Kelimeler arşivi içinde; başında "kum" olan, toplam 203 adet kelime bulunmaktadır. kum ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kum ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KUMBALIĞIGİLLER, KUMRUHAMURKESEN, KUMYILANIGİLLER
KUMANDANSIZLIK, KUMARHANECİLİK
KUMANYACILIK, KUMLAŞTIRMAK
KUMANDANLIK, KUMANDANSIZ, KUMARBAZLIK, KUMARHANECİ, KUMBARAHANE, KUMBUSLAMAK, KUMBUZLAMAK, KUMLAŞTIRMA, KUMLUKALANI, KUMPASÇILIK, KUMRUGİLLER, KUMSULANMAK
KUMAÇUKURU, KUMAKERTİŞ, KUMALAŞMAK, KUMANDANLI, KUMANDASIZ, KUMARCILIK, KUMARILARI, KUMAŞÇILIK, KUMATLAMAK, KUMÇELTİĞİ, KUMÇİFTLİK, KUMKUMONİK, KUMKUYUCAK, KUMLUBUCAK, KUMLUGEÇİT, KUMLUPINAR, KUMLUTARLA, KUMRUCULUK, KUMRUGÖĞSÜ, KUMSILAMAK, KUMULLAMAK
KUMAÇORAK, KUMANDALI, KUMANYACI, KUMARHANE, KUMARMUDU, KUMAŞKAYA, KUMAVŞARI, KUMBARACI, KUMBURGAZ, KUMKAYASI, KUMKERTİZ, KUMLUDERE, KUMLUKIYI, KUMLUYAZI, KUMLUYURT, KUMPİRESİ, KUMSALLIK, KUMÜRTLEK
KUMANDAN, KUMANIYA, KUMANLAR, KUMARBAZ, KUMARLAR, KUMAŞMAK, KUMAŞSIZ, KUMBULAK, KUMBULLU, KUMBURÇA, KUMBURUN, KUMCIĞAZ, KUMCULUK, KUMÇEŞME, KUMDANLI, KUMERİĞİ, KUMESTAN, KUMGEÇİT, KUMGEDİK, KUMGEVEN, KUMKAZAN, KUMKISIK, KUMKÖPRÜ, KUMLAMAK, KUMLUÇAT, KUMLUKOZ, KUMLUOVA, KUMNAMAK, KUMPANYA, KUMPINAR, Devamını Oku »»
KUMACIK, KUMANCA, KUMANDA, KUMANDI, KUMANYA, KUMARCI, KUMARİN, KUMARLI, KUMASIZ, KUMAŞÇI, KUMAŞIK, KUMAŞLI, KUMBABA, KUMBARA, KUMBARI, KUMBAŞI, KUMBULİ, KUMÇATI, KUMDARI, KUMDERE, KUMGÖLÜ, KUMKADI, KUMKALE, KUMKUMA, KUMKUMU, KUMKUYU, KUMLAĞI, KUMLAMA, KUMLUCA, KUMOĞLU, Devamını Oku »»
KUMACI, KUMALI, KUMANA, KUMARA, KUMARI, KUMBAĞ, KUMBAK, KUMBAR, KUMBİK, KUMBİL, KUMBUL, KUMBUR, KUMBUT, KUMBUZ, KUMBÜL, KUMBÜR, KUMCAN, KUMCUK, KUMCUL, KUMÇAY, KUMDÜZ, KUMGAN, KUMİNG, KUMKÖY, KUMKUM, KUMLEK, KUMLUÇ, KUMLUK, KUMMUŞ, KUMNUK, Devamını Oku »»
KUMAK, KUMAN, KUMAR, KUMAŞ, KUMAV, KUMCU, KUMÇİ, KUMDA, KUMEC, KUMLA, KUMLU, KUMOL, KUMPE, KUMPO, KUMRU, KUMSU, KUMŞU, KUMUÇ, KUMUK, KUMUL, KUMUS, KUMUŞ
KUMA
KUM
KUM
Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. Vücuttaki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler.
KUMANYACILIK
Kumanyacının yaptığı iş.
KUMLAŞTIRMA
Kumlaştırmak işi.
KUMBUZLAMAK
Parmakların orta boğumları ile yumruklamak.
KUMANDANSIZLIK
Kumandansız olma durumu.
KUMLAŞTIRMAK
Kum tanecikleri durumuna getirmek.
KUMANDANSIZ
Kumandanı olmayan.
KUMBALIĞIGİLLER
(Ammodytidae), büyük kum yılan balığı (A. lanceolatus) iyi bilinen türleridir.
KUMANDANLIK
Komutanlık.
KUMRUHAMURKESEN
Gaziantep şehrinde, Şahinbey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KUMYILANIGİLLER
(Psammophidae, Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının yılanlar (Ophidia) alt-takımının suyılanları (Colubriformia) bölümünün geride-oyuklular (Opisthoglypha) grupuna giren bir familyası. Kertenkele yılanı (Malpolon monspessulana) türü iyi bilinir.
KUMARBAZLIK
Kumarcı olma durumu, kumarcılık.
KUMARHANECİLİK
Kumarhanecinin yaptığı iş.
KUMBUSLAMAK
Yumruklamak.
KUMBARAHANE
Humbarahane.
KUMARHANECİ
Kumarhane işleten kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ALTIPARMAK
Bir tür iri palamut balığı. Bu kumaştan yapılmış olan gelin giysisi. Ayrı renkte altı yolu olan kumaş.
ALEKSİ
Okuma yitimi.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
APLİKE
Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
ALDANGIÇ
Üzeri ot veya kumla örtülmüş çukur, tuzak.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
APRE
Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.
ALFABE
Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
APLİKASYON
Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.