Kelimeler arşivinde; içinde "rest" olan, toplam 39 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rest bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu rest ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rest olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MENFAATPERESTLİK
HAYALPERESTLİK
ATEŞPERESTLİK, MENFAATPEREST
MACERAPEREST, PUTPERESTLİK, ŞEHVETPEREST, HİPERESTETİK, KERESTECİLİK, HAKPERESTLİK
HİPERESTEZİ, PERESTİŞKAR, HAYALPEREST, POSTRESTANT, ŞEKİLPEREST, RESTORASYON, RESTİTÜSYON
PRESTERNUM, KERESTELİK, ATEŞPEREST, RESTLEŞMEK
GÖRESTMEK, HAKPEREST, PARESTEZİ, KERESTECİ, KERESTELİ, RESTLEŞME, PUTPEREST
PERESTİŞ, NEVRESTE, RESTORAN
PRESTİJ, VARESTE, RESTORE, PERESTE, KERESTE
ARREST, PRESTO
REST
REST
Pokerde, bir oyuncunun önündeki paranın tümü. Karşı çıkış.
HİPERESTEZİ
Bir uyarıma karşı anormal ve aşırı derecede duyarlı olma durumu.
POSTRESTANT
Alıcısı tarafından postaneden alınmak üzere gönderilen mektup veya paket.
MACERAPEREST
Maceracı.
ATEŞPERESTLİK
Ateşperest olma durumu.
ŞEKİLPEREST
Biçimci.
HAYALPERESTLİK
Hayalcilik.
PERESTİŞKAR
Tapınan. Delicesine seven.
KERESTECİLİK
Kerestecinin yaptığı iş.
HAYALPEREST
Hayalci.
MENFAATPERESTLİK
Çıkarcılık.
HİPERESTETİK
Hiperestezi durumu gösteren, hiperesteziden etkilenen.
MENFAATPEREST
Çıkarcı.
PUTPERESTLİK
Fetişizm.
ŞEHVETPEREST
Şehvete, cinsel isteklerine aşırı derecede düşkün olan.
HAKPERESTLİK
Hakseverlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde REST geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
DİŞBUDAK
Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç, demircik (Fraxinus excelsior). Bu ağaçtan yapılmış.
GÜRGEN
Gürgengillerden, Karadeniz kıyılarındaki ormanlarda çok yetişen, kerestesi değerli bir ağaç, karagürgen (Carpinus betulus). Bu ağaçtan yapılmış.
HAKSEVERLİK
Haksever olma durumu, hakperestlik.
CEVİZ
Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia). Bu ağacın kerestesinden yapılmış. Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
AZMAN
Aşırı gelişmiş. Kerestelik tomruk.
GÜRGENGİLLER
İki çeneklilerden, gürgen, huş, fındık, kızılağaç vb. kerestelik ağaçları içine alan, çiçek durumları tırtılsı bir familya.
HAKSEVER
Doğru bildiği şeyden ayrılmayan (kimse), hakperest.
FETİŞİZM
İlkel toplumlarda doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesnelere tapınma, tapıncakçılık, putperestlik. Karşı cinsin giysi vb. şeyleriyle cinsel coşku ve doygunluk sağlama.
ÇANDI
Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
BURUK
Burulmuş olan. Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse). Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Tadı kekre olan (meyve).
HAYALCİ
Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse, ütopist. Hayale kapılan, hayal kuran, hayalperest, hayalperver. Karagözcü.
ÇİTLEMBİK
Kara ağaçgillerden, düz kabuklu, kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç, çıtlık, menengiç (Celtis australis). Bu ağacın mercimekten büyük, yuvarlak, buruk lezzette meyvesi.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
ÇIKARCILIK
Çıkarcı olma durumu, çıkarseverlik, menfaatçilik, menfaatperestlik, menfaatperverlik, menfaat düşkünlüğü.
ÇAPLAMAK
Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak. Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
ÇIKARCI
Yalnız kendi çıkarını düşünen, çıkarını kollayan (kimse), çıkarsever, menfaatçi, menfaat düşkünü, menfaatperest, menfaatperver, menfaattar.