İçinde RETE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "rete" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rete bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu rete ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rete olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ÜRETEROPİYELİTİS, ÜRETEROKOLOSTOMİ

15 harfli kelimeler

ÜRETEROLİTİAZİS

14 harfli kelimeler

PERİURETERİTİS

13 harfli kelimeler

ÜROPİYOÜRETER, SEKRETERYALIK

12 harfli kelimeler

TÜRETEBİLMEK, TELESEKRETER, ÖĞRETEBİLMEK, ÜRETEREKTOMİ, ÜRETEROGRAFİ, DİRETEBİLMEK

11 harfli kelimeler

ÖĞRETEBİLME, HİDROÜRETER, PARETEKİYUM, ÜRETEBİLMEK, TÜRETEBİLME, DİRETEBİLME, ÜRETERORAFİ, SEKRETERLİK

10 harfli kelimeler

ÜRETERİTİS, ÜRETEROLİT, PİYOÜRETER, ÇADIRETEĞİ, RETENSİYON, SEKRETERYA, ÜRETEBİLME, ÜRETEROSEL

9 harfli kelimeler

PRETEKSTA, ÜROÜRETER, ÇEVRETEPE, KRETENİZM

8 harfli kelimeler

TERETELİ, İDARETEN, DERETEPE, ÇADIRETE, SEKRETER

7 harfli kelimeler

ŞİVRETE, ERETEJE

6 harfli kelimeler

ÜRETER, KERETE, BERETE, ÜRETEÇ, KRETEN

4 harfli kelimeler

RETE

Bazı kelimelerin anlamları

RETE

Ağ, şebeke, örtü.

HİDROÜRETER

Tıkanmaya bağlı olarak üreterin genişlemesi.

PARETEKİYUM

Alg gövdesinde açılıp kapanabilir boşluk.

SEKRETERYALIK

Sekreterin yaptığı iş.

TELESEKRETER

Telefon cihazının içinde yer alan, arayanların mesajlarını kaydeden araç.

ÖĞRETEBİLME

Öğretebilmek işi.

PERİURETERİTİS

Üreteri saran dokuların yangısı.

DİRETEBİLMEK

Diretme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÜROPİYOÜRETER

Üreterde idrar ve irin toplanması.

ÜRETEREKTOMİ

Üreterin ameliyatla çıkarılması.

TÜRETEBİLMEK

Türetme imkânı veya olasılığı bulunmak. Türetmeyi becermek.

ÜRETEROGRAFİ

Kontrast maddenin üretere geçişinden sonra görüntü alınması.

ÜRETEROPİYELİTİS

Böbrek pelvisi ve idrar kanalının yangısı.

ÜRETEROLİTİAZİS

Üreterde idrar taşı oluşumu.

ÜRETEROKOLOSTOMİ

Üreterin idrar torbasından ayrılarak kolona tespit edilmesi.

ÖĞRETEBİLMEK

Öğretme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında RETE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RETE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FOLKLORCU

Halk bilimci. Halk oyunlarını öğreten veya oynayan kimse.

ELEKTROMOTOR

Elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren cihaz. Mekanik veya kimyasal bir etki altında elektrik üreten araç.

DAYATMACI

İstediğini yaptırmada baskı uygulayan, direten, empoze eden.

GÜLCÜ

Gül üreten veya alıp satan kimse.

ERCİK

Çiçek tozu üreten ve on tanesi çeşitli biçimde birleşerek erkek organı meydana getiren çiçek kısmı.

GELMEK

Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

İADEİZİYARET

Daha önce yapılmış olan ziyarete ziyaretle karşılık verme.

EKİCİ

Herhangi bir tarım ürününü üreten, tarımla uğraşan çiftçi. Birini uydurma bir sebeple bırakıp giden, atlatan kimse.

ÇÖMEZ

Medreselerde müderrisin hizmetine bakan ve ondan ders alan öğrenci. Acemi. Birinin kendi işini öğreterek yetiştirmeye başladığı kimse.

HOCA

Müslümanlıkta din görevlisi. Öğretmen. Medresede öğrenim gören sarıklı, cübbeli din adamı. Akıl öğreten, öğüt veren kimse.

ÇİMENTOCU

Çimento üreten veya satan kimse.

ELEKTROJEN

Elektrik üreten (sistem).

ALTERNATÖR

Dalgalı akım üreteci.

DOGMACILIK

Öne sürülen öğreti ve ilkeleri eleştirmeden doğru olarak benimseyen ve benimsediği varsayımlardan katı bir yöntemle önermeler türeten anlayış, dogmatizm.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

DİNAMO

Üreteç. Sürükleyici.

DALAK

Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.

DURUK

Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen, statik, dinamik karşıtı. Dalgalı akımlı elektrik motor veya üreteçlerinde hareketsiz bölüm, stator. Kuvvetlerin dengelenmesiyle ilgili olan. Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı, statik.

DİNAMİTÇİ

Dinamit üreten, satan veya patlatılma işinde çalışan kimse.

FELAKET

Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Çok kötü. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü.