Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nat" olan, toplam 129 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında nat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İZOTİYOSİYANAT, SERİRİSALTANAT
HİDROKARBONAT, DEMİRBELDENAT, LİGNOSÜLFONAT
İMPARİPİNNAT
PERMANGANAT, YELKENKANAT, HİYALÜRONAT, TİYOSİYANAT
BİKARBONAT, ÇAKIRKANAT, KIZILKANAT, MUHASSENAT, MÜDEVVENAT, MÜKEVVENAT, ÇELİKKANAT, DEMİRKANAT, GÖKÇEKANAT, GÜMÜŞKANAT, KIZILGANAT, METRİFONAT, PARİPİNNAT
KOORDİNAT, SARIKANAT, DEKOKİNAT, DERİKANAT, EMERGİNAT, HOMOJENAT, KIRKKANAT, KLODRONAT, LORETİNAT, MOZAKANAT, TİYOFANAT
HAYVANAT, KARBONAT, PROMÖNAT, SALTANAT, TAZMİNAT, TEZYİNAT, ABUŞANAT, ALTERNAT, BELDANAT, BELDENAT, BELGANAT, BELKANAT, BEYDANAT, BİLDANAT, BOZKANAT, DÜZBUNAT, FULMİNAT, GORDINAT, GUBURNAT, GÜÇKANAT, KAZEİNAT, KINKANAT, LİOLENAT, ORTOGNAT, POŞKANAT, ÜSTKANAT, VAVGUNAT
BEYANAT, HASENAT, İSTİNAT, ORDİNAT, PEŞİNAT, SERENAT, TEMİNAT, AKKANAT, ALDANAT, ALJİNAT, ANNANAT, AYDONAT, BODANAT, ENIANAT, KARANAT, KAYİNAT, MARİNAT, MIHANAT, MUĞANAT, MUHANAT, TÜMENAT
ADANAT, AGONAT, AHANAT, AMANAT, ANANAT, CINNAT, CİNNAT, ERONAT, FIRNAT, FITNAT, KAİNAT, NEONAT, OPUNAT, PINNAT, PIRNAT, PİNNAT, PUNNAT, PURNAT
İSNAT, KANAT, MANAT, MONAT, SANAT, SONAT, AYNAT, BİNAT, BUNAT, CANAT, EYNAT, GANAT, GONAT, KİNAT, KONAT, LANAT, SENAT, SINAT, TİNAT, YANAT, YONAT, YÖNAT, YUNAT
İNAT, ONAT, ANAT, GNAT, UNAT
NAT
NAT
Tırpanın sapı. Daire biçiminde yığılmış ekin demetleri. Tırpan sapı. Bileği taşının demir mili. Tırpan sapı. (Kırçiçeği Susuz Kars).
İMPARİPİNNAT
Bileşik yaprak ekseni ucunda yaprakçık bulunan bileşik yaprak.
BİKARBONAT
Hidrojen karbonatların genel adı.
HİDROKARBONAT
Hidratlı bazik karbonat.
PERMANGANAT
Potasyum permanganat.
SERİRİSALTANAT
Arapça kökenli serir-i saltanat: hükümdarlıkta bulunulan süre; bu süre içinde geçen olaylar.
MUHASSENAT
Yararlı, güzel, hayırlı işler.
ÇAKIRKANAT
Kanatları mavi hareli bir tür ördek (Anas crecca).
YELKENKANAT
Sert bir iskeleti olan, hava akımlarına dayanıklı, motorlu veya motorsuz tek kişilik uçuş aracı.
LİGNOSÜLFONAT
Kâğıt endüstrisinde kâğıt elde etme sırasında üretilen, yemlerin pelet yapımı sırasında bağlayıcı olarak kullanılan madde.
İZOTİYOSİYANAT
Sülfokarbimit olarak da bilinen, R-N=C=S şeklinde bileşik.
MÜDEVVENAT
Bir araya toplanmış eserler.
HİYALÜRONAT
Hiyaluronik asit.
KIZILKANAT
Sazangillerden, yüzgeçleri kırmızı, 25-30 santimetre boyunda, eti kılçıklı bir tatlı su balığı (Scardinus eryhrophthalmus).
TİYOSİYANAT
Tiyosiyanik asidin (HSCN) SCN- baz kısmı.
DEMİRBELDENAT
Biçilen ekini arabaya yüklemek için kullanılan beş çatallı demir araç. (Apsarı, Çatalsu Aksaray Niğde).
Bu bölümde tanımı içerisinde NAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSİLEŞMEK
Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AKBABAGİLLER
Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.
ANATOMİCİ
Anatomi uzmanı. Anatomi dersi veren öğretim üyesi.
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AKSİ
Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
ALMAŞIK
İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
ALÇI
Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
AKSİLİK
Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.
AKKARINCA
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).