Kelimeler arşivi içinde; başında "nat" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. nat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu nat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NATIFANLAŞMAK
NATTADINIZ, NATÜRALİZM, NATÜRALİST, NATIFLAMAK, NATURALİZM
NATÜRMORT, NATIRASIZ, NATIKASIZ
NATTAYIN, NATTIYAN, NATURAMA, NATÜRİST, NATRİYUM, NATRİÜRİ, NATÜRİZM, NATIRLIK, NATİVİZM, NATANTİA, NATDAMAK, NATIKALI, NATDANIZ
NATUVAN, NATALİT, NATÜREL, NATAMAM, NATREMİ
NATIKA, NATURA, NATDAN, NATANT, NATRON, NATMAK, NATİKA, NATAKA, NATIRA
NATAK, NATÜR, NATUK, NATIK, NATOZ, NATİF, NATIR
NATO
NAT
NAT
Tırpanın sapı. Daire biçiminde yığılmış ekin demetleri. Tırpan sapı. Bileği taşının demir mili. Tırpan sapı. (Kırçiçeği Susuz Kars).
NATIRASIZ
Suratsız, somurtkan.
NATIKASIZ
Natıkası olmayan.
NATIFANLAŞMAK
Yaşlılık nedeniyle güçsüzleşmek.
NATTADINIZ
Nasılsınız, ne yapıyorsunuz?.
NATTIYAN
Neredesin, ne yapıyorsun.
NATIFLAMAK
Bunamak.
NATURALİZM
Doğacılık. Sanat alanında 1880-1900 yılları arasında, doğa bilimleri üzerine kurulan insanları, kalıt, çevre ve toplum durumuna göre inceleyen ve biçimlendiren akım. Bu akım Zola, Tolstai ve Dostayevski'nin romanlarından çıkmış ve drama da geçmiştir. (Örn. lbsen ve Gerhart Hauptmann).
NATRİYUM
Sodyum.
NATURAMA
Sıkıştırmaca dayanan, çerçeve oranı 1:2,33 olan, ABD'de geliştirilmiş bir geniş görüntülük işlemi.
NATÜRİST
Doğacı.
NATTAYIN
Neredesin, ne yapıyorsun.
NATRİÜRİ
İdrarda sodyum bulunması.
NATÜRMORT
Ölüdoğa.
NATÜRALİST
Natüralizm akımını benimseyen (kimse).
NATÜRALİZM
Doğalcılık.
Bu bölümde tanımı içerisinde NAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALÇI
Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
AKBABAGİLLER
Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.
AKKARINCA
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).
ANATOMİCİ
Anatomi uzmanı. Anatomi dersi veren öğretim üyesi.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AKSİ
Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.
ALMAŞIK
İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
AKSİLEŞMEK
Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AKSİLİK
Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.