Kelimeler arşivinde; içinde "kul" olan, toplam 596 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kul bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kul ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kul olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
COŞKULANDIRABİLME
KULLANDIRABİLMEK, RADİKULONÖROPATİ, RETİKULOSİTOPENİ
COŞKULANABİLMEK, FOLLİKULOSTATİN, KULLANDIRABİLME, KUŞKULANABİLMEK, MASKULİNİZASYON, PERPENDİKULARİS, POLİRADİKULİTİS, TROMBİKULİYAZİS
KULLANILMIŞLIK, KULLANIŞSIZLIK, KUŞKULANDIRMAK, COŞKULANABİLME, COŞKULANDIRMAK, EKSİTOVASKULER, İNTEROPERKULUM, KULAĞAKAÇANLAR, KULLANIMSIZLIK, KUŞKULANABİLME, PERİVASKULİTİS, PROVENTRİKULUS, YARIMKABAKULAK, YUKARIKULUŞAĞI
HARİKULADELİK, KULLANIŞLILIK, AİRSAKKULİTİS, AŞAĞIKULUŞAĞI, BURKULABİLMEK, BURKULUVERMEK, COŞKULANDIRMA, DRAKUNKULOZİS, EJAKULATORYUS, HALVALIKULLUK, KOKULANDIRMAK, KULAĞUZLAYICI, KULLANABİLMEK, KULLANDIRTMAK, KULLANILIRLIK, KULLANIMBİLİM, KULLANIMLILIK, KULLANIVERMEK, KUŞKULANDIRMA, OKULOMOTORYUS, SUSTENTAKULUM, TROMBİKULOZİS, VENTRİKULARİS
KOKULANDIRMA, KULAMPARALIK, KULLANDIRMAK, TAVŞANKULAĞI, BURKULABİLME, BURKULUVERME, CORKULDATMAK, DAVŞANKULAĞI, DÜMREKULUKÖY, EKULİBRASYON, EKZOKUTİKULA, ENDOKUTİKULA, EPİFUNİKULUM, FURUNKULOZİS, GUBERNAKULUM, HİBERNAKULUM, KALRETİKULİN, KARAKULLUKÇU, KLAVİKULARİS, KORNİKULATUS, KULAĞUZLAMAK, KULANTARLASI, KULDURDATMAK, KULLANABİLME, KULLANDIRTMA, KULLANIVERME, KULLARTATLAR, KULLAŞTIRMAK, KULLUKÇUBAŞI, KUŞKULLANMAK, Devamını Oku »»
ASLANKULAĞI, COŞKULANMAK, GAYRİMENKUL, KUKULETASIZ, KULAĞAKAÇAN, KULLANDIRMA, KULLANILMAK, KULLANILMIŞ, KULLANIMSIZ, KULLANIŞSIZ, KULUÇKAHANE, KUŞKULANMAK, SIÇANKULAĞI, SOKULGANLIK, TUTKULAŞMAK, KULAKDAVULU, ADMİNİKULUM, ANOPERKULAT, AŞAĞIKULDAN, CONKULDAMAK, DENİZKULAĞI, DOMUZKULAĞI, DRAKUNKULAR, EJAKULASYON, EPİKUTİKULA, FUNİKULİTİS, GENİKULATUS, İNOKULASYON, KANALİKULUS, KATIRKULAĞI, Devamını Oku »»
COŞKULANMA, EŞEKKULAĞI, FAREKULAĞI, GAYRİMAKUL, HARİKULADE, KAMIŞKULAK, KOKULANMAK, KUKULETALI, KULAÇLAMAK, KULAÇLAYIŞ, KULLANILMA, KULLANIMLI, KULLANIŞLI, KULUÇKALIK, KULUNLAMAK, KULÜPÇÜLÜK, KUŞKULANMA, OKULLAŞMAK, SEPETKULPU, ŞAKULLEMEK, TUTKULAŞMA, YÜKSEKOKUL, KUZUKULAĞI, COŞKULULUK, DEDEKULETİ, EJAKULASYO, EJAKULATÖR, FASSİKULUS, FOLLİKULUS, FONTİKULUS, Devamını Oku »»
