Kelimeler arşivinde; içinde "nav" olan, toplam 136 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nav bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nav ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nav olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CANAVARLAŞABİLMEK
ARNAVUTLAŞTIRMAK, CANAVARLAŞABİLME, CANAVARLAŞTIRMAK
ARNAVUTLAŞTIRMA, CANAVARLAŞTIRMA, HEPATNAVİRÜSLER, PİKORNAVİRÜSLER
HEPADNAVİRİDAE, İSKANDİNAVYALI, KORONAVİRÜSLER, PİCORNAVİRİDAE
ARNAVUTLAŞMAK, CANAVARLAŞMAK, ARNAVUTBACASI, ARNAVUTCİĞERİ, ARENAVİRÜSLER, BİRNAVİRÜSLER, CANAVARCASINA, CORONAVİRİDAE
ARNAVUTLAŞMA, CANAVARLAŞMA, ARENAVİRİDAE, BİRNAVİRİDAE, KARNAVALIMSI
GIRNAVLAMAK, KARACANAVAR, KIRNAVLAMAK, KIRNAVLAMIŞ, MANAVPINARI, NAVİKULARİS
CANAVARLIK, İSKANDİNAV, MÜNAVEBELİ, ARENAVİRUS, HIRNAVUKLU, KOYANAVRUL, NAVİGASYON, PANAVİSİON, PİNAVUNLUH
ARNAVUTÇA, CANAVARCA, MÜTENAVİP, TORNAVİDA, KANAVANİN, KIRNAVABI, MANAVNALI, NAVİGATÖR, NAVİKULAR, NAVRAKSIZ, NAVSAKLAR, TEHENNAVI, YANAVKURU
ANAVAŞYA, KANAVİÇE, KARNAVAL, MANAVGAT, MANAVLIK, MÜNAVEBE, NAVÇAĞAN, ALAHANAV, ÇUNAVLAK, DANAVELİ, GIRNAVIÇ, GIRNAVUÇ, GÜÇSINAV, PASNAVUR, PİNAVLUK, SİNAVRİT
ARNAVUT, AZNAVUR, CANAVAR, ANAVALI, ANAVULA, AZNAVIR, BARINAV, ÇANAVAR, GANAVAZ, GANAVUZ, KANAVAR, KANAVAZ, KAPANAV, MANAVİŞ, MANAVLI, MUNAVAR, NAVRİKE, NİNAVER, PANAVIR, PANAVUR, PİNAVUN, PİNAVUT, SANAVIR, SINAVUÇ, ŞINAVAR, ŞINAVAT, ŞINAVIT, ŞINAVUT, ŞİNAVAT, ŞİNAVER, Devamını Oku »»
KIRNAV, MIRNAV, NAVLUN, ANAVUL, ANAVUT, BENAVA, BENAVE, CANAVA, CANAVİ, GINNAV, GIRNAV, KANAVA, KINNAV, NAVAKA, NAVLIM, NAVRAH, NAVRAK, NAVRIZ, NAVRUZ, NAVTAN, SANAVU
MANAV, SINAV, CINAV, HANAV, HİNAV, MENAV, NAVAR, NAVRI, NAVUZ, SANAV, ŞINAV, TANAV
ANAV, NAVA
NAV
NAV
Tulum-zurnanın düdük kısmı.
PİCORNAVİRİDAE
Pikornavirüsler.
ARNAVUTLAŞTIRMAK
Arnavut kimliğini kazandırmak.
PİKORNAVİRÜSLER
İnsanlarda soğuk algınlığı ve hepatit A gibi hastalıklara sebep olan, 28-30nm çapında, tek iplikli RNA içeren ( + iplikli), küçük, kılıfsız, ikozahedral kapsidli, bir virüs familyası. Şap hastalığı virüsü gibi yapılarında yaklaşık 7-8 kb uzunlukta, pozitif anlamlı ve tek iplik RNA genomu bulunduran, zarfsız, kübik simetrili ve 20-30 nm büyüklüğünde küçük virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Picornaviridae.
KORONAVİRÜSLER
RNA genom yapısına sahip, yaklaşık 100 nm çapında, zarflı ve güneş hüzmesi görünümünde virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Coronaviridae.
HEPADNAVİRİDAE
İnsanlarda hepatit B hastalığına ve karaciğer tümörlerine sebep olan, 42 nm çapında, çift iplikli DNA içeren, kılıflı, kapsidi ikozahedral şekilli, bir virüs familyası. Hepatnavirüsler.
CANAVARLAŞTIRMA
Canavarlaştırmak durumu.
HEPATNAVİRÜSLER
İnsan hepatit B virüsü ve hayvanlardaki hepatit B virüs benzeri virüsleri bünyesinde bulunduran, kısmi çift iplikli DNA genom yapısına sahip, zarflı ve yaklaşık 42 nm büyüklüğe sahip virüslerin oluşturduğu aile, Hepadnaviridae.
CANAVARLAŞABİLME
Canavarlaşabilmek işi.
CANAVARLAŞMAK
Canavar gibi davranmak. Korkunç, ürkütücü bir durum almak.
CANAVARLAŞTIRMAK
Canavar durumuna getirmek.
İSKANDİNAVYALI
İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya'da oturan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
CANAVARLAŞABİLMEK
Canavarlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ARNAVUTLAŞTIRMA
Arnavutlaştırmak işi.
ARNAVUTBACASI
Çatı penceresi.
ARNAVUTLAŞMAK
Arnavut dilini ve kültürünü benimsemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde NAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKALORYA
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.
DİSPEÇ
Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.
AYIRTMAN
Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine kadar bütün değerlendirme çalışmalarına katılan görevli, mümeyyiz.
CANAVARLAŞMA
Canavarlaşmak işi.
ARNAVUTLAŞMA
Arnavutlaşmak durumu.
ARNAVUT
Arnavutluk ve çevresinde yaşayan bir halk.
ARNAVUTÇA
Hint-Avrupa dilleri ailesine giren, Arnavutların kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.
DOKTORA
Bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen derece, basamak.
CANAVARLIK
Canavar gibi davranma.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
BALKANLAR
Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.
DÖKMEK
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
CANAVARCA
Canavar gibi. (canava'rca) Canavara uygun bir biçimde, canavarcasına.
BÜTÜNLEMELİ
Bütünleme sınavına girmesi gereken (öğrenci).
BAŞVURMAK
Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.
ALMAŞIK
İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.
ÇAKTIRMAK
Çakma işini yaptırmak. Birinin bir şeyi sezmesini sağlamak. Sınavda bırakmak.
DOKTOR
Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.
BÜTÜNLEME
Tamamlama, tam duruma getirme, ikmal. Bütünleme sınavı.