÜLÜMSUREMEK, HACIMUHARREM, HİPERFERREMİ, HİPERKLOREMİ, HİPERKUPREMİ, HİPERNATREMİ, İRREMEDİABLE, OKSOTREMORİN, SELDİRREMEYH, ŞİREMİRÇAVUŞ, TREMATODİSİT

11 harfli kelimeler

DEPREMÇİZER, DEPREMYAZAR, KEKREMSİLİK, KİREMİTHANE, KREMATORYUM, NAMAHREMLİK, ŞEHREMANETİ, TİTREMLEMEK, DEFTEREMİNİ, DEPEREMEDEN, DEPREMBİLİM, DEPREMGÖRÜR, DEPREMÖLÇER, DİTREMEKLİK, EKSTREMİTAS, EKSTREMOFİL, EMREMSULTAN, GETİREMEMEK, HELİKOTREMA, HİPOFERREMİ, HİPOKLOREMİ, HİPOKUPREMİ, HİPONATREMİ, HİPONİTREMİ, MUHARREMLER, MUHARREMŞAH, PEREMECİLİK, PREMAKSİLLA, PREMÜNİSYON, TREMATODLAR

10 harfli kelimeler

MAHREMİYET, REMİLCİLİK, TİTREMLEME, ALAMEREMET, BİREMLEMEK, ÇENGİREMEK, ÇİĞSİREMEK, ÇİLDİREMEK, DEPREMZEDE, EKSTREMİTE, FELDİREMEK, GİLDİREMEK, GÖREMEDİYE, GÜLDÜREMEK, HAREMAĞASI, HÖLDÜREMEK, KESİKKEREM, KİREMİTLİK, KÜREMLEMEK, MEYREMHURT, SEKDİREMEN, SELDİREMEK, SENDEREMEK, SENDİREMEK, SEREMETTİN, ŞEREMETLER, TİNGİREMEK, TÖNĞÜREMEK, TREMBUCKER

9 harfli kelimeler

KİREMİTÇİ, KİREMİTLİ, KREMLEMEK, MAHREMLİK, PREMATÜRE, REMBETİKO, ŞEHREMİNİ, TEREMENTİ, BAKTEREMİ, BİKEREMİZ, BÖKUREMEK, ÇEMİREMEK, ÇEREMETÇİ, DEMİREMEK, DEPREMSİZ, DEREMAHAL, DEREMETLİ, DEREMUMLU, DİREMECAN, DİREMECEN, ESRİREMEK, EYSİREMEK, FİSİREMEK, FREMARTİN, GIREMİSSE, HAREMTEPE, HESİREMEK, HÜRREMŞAH, KEKEREMEK, KİKİREMEK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

ÇEMREMEK, EPİKEREM, GEVREMEK, HAREMEYN, HAREMLİK, KEKREMSİ, KREMASIZ, KREMLEME, KÜKREMEK, MUHARREM, MUHTEREM, NAMAHREM, PEREMECİ, SEREMONİ, SÜDREMEK, TİTREMEK, TREMOLİT, PATAKREM, BEREMERE, BİREMEDİ, BÜDREMEK, CİVREMEK, ÇIĞREMEK, ÇİĞREMEK, ÇÖPREMEK, DEBREMEK, DEPEREME, DİĞREMEK, DİREMBEÇ, DİSPİREM, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

AGREMAN, ÇEMREME, DİREMEK, EDREMİT, EKSTREM, GEVREME, KEREMPE, KİREMİT, KREMALI, KÜKREME, KÜREMEK, KÜREMSİ, LACEREM, REMİLCİ, SÜDREME, TİTREME, TÜREMEK, ÜREMSEL, VEREMLİ, BİTÜREM, BÖREMİT, BÖREMÜT, BÜTÜREM, ÇEREMÜK, DAREMEK, DEPEREM, DEREMEN, DEREMET, DİREMEÇ, DİREMEG, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

