Kelimeler arşivinde; içinde "naş" olan, toplam 168 tane kelime bulunuyor. İçerisinde naş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu naş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında naş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAYNAŞTIRABİLMEK
KAYNAŞTIRABİLME
KAYNAŞABİLMEK
KAYNAŞTIRMAK, SIRNAŞTIRMAK, BAYRAMNAŞMAK, GIYNAŞTIRMAK, KAYNAŞABİLME, KIYNAŞTIRMAK, OYNAŞLIÇORBA, SONAŞAMLAMAK, YANAŞABİLMEK
KAYNAŞTIRMA, SIRNAŞIKLIK, SIRNAŞTIRMA, YANAŞTIRMAK, ATNAŞTIRMAK, AYNAŞTIRMAK, AZNAŞDIRMAK, BEZİRYANAŞİ, GALINNAŞMAK, GINAŞTIRMAK, OLGUNNAŞMAK, SINAŞTIRMAK, UNNAŞTIRMAK, YAHINNAŞMAK, YANAŞABİLME, YANAŞDIRMAK
SIRNAŞIKÇA, YANAŞIKLIK, YANAŞILMAK, YANAŞTIRMA, ATANNAŞMAK, ZAMANAŞIMI, SIĞINAŞMAK, UNAŞTIRMAK, YANAŞDIRMA, YANAŞDUMAH, YANAŞLAMAK, YEGENAŞISI
KAYNAŞMAK, SIRNAŞMAK, YANAŞILMA, ANAŞTALIĞ, ÇAĞNAŞMAK, ÇITNAŞMAK, ÇOKNAŞMAK, ÇORNAŞMAK, DAHNAŞMAH, DAKNAŞMAK, GAYNAŞMAK, GIRNAŞMAK, GÜLMENAŞİ, KAŞNAŞMAK, KERVANAŞI, KIRNAŞMAK, KITNAŞMAK, KIYNAŞMAK, NAŞTARABA, SIKNAŞMAK, SONAŞAMCI, SORNAŞMAK, ŞINNAŞMAK, TAHNAŞMAH, YIĞNAŞMAK, YINNAŞMAK, YIRNAŞMAK, ZIRNAŞMAK
GÜNAŞIRI, KAYNAŞIK, KAYNAŞLI, KAYNAŞMA, OYNAŞLIK, OYNAŞMAK, SIRNAŞIK, SIRNAŞIŞ, SIRNAŞMA, YANAŞLIK, YANAŞMAK, AGNAŞMAK, ATNAŞMAK, AYNAŞMAH, AYNAŞMAK, AZNAŞMAK, COĞNAŞAK, ÇINAŞMAK, DAKNAŞIK, GAYNAŞIK, GAYNAŞUH, GINAŞMAK, GIYNAŞIK, GIYNAŞUK, GÜNAŞIĞI, KARINAŞI, KAYNAŞIM, KIRNAŞIK, KIYNAŞIK, NAŞALLIK, Devamını Oku »»
GÜNAŞIK, ONAŞMAK, OYNAŞMA, YANAŞIK, YANAŞMA, ANAŞMAK, AYNAŞIK, AZNAŞIH, ENAŞAĞI, GÜNAŞAN, GÜNAŞIG, GÜNAŞTI, HONAŞIK, KINAŞIK, MANAŞIR, NAŞIRBA, NAŞIRFA, NAŞRABA, NAŞRAPA, NAŞURBA, SINAŞIK, SONAŞAM, TEKNAŞİ, YANAŞAK, YANAŞIH
ANAŞMA, ANAŞTA, CANAŞI, GÜNAŞA, NAŞABA, NAŞALI, NAŞAPA, NAŞİDE, NAŞİFE, NAŞİRE, NAŞLAR, NAŞŞAL, ONAŞCA, ONAŞMA, YANAŞI
OYNAŞ, AYNAŞ, CANAŞ, DANAŞ, KİNAŞ, NAŞAL, NAŞAT, NAŞBA, NAŞİR, NAŞİT, NAŞPA, NAŞVA, TANAŞ, YANAŞ
NAŞİ, ANAŞ, NAŞA, NAŞI
NAŞ
NAŞ
Kaç? Naş para?. İşleme.
KAYNAŞABİLMEK
Kaynaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYNAŞTIRABİLME
Kaynaştırabilmek işi.
SIRNAŞTIRMAK
Sırnaşıklık yapmasına sebep olmak.
KAYNAŞABİLME
Kaynaşabilmek durumu.
KAYNAŞTIRABİLMEK
Kaynaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYNAŞTIRMA
Kaynaştırmak işi. Kelime veya birleşik kelime içerisinde bir araya gelen seslerin birbirlerini etkileyerek kısalmaya yol açması olayı: Kayın ana kaynana, kayın ata kaynata, sütlü aş sütlaç gibi.
GIYNAŞTIRMAK
Kapı ve pencereyi az açmak, aralamak.
KIYNAŞTIRMAK
Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Aralık bırakmak.
BAYRAMNAŞMAK
Bayramlaşmak.
SIRNAŞTIRMA
Sırnaştırmak işi.
YANAŞABİLMEK
Yanaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SIRNAŞIKLIK
Sırnaşık olma durumu. Sırnaşıkça davranış.
KAYNAŞTIRMAK
Kaynaşmasını sağlamak.
SONAŞAMLAMAK
Eski sonaşamı yenilemek ya da aşıp yeni bir sonaşam elde etmek.
OYNAŞLIÇORBA
Yarma ve mercimekle yapılan yemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde NAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DENEYÜSTÜCÜLÜK
İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.
DÖLLENME
Erkek gametle dişi gametin kaynaşmasıyla yumurtacığın oğulcuk durumuna gelmesi, aşılanma, ilkah. Tozlaşma.
BİTİŞMEK
Birbirine dokunacak kadar yanaşmak.
ASINTI
Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.
AŞILAMAK
Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.
BULGURLANMA
Bulgurlanma işi. Güneş yüzeyinde bulgurcuk denilen taneciklerin kaynaşması olayı.
BORDALAMAK
İki deniz taşıtı birbirine yanaşmak. İki deniz taşıtı birbirine çarpmak.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.
DÖLLEMEK
Erkek gamet bir yumurtacıktaki dişi gametle kaynaşmayı sağlayarak yumurtacığı tam bir hücre durumuna getirmek, ilkah etmek.
CEP
Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri. Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta. Cep telefonu. Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme.
BİRLEŞMEK
Ayrıyken tek bir bütün durumuna gelmek. Kaynaşmak. Uyuşmak, aynı görüşte olmak. Buluşmak, bir araya gelmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Aynı amaç çevresinde toplanmak.
ARSIZLIK
Arsız olanın durumu veya arsıza yakışacak davranış, yılışıklık, sırnaşıklık.
ÇATIŞMA
Çatışmak işi. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Silahlı büyük kavga, arbede.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
ANKİLOZ
Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması.
BREŞ
Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ÇIRPINTI
Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.
ÇAKER
Kul, köle, cariye, yanaşma.
EKŞİMEK
Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.