Kelimeler arşivi içinde; başında "kümü" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. kümü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kümü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kümü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÜMÜRDENMEK
KÜMÜLASYON
KÜMÜLATİF, KÜMÜRTLEK
KÜMÜLMEK, KÜMÜRDAK, KÜMÜRDEK
KÜMÜLTÜ, KÜMÜLÜS, KÜMÜRÜÇ, KÜMÜRÜK
KÜMÜLÜ
KÜMÜK, KÜMÜL, KÜMÜR
KÜMÜ
KÜMÜ
Lohusalıkta al basma.
KÜMÜRTLEK
Kıkırdak.
KÜMÜLATİF
Kümeli.
KÜMÜLASYON
Kümelenme.
KÜMÜRÜÇ
Kulpu ve emziği kırık testi.
KÜMÜL
Bağlam olarak kurutulup, taneleri alınan susam, nohut, mercimek, burçak kökü. Yığın. Susam bağlamlarından oluşturulan yığın.
KÜMÜLTÜ
Kırlarda, ormanlarda eğreti olarak yapılmış bekçi veya avcı kulübesi.
KÜMÜRDEK
Olmamış kavun, kelek. Otların sertleşmemis saplan. Kıkırdak.
KÜMÜRDAK
Olgunlaşmamış kavun.
KÜMÜR
Dökülmüş, kuru çam yaprakları.
KÜMÜRÜK
Basık burunlu.
KÜMÜLÜ
Susam sapları yığını. Koni.
KÜMÜK
Basık burunlu. Dişi dökülmüş kimse: Künük insan ağır yemek yer. Ucu kalın, kırık, küt: Kümük uçlu kalem. Küçük kulaklı keçi. Kulağı kesik (hayvan için). Küçük. Kısa boylu (kadın): Kümük teyze. Gövdesi kesilmiş ağaç : Elma ağacını kümük hale getirmişler. Çürük diş, aşık, kemik vb. Topraktan çıkarılan yuvarlak, küçük kökler.
KÜMÜLMEK
Çentilmek, aşınmak, kütleşmek, körlenmek.
KÜMÜLÜS
Küme bulut.
KÜMÜRDENMEK
Yabanıl hayvan bağırmak, homurdanmak: Aslan kümürdendi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜMÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIRNAK
İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. Tırnak işareti. Kanca gibi araçların kıvrık yeri. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılmış olan dişlerin her biri. Kanun çalmakta kullanılan mızrap. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. Gemi demirinin ucundaki yassı parça.
BÜKÜMLÜ
Bükülmüş olan, bükümü olan.
BÜRKÜM
Havanın bunaltıcı sıcak zamanı. Küldeki sıcaklık: Mangalın bürkümünde kahve pişmez.
YAZICI
Yazar. Orduda yazı işleri ile uğraşan er veya erbaş. Bir filmin yazılarını hazırlayan, yazıcı cihazı kullanan kimse. İşi yazı yazma olan kimse. Bilgisayarda hazırlanan metnin yazılı sayfa hâlinde dökümünü veren araç.
SÜLFATLANMA
Bir akümülatörün levhaları üzerinde kurşun sülfat tabakasının oluşması.
ARACA
Hamal: Yükümü aracaya verdim.
DÖKÜMLEMEK
Bir işin dökümünü yapmak.
AKIMTOPLAR
Akümülatör.
AKÜ
Akümülatör.
BÜKÜMSÜZ
Bükülmemiş olan, bükümü olmayan.
KÜMELENME
Kümelenmek işi. Yığılma, biriktirme, toplanma, kümülasyon.
KARTONMACUNU
(Süsleme) Paçavra lifleri ve kâğıt parçalarını suda hamur haline getirdikten sonra alçı ve tutkalla karıştırarak yapılan ve kabartma süslerin dökümünde kullanılan bir çeşit döküm gereci.
LOTTİNOPLASTİK
(Heykel) Bir çeşit kalıp alma tekniği. Kabartma üzerine hafif yağ sürülür. Üstüne kolalanmış kâğıtlar yayılır. Bir elbise fırçası ile kolalı kağıt, alttaki kabartma girinti ve çıkıntılarına iyice girinceye kadar sürtülür. Kâğıt kuruduktan sonra kabartmadan çıkarılır. İçine alçı dökümü yapılarak özgünün kopyası elde edilir.
BOĞAZ
Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.
KÜMELİ
Kümesi olan. Birikmiş, katılmış, kümülatif.
HESAP
Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.
BAÇLI
Baç ödemekle yükümü olan kişi.
KÖMÜRTLEK
Gırtlak. Bir çeşit kara üzüm. Gırtlak, adem elması (Kaman), karşılığı kümürtlek.
TERHAN
Eski Türk devletlerinde, hiçbir vergi yükümü olmayan ve hanın yanına her zaman girip çıkma ayrıcalığı bulunan soylu kişi.