Kelimeler arşivinde; içinde "otu" olan, toplam 310 tane kelime bulunuyor. İçerisinde otu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu otu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında otu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
OTURAKFASULYESİ, OTURAKLAŞTIRMAK, OTURULABİLİRLİK
PROTUBERANSİYA, SEMİZOTUGİLLER
GÜZELAVRATOTU, OTURULABİLMEK, PAMUKLIYANOTU
AVŞARPOTUKLU, KARAÇEREKOTU, KÜÇÜKPOTUKLU, OTURAKHAVASI, OTURTABİLMEK, OTURULABİLME, OTURURGAHMAZ, OTURUŞTURMAK
OTURAKLILIK, EĞRİLCENOTU, HOTURDATMAK, KABARCIKOTU, KOTUZLANMAK, KÜÇÜKOTURAK, OTURABİLMEK, OTURAKALMAK, OTURAVARMAK, OTURBALTASI, OTURTABİLME, OTURTTURMAK, OTURUDÜŞMEK, OTURUVERMEK, SOĞUKLUKOTU, SÜPÜRGENOTU, TAHTAOTURAK, TEMREKİLOTU, YAPIŞKANOTU, YARIMOTURAK
OTURMUŞLUK, OTURTMALIK, OTURTULMAK, OTUZBEŞLİK, GELEBEKOTU, HOTULDAMAK, HOTURDAMAK, İLKİNDİOTU, KANOTURMAĞ, KOTUKLAMAK, KUŞOTURAĞI, OTURABİLME, OTURAHYERİ, OTURAKALMA, OTURAKYERİ, OTURAMAKLI, OTURTIRMAK, OTURTTURMA, OTURUVERME, SOLUCANOTU, TOSBAĞIOTU, UTEROTUBAL
OTURMALIK, OTURTULMA, OTURULMAK, OTURUŞMAK, BALLIKOTU, DENIİROTU, EFELEKOTU, GÖZLÜKOTU, HOTULAMAK, İLKİNDOTU, İSBOTURAN, KANDİLOTU, KARACAOTU, KARULAOTU, KEKLİKOTU, KILINÇOTU, KUŞKUŞOTU, MAMBALOTU, METANOTUM, MEZONOTUM, NOTURELLİ, OTUKSAMAK, OTURAKLIK, OTURMAKÇI, OTURUMLUK, OTURUŞGUN, OTURUŞKUN, PATPATOTU, POSTNOTUM, POTURAMAK, Devamını Oku »»
OTURACAK, OTURAKLI, OTURTMAK, OTURULMA, OTURUŞMA, OTUZUNCU, SEMİZOTU, SIÇANOTU, ABDALOTU, BARUNOTU, BÖREKOTU, COTUŞMAK, ÇİÇEKOTU, DEPEROTU, DORAĞOTU, DORAKOTU, DOROĞOTU, DUMANOTU, GOTURMAK, GÖMEÇOTU, ĞOTURMAK, HOTULCUK, KAFESOTU, KEŞİROTU, KILIROTU, KOKAROTU, KOTURLUK, KOTURMAÇ, KOTUZHAN, KOVANOTU, Devamını Oku »»
ADAMOTU, AĞIZOTU, DEREOTU, OTURMAK, OTURMUŞ, OTURTMA, OTUZLUK, POTURLU, ÇÖREOTU, AHIROTU, BURNOTU, DORUOTU, EFEKOTU, FOTURAF, GECEOTU, GOTUMAK, HAVAOTU, KARCOTU, KENEOTU, MOTMOTU, MOTURCU, NOTUREL, OTUHMAH, OTUKMAK, OTURAGO, OTURCAK, OTURGAÇ, OTURGAN, OTURGEÇ, OTURGİÇ, Devamını Oku »»
OTURAK, OTURMA, OTURUM, OTURUŞ, OTUZAR, DİLOTU, AIROTU, ARIOTU, BALOTU, BİTOTU, CİLOTU, DOROTU, FLOTUS, GAZOTU, GOÇOTU, GOTURA, HOŞOTU, İSDOTU, KOLOTU, KOTURA, KOTURN, KUŞOTU, LAZOTU, LÖROTU, NOTURA, OTUBÜS, OTUMAH, OTUMAK, OTURAG, OTURAH, Devamını Oku »»
ÇOTUK, LOTUS, POTUK, POTUR, COTUK, COTUR, FOTUK, FOTUL, FOTUZ, GOTUL, GOTUR, HOTUK, HOTUL, HOTUN, HOTUR, HOTUZ, ISOTU, İSOTU, KOTUR, KOTUŞ, KOTUZ, MOTUK, MOTUR, NOTUM, OTUMA, OTUZA, POTUÇ, TOTUK, TOTUŞ
OTUZ, HOTU, LOTU, OTUK, OTUN, OTUS, ZOTU
OTU
OTU
Otur.
OTURULABİLİRLİK
Bir konutun ya da bir yerleşim yerinin insanların yerleşmesine ve yaşamlarını sürdürmesine elverişli nitelikler taşıması.
OTURAKLAŞTIRMAK
Yurtlandırmak, yerleştirmek.
OTURURGAHMAZ
Ocak.
OTURTABİLMEK
Oturtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
PROTUBERANSİYA
Tümsek, kabartı.
GÜZELAVRATOTU
Atropa belladonna. (Solnanaceae).
KÜÇÜKPOTUKLU
Kayseri şehri, Pınarbaşı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
OTURAKFASULYESİ
Bir çeşit fasulye.
OTURULABİLME
Oturulabilmek işi.
OTURULABİLMEK
Oturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARAÇEREKOTU
Çörekotu.
PAMUKLIYANOTU
Pamuk gibi çiçekleri olan bir kır bitkisi.
OTURAKHAVASI
Uzunhava denilen türkü. Halka olup oturarak söylenen türkü.
AVŞARPOTUKLU
Kayseri kenti, Pınarbaşı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SEMİZOTUGİLLER
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, semizotu, ipek çiçeği ve benzerleri bitkileri içine alan familya.
Bu bölümde tanımı içerisinde OTU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
ATKUYRUĞUGİLLER
Eğrelti otugillerden, örneği atkuyruğu olan bir bitki familyası.
ATROPİN
Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
ARSENİK
Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).
AŞİYAN
Kuş yuvası. Ev, oturulan yer, mesken.
AKONİTİN
Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.
AYAKÜSTÜ
Oturmadan, ayakta durarak. Kısa sürede, acele olarak, ayaküzeri.
ADAMKÖKÜ
Adamotu.
ANDIZ
Yaprakları dikenli olan bir tür ardıç. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. Servi.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
AY
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.