REN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ren" olan, toplam 75 adet kelime bulunmaktadır. ren ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ren ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ren olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

RENKLENDİREBİLMEK

16 harfli kelimeler

RENKLENDİREBİLME

14 harfli kelimeler

RENKLENİVERMEK

13 harfli kelimeler

RENKLENDİRİCİ, RENKLENDİRMEK, RENKLENİVERME

12 harfli kelimeler

RENOPULMONER, RENKLENDİRME, RENKÖNLEYİEİ, RENKSİZLENME, RENATÜRASYON

11 harfli kelimeler

RENDELENMEK, RENKGİDEREN

10 harfli kelimeler

RENKYUVARI, RENKTEŞSİZ, RENCİDELİK, RENKSEYİCİ, RENKLENMEK, RENKTEŞLİK, RENKSERLİK, RENKSİZLİK, RENKLEMELİ, RENKÖLÇÜMÜ, RENÇPERLİK, RENKTAŞLIK, RENKSELLİK, RENDELENME, RENDELEMEK

9 harfli kelimeler

RENKLİLİK, RENKLEMEK, RENKLENME, RENKÖLÇER, RENKÖLÇME, RENKÖLÇÜM, RENKSEÇER, RENKSEMEZ, RENDELEME, RENKÇİLİK, RENDERİNG, RENKVEREN, RENGARENK, RENKYAPAN

8 harfli kelimeler

RENKLEME, RENKSEME, RENDESİZ, RENOPATİ, RENGİNAR, RENİFORM, RENİNİZM, RENKULUS

7 harfli kelimeler

RENKTAŞ, RENCİDE, RENALİS, RENKSİZ, RENKTEŞ, RENÇPER, RENKSER, RENDELİ, RENKÖZÜ, RENETTE, RENİTİS

6 harfli kelimeler

RENNİN, RENNET, RENYUM, RENKLİ, RENKÇİ, RENGİN

5 harfli kelimeler

RENİN, RENET, RENDE, RENAN, RENAL

4 harfli kelimeler

RENK, RENG

3 harfli kelimeler

REN

Bazı kelimelerin anlamları

REN

Böbrek.

RENKLENİVERMEK

Aniden renkli duruma gelmek.

RENKYUVARI

Güneş'in ışıkyuvarını saran, yaklaşık 10000 km. kalınlığındaki küre kabuğu.

RENOPULMONER

Hem böbrek hem de akciğerlerle ilgili olan.

RENKLENDİREBİLME

Renklendirebilmek işi.

RENKLENDİRMEK

Bir şeyin renkli olmasını sağlamak. Neşelendirmek, canlılık ve hareket kazandırmak.

RENKSİZLENME

Isıl işlem ya da yüzey işleminin yanlış uygulanması sonucu, metal yüzeylerin, renklerini yitirmeleri ya da lekeli bir görünüş kazanmaları olayı.

RENKGİDEREN

Bazı maddelerin rengini yok etmekte kullanılan kimyasal madde.

RENKLENİVERME

Renklenivermek işi.

RENKTEŞSİZ

Birlikte etki yaptıklarında farklı renk duyulanmaları doğuran renk uyartıları.

RENKÖNLEYİEİ

Ters bağdaşımda, dalgalıktan gelen ya da almaçta oluşan parazitlerin, renk eşlemesi imi olmadığı vakit istenmeyen renge yol açmaması için, bu imlere ayrılan yükselteçleri çalıştırmayan düzen.

RENKLENDİRİCİ

Renk veren madde. Fotoğrafçılıkta renk yaratma işlemini yapan alet. Şeker, pasta, dondurma vb. besinlere organik veya inorganik olarak eklenen madde.

RENATÜRASYON

Denatürasyona uğratılmış kimyasal bir bileşiğin, belli bağlarını bozan etkilerin kaldırılması ile üç boyutlu yapısını tekrar kazanması. Denatüre olmuş proteinlerin tekrar eski yapılarına dönmesi. Denatüre olmuş proteinlerin denatüre edici koşullar uzaklaştırıldığında yeniden doğal yapı ve işlevlerine dönmesi.

RENKLENDİREBİLMEK

Renklendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

RENKLENDİRME

Renklendirmek işi. Kimyasal işlemlerle tek renkli pozitif görüntüde değişik renkli sonuçlar elde etme.

RENDELENMEK

Rendeleme işi yapılmak.

  -   -   -  

Anlamında REN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde REN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇELYA

Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ABU

Şaşma ve korku bildiren bir söz.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

AÇIKLAŞMAK

Açık duruma gelmek. Rengi açılmak.

ABADİ

Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ACEMBORUSU

Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AÇIKLAŞTIRMAK

Açık duruma getirmek. Rengini açtırmak.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).