OTA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ota" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. ota ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ota ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ota olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

OTALAYICI, OTALANMAK, OTAĞCILIK

8 harfli kelimeler

OTARMUDU, OTACILIK, OTAMATİK, OTALAMAK

7 harfli kelimeler

OTABERİ, OTARMAK, OTARMAH, OTANTİK, OTALAMA

6 harfli kelimeler

OTAKÇI, OTARŞİ, OTARSİ, OTARMA, OTARAN, OTAMIŞ, OTAMAK, OTALJİ, OTAĞCI, OTAĞLI, OTALAK

5 harfli kelimeler

OTAĞA, OTAMA, OTAÇI, OTACI, OTAKİ, OTAYI

4 harfli kelimeler

OTAĞ, OTAR, OTAH, OTAÇ, OTAK, OTAY

3 harfli kelimeler

OTA

Bazı kelimelerin anlamları

OTA

Orta.

OTAKÇI

Otağ yapan veya satan kimse. Orduda otağ kuran er.

OTALAMAK

Zehirlemek, ağılamak. Otamak.

OTAMATİK

(Fransızca kökenli automatigue) otomatik.

OTALANMAK

Ağılanmak. İlâçlanmak, tedavi olunmak.

OTANTİK

Eskiden beri mevcut olan özelliklerini taşıyan.

OTABERİ

Öteberi, bk. ôteberû.

OTARMUDU

Otlar biçilirken olgunlaşan bir armut çeşidi.

OTARŞİ

Bir ülkenin çok yüksek gümrük tarifeleri, kotalar ve kambiyo denetimi gibi araçlarla kendini dünya ekonomisinden soyutlamak için uyguladığı iktisaden kendi kendine yeterlilik politikası.

OTARMAH

Hayvanları otlatmak. Hayvan otlatmak.

OTAĞCILIK

Otağcı olma durumu.

OTARSİ

Bir ülkede ekonomik alandaki gereksinimleri kendi kendine karşılamaya yönelen tutum.

OTALAYICI

Hekim, tabip.

OTALAMA

Otalamak işi.

OTARMAK

Otlatmak.

OTACILIK

Otacının yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında OTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARMONİKA

Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.

BOYKOTÇU

Boykot yapan veya boykota katılan kimse.

BÜTÜNCÜL

Totaliter.

BİRLİK

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

BANDIRMAK

Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.

BÜTÜNCÜLLÜK

Totaliterlik.

BALTALAMA

Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.

BALTALAYICI

Baltalama işini yapan (kimse), sabotajcı.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

BEKAR

Diyezli veya bemollü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota işareti.

ACEM

Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.

BÜTÜNSEL

Bütün niteliğinde olan, bütünle ilgili, total.

AKTİNİT

Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.

BEMOL

Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Böylece kalınlaştırılmış ses.

BOTANİKÇİLİK

Botanikçinin yaptığı iş.

ARIZA

Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.

BANDIRMA

Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

ARGONOT

Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).