OTU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "otu" olan, toplam 98 adet kelime bulunmaktadır. otu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu otu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde otu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

OTURULABİLİRLİK, OTURAKFASULYESİ, OTURAKLAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

OTURULABİLMEK

12 harfli kelimeler

OTURULABİLME, OTURURGAHMAZ, OTURAKHAVASI, OTURTABİLMEK, OTURUŞTURMAK

11 harfli kelimeler

OTURAKLILIK, OTURUDÜŞMEK, OTURABİLMEK, OTURUVERMEK, OTURTABİLME, OTURAVARMAK, OTURBALTASI, OTURTTURMAK, OTURAKALMAK

10 harfli kelimeler

OTURAKYERİ, OTURAMAKLI, OTURTULMAK, OTURAKALMA, OTURTMALIK, OTURAHYERİ, OTUZBEŞLİK, OTURMUŞLUK, OTURUVERME, OTURABİLME, OTURTTURMA, OTURTIRMAK

9 harfli kelimeler

OTURMAKÇI, OTURULMAK, OTURUMLUK, OTUKSAMAK, OTURAKLIK, OTURUŞMAK, OTURUŞKUN, OTURUŞGUN, OTURTULMA, OTURMALIK

8 harfli kelimeler

OTURUHAT, OTURMACI, OTURTMAÇ, OTURTMAK, OTURAKLI, OTURAHÇİ, OTUZUNCU, OTUZARLI, OTUMAKÇI, OTUMAVİL, OTURACAK, OTURUŞMA, OTURAĞAN, OTURAHCİ, OTURGANI, OTURAHLI, OTURAHLİ, OTURAKCI, OTURAKÇI, OTURAMAK, OTURULMA

7 harfli kelimeler

OTURTUM, OTURUCU, OTURKIÇ, OTUZLUK, OTURGİÇ, OTURAGO, OTURCAK, OTURGAÇ, OTURGAN, OTURGEÇ, OTUKMAK, OTURGUN, OTURĞAN, OTUHMAH, OTURTMA, OTURMAK, OTURMAN, OTURMUŞ

6 harfli kelimeler

OTUBÜS, OTUZAR, OTUMAH, OTUMAK, OTURAG, OTURAH, OTURUŞ, OTURAK, OTURUM, OTURGA, OTURUK, OTURMA

5 harfli kelimeler

OTUMA, OTUZA

4 harfli kelimeler

OTUN, OTUS, OTUZ, OTUK

3 harfli kelimeler

OTU

Bazı kelimelerin anlamları

OTU

Otur.

OTURUDÜŞMEK

Kız, evlenmek için, nişan, düğün törenlerine gerek görmeden sevdiği erkeğin evine gitmek, kaçmak. Oturup kalmak.

OTURULABİLMEK

Oturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

OTURULABİLİRLİK

Bir konutun ya da bir yerleşim yerinin insanların yerleşmesine ve yaşamlarını sürdürmesine elverişli nitelikler taşıması.

OTURAKLAŞTIRMAK

Yurtlandırmak, yerleştirmek.

OTURAKFASULYESİ

Bir çeşit fasulye.

OTURTABİLMEK

Oturtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

OTURABİLMEK

Oturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

OTURTABİLME

Oturtabilmek işi.

OTURAKHAVASI

Uzunhava denilen türkü. Halka olup oturarak söylenen türkü.

OTURAVARMAK

Kız, evlenmek için, nişan, düğün törenlerine gerek görmeden sevdiği erkeğin evine gitmek, kaçmak.

OTURURGAHMAZ

Ocak.

OTURUŞTURMAK

Yatıştırmak.

OTURULABİLME

Oturulabilmek işi.

OTURUVERMEK

Ansızın veya çabucak oturmak.

OTURAKLILIK

Oturaklı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında OTU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OTU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

AY

Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.

ADAMKÖKÜ

Adamotu.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ARSENİK

Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).

ALÇALMA

Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.

ANDIZ

Yaprakları dikenli olan bir tür ardıç. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. Servi.

ATKUYRUĞU

Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.

AMFİTEATR

Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.

ATROPİN

Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

AYAKÜSTÜ

Oturmadan, ayakta durarak. Kısa sürede, acele olarak, ayaküzeri.

AKONİTİN

Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

ATKUYRUĞUGİLLER

Eğrelti otugillerden, örneği atkuyruğu olan bir bitki familyası.

ARKA

Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

AŞİYAN

Kuş yuvası. Ev, oturulan yer, mesken.

ADRES

Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

AYAKLIK

Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).