Kelimeler arşivinde; içinde "remi" olan, toplam 68 tane kelime bulunuyor. İçerisinde remi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu remi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında remi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ŞİREMİRTABAKLAR
KİREMİTÇİSALİH, HİPERFOSFOREMİ
MİKROFİLAREMİ
KİREMİTÇİLİK, HİPERFERREMİ, ŞİREMİRÇAVUŞ, HİPERKLOREMİ, HİPERKUPREMİ, HİPERNATREMİ
HİPOKLOREMİ, EKSTREMİTAS, DEFTEREMİNİ, HİPOFERREMİ, HİPOKUPREMİ, HİPONATREMİ, HİPONİTREMİ, KİREMİTHANE
REMİLCİLİK, MAHREMİYET, EKSTREMİTE, KİREMİTLİK
OKTÜREMİŞ, GIREMİSSE, KİREMİTÇİ, KİREMİTLİ, TOREMİFEN, ŞEHREMİNİ, REMİTTENT, BAKTEREMİ, BİKEREMİZ
TULAREMİ, FREMİTUS, KATREMİZ, REMİSYON, HİPEREMİ, ERİTREMİ, HEREMİZE, HAREMİCİ
PREMİKS, SAPREMİ, SAREMİN, NATREMİ, KUPREMİ, KLOREMİ, KİREMİT, NEFREMİ, İREMİLE, KEREMİT, EDREMİT, REMİLCİ, HİDREMİ, HEREMİZ, GEREMİT, FERREMİ, BÖREMİT
VİREMİ, ÜREMİK, REMİKS, REMİDE, EREMİK, KÜREMİ, IREMİK, İREMİK
ÜREMİ, REMİZ, REMİL
REMİ
REMİ
Genellikle dört kişi arasında elli kâğıtlık bir deste ve iki jokerle oynanan bir iskambil oyunu.
HİPERNATREMİ
Kanda sodyumunun aşırı miktarda artması, natremi. Kanda aşırı miktarda sodyum bulunması.
HİPOKUPREMİ
Kanda bakır düzeyinin aşırı derecede düşük olması.
KİREMİTÇİSALİH
Edirne şehrinde, Uzunköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
HİPERKUPREMİ
Kanda aşırı miktarda bakır bulunması.
HİPERFOSFOREMİ
Kanda aşırı miktarda fosfor bileşiklerinin bulunması.
HİPERFERREMİ
Kanda aşırı demir bulunması, hiperferrisemi. Kanda aşırı miktarda demir birikmesi.
HİPERKLOREMİ
Kan klor düzeyinde artış.
HİPOKLOREMİ
Kanda klor düzeyinin normalin altına inmesi. Kanda klor düzeyinin normalin altına düşmesi.
EKSTREMİTAS
Kol-bacak, taraf, uç, en dış uç.
DEFTEREMİNİ
Defterhanede yazım defterlerinin korunması, bakımı ve kullanılışı işlerine bakan kalemin başkanı.
ŞİREMİRÇAVUŞ
Bartın ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KİREMİTÇİLİK
Kiremitçinin yaptığı iş.
ŞİREMİRTABAKLAR
Bartın şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
MİKROFİLAREMİ
Dolaşım kanında mikrofilerlerin bulunması durumu.
HİPOFERREMİ
Kanda demir düzeyinin azalması. Kanda demir seviyesinin azalması.
Bu bölümde tanımı içerisinde REMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
GİZLİLİK
Gizli olma durumu, mahremiyet.
HARTAMA
Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta.
MELEZ
Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş (hayvan veya bitki), kırma, azma, hibrit, metis. Katışık, karışık. Değişik ırkta ana babadan doğmuş olan (kimse).
HORASAN
Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve su ile karıştırılmasından elde edilen bir harç türü. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
KİREMİTÇİ
Kiremit yapan, satan veya döşeyen kimse.
KİREMİTLİ
Kiremidi olan.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
MAHYACI
Mahya yapan kimse. Kiremit aktarıcısı.
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
KELAYNAK
Leylekgillerden, yeryüzünde yalnız Birecik'te, Fırat vadisini çeviren kayalarda yaşayan, başı tüysüz, uzun gagalı bir kuş (Geronticus eremita).
DERE
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
BİZİMKİ
Bizim olan, bizimle ilgili olan. Kadınların kocalarından, kocaların karılarından söz ederken kullandıkları söz. Yakın çevremizde olan bir kimseden söz ederken kullanılan bir söz.
KARŞITLIK
Karşıt olma durumu, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast. İki organ, iki sistem arasındaki görevlerin zıt olması durumu, karşı gelim. Bir teoremin karşıtının da doğru olması durumu. Başkalarının istek, dilek veya buyruklarının tersine davranma eğilimi.
DOKUNUM
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise.
KİREMİTHANE
Kiremit yapılmış olan yer.
KONYAK
İspirto derecesi yüksek, özel kokulu, kiremit renginde bir içki türü, kanyak.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.