Kelimeler arşivinde; içinde "ota" olan, toplam 243 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ota bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ota ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ota olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
POTANSİYALİZASYON
POTAMOGETONACEAE
HİPOPOTAMGİLLER, POTANSİYELÖLÇER, POTANSİYELÖLÇÜM
İDİYOTAKSONOMİ, MİKROPROTALLUS, POTAMOPLANKTON, POTANSİYOMETRE, POTANSİYOMETRİ
TRİKOTAJCILIK, ENDOPTERYGOTA, HİPERPOTASEMİ, MAGNETOTAKSİS, POTANSİYOSTAT, SİTOTAKSONOMİ, YUKARIKOTANLI
BOTANİKÇİLİK, HİPOTANSİYON, LOTARYACILIK, PROTAKTİNYUM, SABOTAJCILIK, TOTALİTARİZM, AMOEBOTAENİA, AŞAĞIKOTANLI, ELEKTROTAKSİ, GASTROTAKSİS, HETEROTALLİK, İZOTAKOFOREZ, KOTARABİLMEK, LEVOROTATORİ, MOTALPENDİRİ, MUTAROTASYON, PALEOBOTANİK, ROTATİFÇİLİK, ROTAVERSİYON
FOTOTAKTİZM, GLİKOTAKSİS, HAEMATOPOTA, HİPOTALAMİK, HİPOTALAMUS, KOTARABİLME, MAKROBİYOTA, MİKROBİYOTA, POTAMOGETON, PROTAGONİST, TİBİOTARSUS, TİBYOTARSUS, TOTALVİSİON
KOTARILMAK, POTANSİYEL, ŞİMİOTAKSİ, TRİKOTAJCI, AEROTAKSİS, APTERYGOTA, FOTOTAKSİS, HİGROTAKSİ, HOMOTALLİK, HOTAKLAMAK, HOTALANMAK, İHNOTAKSON, KAETOTAKSİ, KEMOTAKSİS, LÖKOTAKSİS, MEZOBİYOTA, MEZOTARSUS, NİKOTAYRİN, OTOPOTAMİK, POTAMODROM, POTAMOLOJİ, PROKARYOTA, ROTATORLAR, SEFOTAKSİM, SİTOTAKSİS, TERMOTAKSİ, TOTALSCOPE, TROFOTAKSİ
BOTANİKÇİ, FOTOTAKSİ, HİPOPOTAM, KOTARILMA, LOTARYACI, MANTİNOTA, NOTALAMAK, ROTATİFÇİ, SABOTAJCI, TOTALİTER, AEROTAKSİ, BUFOTALİN, FİLOTAKSİ, FLOTASYON, HOTALAMAK, HYDROTAEA, İZOTAKTİK, KEMOTAKSİ, KOTALAMAK, KOTANDÜZÜ, MENOTAKSİ, OTAĞCILIK, OTALANMAK, OTALAYICI, OZMOTAKSİ, PROTANDRİ, PTERYGOTA, ROTATORİA, ROTAVİRÜS, SİTOTAKSİ, Devamını Oku »»
BOYKOTAJ, KOTARMAK, NOTALAMA, OTACILIK, OTALAMAK, POTASYUM, ROTASYON, TRİKOTAJ, GEOTAKSİ, GOTARMAK, HOTAŞLAR, İMPOTANS, KOTAKLIK, KOTASYON, MİROLOTA, NOTASYON, OTAMATİK, OTARMUDU, POTASEMİ, PROTAMİN, ROTATORİ, TOTAHAMİ, YÜCEOTAK
BALOTAJ, BOTANİK, ÇOTANAK, HOTANTO, KABOTAJ, KOTARMA, LOTARYA, MOTAMOT, OTALAMA, OTANTİK, OTARMAK, PİLOTAJ, ROTATİF, SABOTAJ, FOTANAK, HALOTAN, HOTALAK, HOTAMAK, HOTAMAN, HOTAMIŞ, HOTANLI, HOTARYA, HOTAYRA, KORKOTA, KOTAMAK, KOTANCI, KOTANLI, KOTARAN, MİTOTAN, OTABERİ, Devamını Oku »»
ISKOTA, OTAMAK, OTARMA, OTARSİ, POTALI, DİKOTA, HOTARA, HOTARE, İSKOTA, KOKOTA, KOROTA, KOTALA, KOTALI, KOTARA, KOTARI, OTAĞCI, OTAĞLI, OTAKÇI, OTALAK, OTALJİ, OTAMIŞ, OTARAN, OTARŞİ, POĞOTA, POTAŞE, PROTAL, TOTABA, TOTALİ, ZAKOTA
KOTAN, NOTAM, OTACI, OTAMA, POTAS, TOTAL, FOTAK, FOTAL, HOTAÇ, HOTAK, HOTAL, HOTAR, HOTAŞ, HOTAT, HOTAZ, KOTAH, KOTAK, KOTAL, KOTAR, KOTAŞ, KOTAZ, MOTAK, MOTAL, NOTAK, OTAÇI, OTAĞA, OTAKİ, OTAYI, POTAK, POTAR, Devamını Oku »»