CEREME, DEPREM, DİREME, KÜREME, MAHREM, MÜBREM, PEREME, TEOREM, TİTREM, TÜREME, ÜREMEK, ÜREMİK, AREMEK, BEREME, DEBREM, DEHREM, EĞEREM, EPREME, EREMEK, EREMİK, EREMÜK, GEREME, GOREME, GÖKREM, GÖREME, GREMSE, HAREMA, HÜRREM, IREMİK, İREMAS, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

BAREM, HAREM, KEREM, KREMA, REMEL, REMİL, REMİZ, ÜREME, ÜREMİ, VEREM, AHREM, BEREM, BİREM, CEREM, DEREM, DİREM, EKREM, EVREM, GİREM, GÜREM, HEREM, İREME, KÜREM, MAREM, MEREM, ÖREME, PİREM, PÜREM, REMUK, REMZİ, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

KREM, REMİ, ÜREM, EREM, İREM

3 harfli kelimeler

REM

Bazı kelimelerin anlamları

REM

Remil. Doz eşdeğerinin eski birimi. Yeni birim: sievert(Sv) 1 rem = 10¯² j.kg¯¹. Radyasyonun dokularda yaptığı biyolojik hasarın ifadesinde kullanılan radyasyon ölçü birimi. Bir radlık yüksek voltaj X ışınlarının insan dokusuna verdiği kadar zarar vermeye yeterli radyasyon miktarı ölçüsü.

NEKTAREMENGİLLER

Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, öz ötücüler (Oscines) üst familyasından, gagaları ince ve uzun, kanatları sivri, tüyleri madeni parlaklık gösteren, küçük kuşları içine alan bir familya.

ŞİREMİRTABAKLAR

Bartın şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

TREMATODİYOZİS

Trematod enfeksiyonları.

PREMEDİKASYON

Ön anestezi.

MİKROFİLAREMİ

Dolaşım kanında mikrofilerlerin bulunması durumu.

KİREMİTÇİSALİH

Edirne şehrinde, Uzunköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

PİREMEHMETAĞA

Diyarbakır kenti, Ovabağ nahiyesine bağlı bir bölge.

DEPREMSİZLİK

Depremsiz olma durumu.

PLEUROTREMATA

Köpek balıkları.

HİPERFOSFOREMİ

Kanda aşırı miktarda fosfor bileşiklerinin bulunması.

HADİMÜLHAREMEYN

Halifeliği aldıktan sonra Osmanlı padişahlarının kullandıkları bir san.

HÜRREMPALANGASI

Erzincan ilinde, Çatalarmut nahiyesine bağlı bir bölge.

TROGLOTREMATİDAE

Kuş ve memelilerin çeşitli organları ve sinüslerinde yaşayan 10 mm den küçük, kimileri yalnızca 1-2 mm uzunlukta olan, kalın, dikenli veya pullu, oval yapılı trematod ailesi. En önemli cinsi Paragonimus'tur.

ŞEYHÜLHAREMEYN

Hac yolcularının ve sürre alayının güvenle Hicaz'a gidip dönmelerini sağlamakla görevli olan Şam valilerinin sanı.

KİREMİTÇİLİK

Kiremitçinin yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında REM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde REM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ASTİGMATİZM

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.

BİRUN

Osmanlı sarayında Harem dairesinin ve Enderun'un dışında kalan bölüm.

BASİRETSİZLİK

Gerçekleri, ileriyi ve uzağı görememe, sağgörüsüzlük.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

AKARCA

Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.

AMBALE

"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

BELEDİYE

İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

ASBEST

Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.

BİYOLOJİ

Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.

BİNDİRME

Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.

ANGUT

Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.

BINGILDAMAK

Et ve sıvı yumuşaklık veya şişmanlık sebebiyle oynamak, titremek.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

AŞIRI

Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.

BİTLENMEK

Üzerinde bit üremek.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

BAZİT

Bazit mantarların üreme organı.