Kelimeler arşivi içinde; başında "renk" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. renk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu renk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde renk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RENKLENDİREBİLMEK
RENKLENDİREBİLME
RENKLENİVERMEK
RENKLENİVERME, RENKLENDİRMEK, RENKLENDİRİCİ
RENKÖNLEYİEİ, RENKSİZLENME, RENKLENDİRME
RENKGİDEREN
RENKSİZLİK, RENKTAŞLIK, RENKTEŞLİK, RENKTEŞSİZ, RENKYUVARI, RENKSEYİCİ, RENKSERLİK, RENKSELLİK, RENKÖLÇÜMÜ, RENKLEMELİ, RENKLENMEK
RENKSEMEZ, RENKLEMEK, RENKLENME, RENKÖLÇME, RENKÇİLİK, RENKLİLİK, RENKSEÇER, RENKVEREN, RENKÖLÇER, RENKYAPAN, RENKÖLÇÜM
RENKSEME, RENKULUS, RENKLEME
RENKSİZ, RENKTEŞ, RENKTAŞ, RENKSER, RENKÖZÜ
RENKLİ, RENKÇİ
RENK
RENK
Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.
RENKGİDEREN
Bazı maddelerin rengini yok etmekte kullanılan kimyasal madde.
RENKÖNLEYİEİ
Ters bağdaşımda, dalgalıktan gelen ya da almaçta oluşan parazitlerin, renk eşlemesi imi olmadığı vakit istenmeyen renge yol açmaması için, bu imlere ayrılan yükselteçleri çalıştırmayan düzen.
RENKLENDİRMEK
Bir şeyin renkli olmasını sağlamak. Neşelendirmek, canlılık ve hareket kazandırmak.
RENKTEŞLİK
(karşılık: homokromi), Organizmaların kendi renklerini içinde yaşadıkları ortam rengine uydurmaları ya da ortamın rengine uygun renklere sahip olmaları durumu.
RENKSİZLENME
Isıl işlem ya da yüzey işleminin yanlış uygulanması sonucu, metal yüzeylerin, renklerini yitirmeleri ya da lekeli bir görünüş kazanmaları olayı.
RENKLENDİREBİLME
Renklendirebilmek işi.
RENKTAŞLIK
Aynı renge bağlı olma veya aynı rengi taşıma, renktaş olma durumu. Bir hayvanla yaşadığı ortamda renk benzerliği sağlayarak hayvanın görülmesini, hiç değilse insan gözüyle görülmesini zorlaştıran renk özdeşliği.
RENKLENDİREBİLMEK
Renklendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
RENKLENİVERME
Renklenivermek işi.
RENKSİZLİK
Renksiz olma durumu. Kendini belirtecek, göze çarpıcı niteliği olmama durumu.
RENKYUVARI
Güneş'in ışıkyuvarını saran, yaklaşık 10000 km. kalınlığındaki küre kabuğu.
RENKLENDİRİCİ
Renk veren madde. Fotoğrafçılıkta renk yaratma işlemini yapan alet. Şeker, pasta, dondurma vb. besinlere organik veya inorganik olarak eklenen madde.
RENKLENDİRME
Renklendirmek işi. Kimyasal işlemlerle tek renkli pozitif görüntüde değişik renkli sonuçlar elde etme.
RENKTEŞSİZ
Birlikte etki yaptıklarında farklı renk duyulanmaları doğuran renk uyartıları.
RENKLENİVERMEK
Aniden renkli duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde RENK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKDUT
Beyaz renkte olan dut.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
AKLI
Beyazı bulunan, beyaz renkli.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
AKÇIL
Rengi atmış, ağarmış. İçinde ak renk bulunan.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.
AKROMATOPSİ
Renk körlüğü.