Kelimeler arşivinde; içinde "renk" olan, toplam 120 tane kelime bulunuyor. İçerisinde renk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu renk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında renk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
RENKLENDİREBİLMEK
RENKLENDİREBİLME
TERVUERENKÖPEĞİ
FRENKLEŞTİRMEK, LARENGOFARENKS, RENKLENİVERMEK
RENKLENDİRİCİ, RENKLENDİRMEK, FRENKLEŞTİRME, RENKLENİVERME, TEKRENKÇİLLİK
RENKLENDİRME, ÇİĞRENKÇİLER, ÇİĞRENKÇİLİK, RENKÖNLEYİEİ, RENKSİZLENME, ÜÇRENKÇİLLİK
FRENKLEŞMEK, RENKGİDEREN, AKÖRENKIŞLA, FRENKGÖREĞİ, HİPOFARENKS, NAZOFARENKS, SİTOFARENKS, YARENKİLİDİ
ORNİTORENK, RENKLENMEK, RENKSİZLİK, RENKTAŞLIK, DİRENKARGA, EPİFARENKS, FRENKLEŞME, KLORENKİMA, OROFARENKS, RENKLEMELİ, RENKÖLÇÜMÜ, RENKSELLİK, RENKSERLİK, RENKSEYİCİ, RENKTEŞLİK, RENKTEŞSİZ, RENKYUVARI
RENKLEMEK, RENKLENME, RENKLİLİK, RENKÖLÇER, RENKSEMEZ, ŞEKERRENK, ERENKAVAK, FRENKELİA, GERENKOVA, KIRIKRENK, PARENKİMA, PENEVRENK, RENGARENK, RENKÇİLİK, RENKÖLÇME, RENKÖLÇÜM, RENKSEÇER, RENKVEREN, RENKYAPAN, SAĞIRRENK, TEKRENKLİ
FRENKLİK, RENKLEME, BEDİRENK, ERENKARA, ERENKAYA, ERENKOCA, EVRENKÖY, GERENKÖY, ÖRENKALE, ÖRENKAYA, ÖRENKENT, ÖRENKUYU, PARENKİM, RENKSEME, RENKULUS, SERENKÖY, SÜRENKÖK
PÖHRENK, RENKSER, RENKSİZ, RENKTAŞ, BÖHRENK, CEHRENK, ÇİĞRENK, ERENKÖY, FARENKS, FRENKÇE, GÜLRENK, İRENKLİ, LARENKS, MEFRENK, ÖDÜRENK, ÖRENKÖY, PEHRENK, POĞRENK, POHRENK, PÖĞRENK, PÖVRENK, PÖYRENK, PÜHRENK, RENKÖZÜ, RENKTEŞ, TUVRENK
RENKÇİ, RENKLİ, CİRENK, ETRENK, FERENK, FİRENK, HERENK, HÖRENK, KÜRENK, PÖRENK, PÜRENK
FRENK, İRENK
RENK
RENK
Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.
RENKLENDİREBİLMEK
Renklendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
RENKLENDİRME
Renklendirmek işi. Kimyasal işlemlerle tek renkli pozitif görüntüde değişik renkli sonuçlar elde etme.
FRENKLEŞTİRME
Frenkleştirmek işi.
ÇİĞRENKÇİLİK
(Resim) 2. y.y.ın başlangıcında ilk kez izlenimciliğin kırık renklerini bırakıp gereğinden çok arı renkler kullanarak abartılmış doğa biçimlerini gösteren resim anlayışı.
RENKLENDİREBİLME
Renklendirebilmek işi.
RENKLENDİRMEK
Bir şeyin renkli olmasını sağlamak. Neşelendirmek, canlılık ve hareket kazandırmak.
TERVUERENKÖPEĞİ
Tüyleri çift katlı ve gür, orta uzunlukta veya uzun, bacakların arka yüzlerinde, boyun çevresinde ve kuyrukta tüyleri daha gür ve uzun, tüy rengi kahverengi, kızıl veya seyrek olarak gri, tüylerinin uçları siyah renkte olması nedeniyle vücutta Alman kurt köpeğinde olduğu gibi siyah renk geçişi bulunan Belçika çoban köpeği.
RENKLENDİRİCİ
Renk veren madde. Fotoğrafçılıkta renk yaratma işlemini yapan alet. Şeker, pasta, dondurma vb. besinlere organik veya inorganik olarak eklenen madde.
TEKRENKÇİLLİK
Kırmızı, yeşil, mavi renklere duyarlı üç tür koniden iki türün çalışmaması sonucu renk değil, yalnızca ışıklılıkları algılama durumu; renk körlüğü.
RENKÖNLEYİEİ
Ters bağdaşımda, dalgalıktan gelen ya da almaçta oluşan parazitlerin, renk eşlemesi imi olmadığı vakit istenmeyen renge yol açmaması için, bu imlere ayrılan yükselteçleri çalıştırmayan düzen.
RENKLENİVERMEK
Aniden renkli duruma gelmek.
RENKLENİVERME
Renklenivermek işi.
LARENGOFARENKS
Yutağın gırtlakla ilişkili, epitel katmanı çok katlı yassı ve epitel altı gevşek bağ dokudan oluşan bölümü.
ÇİĞRENKÇİLER
(Resim) Çiğrenkçilik anlayışında resim yapan sanatçılara verilen ad.
FRENKLEŞTİRMEK
Frenklere özgü yaşayış tarzı kazandırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde RENK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
AKÇIL
Rengi atmış, ağarmış. İçinde ak renk bulunan.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AKDUT
Beyaz renkte olan dut.
AKROMATOPSİ
Renk körlüğü.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AKLI
Beyazı bulunan, beyaz renkli.