AYIKULAĞI, BURKULMAK, CANKULAĞI, EKŞİKULAK, FİLKULAĞI, KABAKULAK, KARAKULAK, KATAKULLİ, KOKULANMA, KORKULMAK, KULAÇLAMA, KULAKTOZU, KULAMPARA, KULLANMAK, KULLAŞMAK, KULUNLAMA, OKULLAŞMA, ŞAKULLEME, AHKULAMAK, ALTIKULAÇ, AVKULAMAK, AVRİKULAT, BİNOKULER, ÇANKULESİ, DEDEKULLE, DEVKULAĞI, EBEKULAĞI, EĞŞİKULAK, FASİKULAT, FLOKKULUS, Devamını Oku »»
ANAOKULU, BURKULMA, KAKULELİ, KAPIKULE, KORKULMA, KORKULUK, KUKULETA, KULAKÇIK, KULAKLIK, KULAKSIZ, KULAKTAN, KULLANIM, KULLANIŞ, KULLANMA, KULLAŞMA, KULLUKÇU, KULUNCAK, KULUNLUK, MASKULEN, ORTAOKUL, SAKULETA, SOKULGAN, SOKULMAK, ACIKULAK, ATKULAĞI, BAKIKULU, BOZKULAK, BULKULUK, BURKULAÇ, BURKULEÇ, Devamını Oku »»
COŞKULU, İLKOKUL, KARAKUL, KORKULU, KULAKÇI, KULAKLI, KULOĞLU, KULPSUZ, KULUÇKA, KULÜPÇÜ, KUŞKULU, OKULDAŞ, SOKULMA, SOKULUŞ, TUTKULU, UYKULUK, AKKULAK, AKKULUT, ATKULAK, BİNKULU, CUKULAK, ÇUKULAK, DUŞKULU, ESENKUL, FRUNKUL, FURKULA, FUŞKULU, KOZKULE, KUKULAT, KUKULLU, Devamını Oku »»
KAKULE, KOKULU, KULLAP, KULLUK, KULPLU, KULUNÇ, KULÜBE, KULVAR, KULYUÇ, MAKULE, MENKUL, OKULLU, SOKULU, ŞAKULİ, UTKULU, UYKULU, ARKULA, ATAKUL, AVKULU, BAYKUL, CAKKUL, FUSKUL, KAKULA, KONKUL, KOYKUL, KUKULA, KUKULI, KUKULİ, KULACA, KULALI, Devamını Oku »»
KULAÇ, KULAK, KULİS, KULUN, KULÜP, MAKUL, ŞAKUL, ATKUL, BAKUL, ERKUL, HOKUL, HUKUL, KUKUL, KULAH, KULAN, KULAT, KULAV, KULAY, KULBE, KULEF, KULEK, KULIN, KULİK, KULİN, KULİŞ, KULKA, KULLE, KULLÜ, KULMA, KULON, Devamını Oku »»
KULA, KULE, KULP, KULU, OKUL, KULİ, KULÜ
KUL
KUL
Tanrı'ya göre insan. Karavaş. Köle.
RADİKULONÖROPATİ
Sinir kökü ve omurga siniri hastalığı.
KULLANDIRABİLME
Kullandırabilmek işi.
MASKULİNİZASYON
Erkekleşme.
PERPENDİKULARİS
Dikey, düşey.
COŞKULANABİLMEK
Coşkulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
POLİRADİKULİTİS
Sinir köklerinin yangısı.
KULLANDIRABİLMEK
Kullanmasına izin vermek. Kullanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TROMBİKULİYAZİS
Trombikulozis.
KUŞKULANDIRMAK
Kuşkuya düşürmek, kuşkulanmasına yol açmak, şüphelendirmek.
KULLANIŞSIZLIK
Kullanışsız olma durumu.
KULLANILMIŞLIK
Kullanılmış olma durumu.
RETİKULOSİTOPENİ
Dolaşım kanında retikülositlerin sayıca azalması.
COŞKULANDIRABİLME
Coşkulandırabilmek işi.
FOLLİKULOSTATİN
İnhibin.
KUŞKULANABİLMEK
Kuşkulanma imkânı veya olasılığı bulunmak, şüphelenebilmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
AGİTATO
Canlı ve coşkulu bir biçimde (çalınmak).
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.