Sonu REVİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "revi" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. Sonu revi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında revi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde revi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

DÜŞKÜNLEREVİ

11 harfli kelimeler

SAYRILAREVİ

10 harfli kelimeler

İKİZLEREVİ

9 harfli kelimeler

TANDIREVİ

8 harfli kelimeler

HUZUREVİ, UŞKUREVİ

7 harfli kelimeler

DEMREVİ, DAİREVİ, KÖSREVİ, PEŞREVİ

6 harfli kelimeler

KÜREVİ, UHREVİ, BEREVİ, GEREVİ, SEREVİ, VEREVİ, YEREVİ

4 harfli kelimeler

REVİ

Bazı kelimelerin anlamları

REVİ

Uyaklarda son ses. Uyak olan sözcüklerde son ses.

TANDIREVİ

Mutfak. Ekmek yapılan yer.

İKİZLEREVİ

Orion takımyıldızının a yıldızı, aori.

BEREVİ

Az ışıkta görememe hastalığı. Yaramaz, haylaz.

KÜREVİ

Küresel, toparlak.

DÜŞKÜNLEREVİ

Çalışma gücünden yoksun, kazancı olmayan yoksul kimselerin barındırıldığı toplumsal bir yardım kuruluşu, bakım yurdu, darülaceze.

KÖSREVİ

Ateş karıştırmaya yarayan bir ucu yanmış odun, tahta. Bileği taşı.

DAİREVİ

Dairesel.

GEREVİ

Meyveleri çekmeye yarayan ucu çatal sırık. Ucu kendiliğinden dirsekli meyve toplama sırığı.

HUZUREVİ

Yaşlanmış kimselerin bakımlarının yapıldığı ve barındığı kurum.

DEMREVİ

Temriye, egzama.

PEŞREVİ

Âşık öykülerinde, bazen mani biçiminde, bazen Köroğlu türküleri olarak kesimler arasına yerleştirilen parçalara verilen, ad.

UŞKUREVİ

Don ya da şalvarın bele gelen kesimine uçkur geçirmek için yapılan yer.

SAYRILAREVİ

Hastane.

SEREVİ

Sersem, budala.

UHREVİ

Öbür dünya ile ilgili, ahiret ile ilgili, dünyevi karşıtı.

  -   -   -  

Anlamında REVİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde REVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALBAYLIK

Albay olma durumu, miralaylık. Albayın rütbesi. Albayın görevi.

ASALET

Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

ASESBAŞI

Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı.

BAKICI

Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.

AZLETMEK

Bir kişiyi görevinden almak, uzaklaştırmak.

ALBAY

Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.

AZLOLUNMAK

Görevinden alınmak, görevinden çıkarılmak.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

AYLIK

Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş. Bir ay içinde olan. Bir ay için. Ayda bir kez yapılmış olan veya çıkan. Belirli aydan beri var olan. Bir ay süren, mahiye.

AYVAZLIK

Ayvazın görevi.

AŞÇIBAŞILIK

Aşçıbaşı olma durumu, aşçıbaşının görevi.

ASKER

Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.

ASTEĞMENLİK

Asteğmen olma durumu. Asteğmenin rütbesi. Asteğmenin görevi.

AYGIT

Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

AYIRTMANLIK

Ayırtmanın görevi, mümeyyizlik.

AKTÖRLÜK

Aktörün görevi, aktörün yaptığı iş.

ASTRONOTLUK

Uzay adamı olma durumu. Uzay adamının görevi.

ASTSUBAYLIK

Astsubay olma durumu. Astsubayın görevi.