FOTA, KOTA, LOTA, NOTA, OTAĞ, POTA, ROTA, GOTA, HOTA, MOTA, OTAÇ, OTAH, OTAK, OTAR, OTAY
OTA
OTA
Orta.
POTAMOGETONACEAE
Su sümbüllerigiller.
TRİKOTAJCILIK
Trikotajcının işi.
MAGNETOTAKSİS
Bazı yuvarlak, spiral veya çomak biçimindeki mikroorganizmaların, manyetik alanın bulunduğu yere doğru bir hareket göstermesi.
POTAMOPLANKTON
Akarsu planktonu, rheoplankton. Akarsulardaki plankton florası.
POTANSİYALİZASYON
İki ilacın bir arada verildiğinde oluşturdukları toplam etki miktarının, onların bireysel etkilerinin toplamından daha fazla olması, supra aditif etkileşme.
POTANSİYOMETRİ
Çözeltiye daldırılan iki elektrotla çözeltide meydana getirilen pilin potansiyelinin ölçüldüğü yöntem.
İDİYOTAKSONOMİ
Geleneksel taksonomi.
POTANSİYELÖLÇER
Bir devreden akım geçmeyen durumda iki uç arasındaki potansiyel ayrımını ölçen ve ölçeğinde potansiyeli volt biriminde gösteren aygıt.
POTANSİYELÖLÇÜM
Özdek niceliği, denge durganı değerlik gibi büyüklüklerin belirlenmesi amacıyla, bir elektrot potansiyelinin ya da eşdeğerleyim sırasında potansiyel değişiminin ölçümü.
MİKROPROTALLUS
Anteridyumları oluşturan protal.
ENDOPTERYGOTA
Endopterigotlar.
POTANSİYOSTAT
Bir elektroliz hücresinde çalışma elektroduna değişmeyen ya da belirli bir hızla değiştirilebilen potansiyeller sağlayan cihaz.
HİPOPOTAMGİLLER
Su aygırıgiller.
POTANSİYOMETRE
Düşük dirençli olan ve potansiyel farkını duyarlı olarak okumaya yarayan cihaz.
HİPERPOTASEMİ
Hiperkalemi. Kanda potasyum miktarının aşırı artması.
Bu bölümde tanımı içerisinde OTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALTALAMA
Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.
ARMONİKA
Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
BEMOL
Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Böylece kalınlaştırılmış ses.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
BOYKOTÇU
Boykot yapan veya boykota katılan kimse.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
BALTALAYICI
Baltalama işini yapan (kimse), sabotajcı.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
BÜTÜNCÜLLÜK
Totaliterlik.
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
BANDIRMAK
Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.
BEKAR
Diyezli veya bemollü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota işareti.
BÜTÜNSEL
Bütün niteliğinde olan, bütünle ilgili, total.
BANDIRMA
Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
ARGONOT
Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).
BÜTÜNCÜL
Totaliter.
BOTANİKÇİLİK
Botanikçinin yaptığı iş.