Kelimeler arşivi içinde; sonunda "reya" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu reya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında reya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde reya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
REYA
Arapça kökenli reâyâ: reaya; tebaa; millet; ulus.
Bu bölümde tanımı içerisinde REYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YAYIK
Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine. Yayılmış, yayvan.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
SANDVİÇ
İki ince ekmek dilimi arasına tereyağı, peynir, sucuk vb. konularak hazırlanan yiyecek.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
GEÇMEK
Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
TEREYAĞLI
Tereyağı ile yapılmış.
PÖTİBÖR
Çifte fırınlanmış, tereyağlı, dikdörtgen biçiminde, kenarları tırtıklı bir bisküvi türü.
SAĞYAĞ
Tereyağı.
ANATTO
Tereyağı, margarin, peynir, dumanlanmış balık ve benzerleri ürünlere renk vermek amacıyla kullanılan, aynı adlı bitkinin tohumlarından elde edilen doğal renklendirici.
KUYMAK
Mısır ununun erimiş tereyağıyla kavrulması, su eklenmesi, bir miktar peynir katılması ve bir süre kaynatılmasıyla elde edilen yemek. Karadeniz bölgesinde ve özellikle Trabzon'da yapılmış olan bir yemek türü.
PİRUHİ
Un, yumurta, tulum peyniri, tereyağı, et suyu ve ceviz içinden yapılmış olan bir hamur yemeği.
HAYDARİ
Dervişlerin giydiği kolsuz, kısa, aba, hırka. Süzme yoğurt, sarımsak, nane, dereotu ve tereyağı karışımıyla hazırlanan bir meze türü.
SÜTÇÜLÜK
Süt satma işi. Sütten kaymak, tereyağı, yoğurt, peynir vb. ürünler elde etme işi.
KURANDER
Hava akımı, cereyan.
SADEYAĞ
Tereyağı.
AKIRGAN
Mecra, yatak, kuru sel yarıntıları, dere yatağı. Cereyan, akıntı. Tomruğun içinden çıkan yağlı çam.
BEŞAMEL
Et yemekleri için tereyağı, un ve sütle yapılmış olan bir sos türü.
KRONOGRAF
Süreyazar.
VEJETARİZM
Sağlığı koruma veya tedavi amacıyla yapılan, süt, tereyağı, yumurta, bal vb. hayvansal gıda maddelerinin de yer aldığı beslenme rejimi.
ANAFORLU
Akıntılı, cereyanlı.