Kelimeler arşivinde; içinde "rer" olan, toplam 59 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rer bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu rer ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rer olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TİTRERSİNEKLER
ÇERERÜBAKMAK, VUŞERERİOZİS
DÖRTLERERKİ, TİTRERSİNEK
PREREKRUİT, MUKARRERAT, MÜKERREREN, ÇERERİŞMEK
KARERAMAK, GİRERTESİ, SİVRERMEK, TİTRERCİK
YILDIRER, HİSARERİ, KİRERMEK, NURERSİN, MUHARRER, GERERMEK, PRERENAL, SEYREREK, MUKARRER, MÜKERRER, DİGERERE, SÜRERLİK, ÇERERMEK
SÜRERGE, TANIRER, ZERERLİ, OBİRERİ, YARARER, HERERET, İRERMEK, BELÖRER, BİRERLİ, ÇAKIRER, DEMİRER
TORERO, MORERA, ACARER, UYARER, UÇARER, GERERE, TEHRER
KERER, ZERER, GARER, SİRER, GERER, GÜRER, HARER, HERER, NURER, KORER, BİRER
ERER, ARER, FRER
RER
RER
Granüllü endoplazmik retikulum.
MÜKERREREN
Tekrarlanarak, tekrar edilmiş olarak.
ÇERERÜBAKMAK
Gözlerini fazla açıp bakmak.
TİTRERSİNEK
Yaza doğru sulak bölgelerde ortaya çıkan ve raslansal olarak memeleri kurtlandırıp sütün değerini düşüren küçük sinek; tüysinek. Chironomidae ailesinde bulunan ısırıkları oldukça acı verici, Mansonella ozzardi ve Dipetalonema perstans'a vektörlük yapan küçük kanatlı sinekler.
HİSARERİ
Kale gözeticiliği ile görevli asker.
VUŞERERİOZİS
Wuchereria cinsi nematodların neden olduğu enfeksiyon.
TİTRERCİK
Özellikle katı ortam içinde görülen, belli dalga boyundaki titreşimlerin her bir nicem taneciği. Ses erkesi nicemini gösterdiği varsayılan parçacık.
DÖRTLERERKİ
Siyasal erkin dört kişi elinde bulunduğu yönetim biçimi.
ÇERERİŞMEK
Parıldaşmak.
MUKARRERAT
Alınan kararlar, kararlaştırılmış şeyler.
KARERAMAK
Okunan bir yazıyı ya da bir olayı tam olarak anlamak.
GİRERTESİ
Gerdek gününe rastlayan pazartesi.
YILDIRER
Parlak, ışık saçan kimse.
SİVRERMEK
Boyu uzamak, büyümek. Sivrilmek.
PREREKRUİT
Avlanma evresine henüz erişmemiş olan balık.
TİTRERSİNEKLER
İnce gövdeli, çok ince bacaklı, dar kanatlı sinek türlerini içine alan ve sağlığımız için az çok önem taşıyan iplikboynuzlular familyası.
Bu bölümde tanımı içerisinde RER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
ANTRASİT
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
ANT
Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
AKŞAMLAMAK
Bütün günü bir yerde veya bir işte geçirerek akşama erişmek, akşamı bulmak. Ay dolunay durumundan sonra geç doğmak. Akşamı bir yerde geçirmek.
AHİT
Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant. Devir, zaman. Antlaşma.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
ASETİLEN
Renksiz, sarımsak kokulu, güçlü ve beyaz bir ışık vererek yanan hidrokarbonlu bir gaz.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
ARKALAMAK
Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
ANMAK
Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak. Adlandırmak. Bir armağanla birinin gönlünü almak.
AFALLATMAK
Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.