Kelimeler arşivinde; içinde "külü" olan, toplam 71 tane kelime bulunuyor. İçerisinde külü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu külü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında külü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MECKELDİVERTİKÜLÜ
GRAAFFOLİKÜLÜ, KEŞKÜLÜFUKARA
KÜLÜNKÜLEMEK, DİVERTİKÜLÜM, DÖKÜLÜVERMEK, BÜKÜLÜVERMEK, AŞAĞIKÜLÜNÇE, ÇOBANPÜSKÜLÜ
KARĞAKÜLÜLÜ, KÜLÜSTÜRLÜK, BÜKÜLÜVERME, SPİKÜLÜMLER, KEDİKÜLÜMBE, GARGAKÜLÜLÜ, KÜLÜŞEFTELİ, DÖKÜLÜVERME
KÜLÜKLEMEK, DÖKÜLÜŞMEK, PEDÜNKÜLÜS, SİRKENKÜLÜ, TÜBERKÜLÜM
KÜSKÜLÜNÇ, TEMEKKÜLÜ, KÜLÜMPELİ
MÜŞKÜLÜM, PÜNKÜLÜK, KÜSKÜLÜÇ, KÜNKÜLÜK, SPEKÜLÜM, VASKÜLÜM, KÜLÜLMEK, BÜLKÜLÜK, KALKÜLÜS, İNOKÜLÜM, KÖSKÜLÜĞ, EMEKÜLÜS, ÇALIKÜLÜ, BÜRKÜLÜK, KÜLÜSTÜR
SÖKÜLÜŞ, BÜKÜLÜŞ, TEKÜLÜK, ÖLKÜLÜK, ÇÖKÜLÜK, TEVKÜLÜ, DÖKÜLÜŞ, ÜLKÜLÜK, ÜRKÜLÜK, KÜLÜLÜK, KÜLÜNÇE, KÜLÜMBE, KÜLÜMEK, KÜLÜBOY
GÖKÜLÜ, ÜSKÜLÜ, KÜLÜÇE, ÜLKÜLÜ, BÜKÜLÜ, KÜLÜNK, ÜRKÜLÜ, SÖKÜLÜ, PÜKÜLÜ, KÜLÜNG
KÜLÜN, KÜLÜP, KÜLÜL, KÜLÜR, KÜLÜZ, KÜLÜK
KÜLÜ
KÜLÜ
Hindi. Kaz. Bir çeşit oyunda kullanılan yumurta biçiminde taş.
KEDİKÜLÜMBE
Şekerleme, bir çeşit kurabiye.
ÇOBANPÜSKÜLÜ
Çobanpüskülügillerden, bir süs bitkisi (llex aquifolium).
BÜKÜLÜVERMEK
Çabucak bükülmek.
DÖKÜLÜVERMEK
Çabucak veya kısa sürede dökülmek.
AŞAĞIKÜLÜNÇE
Şanlıurfa ilinde, Ovacık nahiyesine bağlı bir bölge.
MECKELDİVERTİKÜLÜ
Embriyo gelişiminde ince bağırsağın orta bölgesindeki vitellus kesesi artıklarından oluşan duktus vitellinus içerisindeki kalıntılar.
KÜLÜNKÜLEMEK
Miskinleşmek, uyuşuklaşmak.
DİVERTİKÜLÜM
Ayrılan yol. Kör kese.
BÜKÜLÜVERME
Bükülüvermek işi.
SPİKÜLÜMLER
Erkek nematodlarda bulunan çiftleşmede rol oynayan karakteristik yapı. Birçok nematod da biçimi ve büyüklüğü birbirinden farklı iki spikül bulunurken, kimilerinde yalnızca bir adet bulunmaktadır.
KARĞAKÜLÜLÜ
Buğday tarlalarında biten yaban bezelyesi.
KEŞKÜLÜFUKARA
Keşkül.
GARGAKÜLÜLÜ
Baklagillere benzeyen ve çayırlarda yetişen bir çeşit bitki.
GRAAFFOLİKÜLÜ
Memelilerde yumurtalık üzerinde gelişen, içerisinde folikül sıvısı ve yumurta bulunduran, tek yavru doğuranlarda her siklüsta bir tane, çok yavru yapan hayvanlarda birden çok gelişen, yumurtlama sırasında içerisinden yumurta çıkan olgun folikül, olgun yumurtalık folikülü, preovulator folikül, olgun folikül.
KÜLÜSTÜRLÜK
Külüstür olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FES
Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık.
ÖKSE
Ökse otu saplarından veya çobanpüskülü kabuklarından çıkarılan yapışkan macun. Bu macunla bulanarak kuş tutmakta kullanılan değnek. Erkekleri kendine bağlamasını bilen alımlı kadın.
ÇATLAMA
Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.
PÜRÇEK
Şakaklardan sarkan saç, zülüf. Bitkilerin saçaklı kökü veya püskülü, pürçük.
KERPİÇ
Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla. Bu tuğladan yapılmış.
OYNAK
Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli. Değişken, kararsız. Bükülüp doğrulmaya elverişli olan (eklem). Hareket, canlılık veren. Davranışları ağırbaşlı olmayan (kadın veya kız).
PÜSKÜLLÜ
Püskülü olan, püskül takılmış olan.
PORTATİF
Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, seyyar. Sökülüp başka yerde kurulma imkânı bulunan.
PERÇEMLİ
Perçemi, kâkülü olan.
OZON
Molekülünde üç atom bulunan oksijenden oluşan, ağır kokulu, gaz durumundaki basit element (O3).
HİDROLİZ
Bir molekülün su etkisiyle ikiye ayrılmasını sağlayan tepkime.
KEŞKÜL
Gezici bazı dervişlerin ve dilencilerin ellerinde tuttukları, Hindistan cevizi kabuğundan, metalden veya abanozdan yapılmış dilenci çanağı. Üstüne, dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı, keşkülüfukara.
PÜSKÜLSÜZ
Püskülü olmayan.
ORNATMA
Ornatmak işi, ikame etme. Molekülün geri kalan bölümünde değişikliğe yol açmadan bir atom veya bir kök yerine bir başka atom veya kökün geçmesi. Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi. Bir cebirsel ifadenin yerine bir başkasını koyma işlemi.
FERAHİ
Bolluk, genişlik. Ucuzluk. Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik.
ESTER
Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde.
ÇAĞLAYAN
Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.
BİSÜLFÜR
Molekülünde iki kükürt atomu bulunduran birleşik.
MUŞTA
Karşısındakine vurmak için özel olarak açılmış deliklerine parmakların geçirilmesi ile kullanılan demir parçası. Parmağın biri bükülüp sivriltilerek vurulan yumruk. Kunduracıların, derileri vurarak inceltmek için kullandıkları metalden tokmak.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.