Sonu KUM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kum" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kum ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kum olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DERMOSFENOTİKUM

14 harfli kelimeler

SELAMUNALEYKUM, HİPOTİMPANİKUM

13 harfli kelimeler

KÜÇÜKKIZILKUM, EPİTİMPANİKUM, BÜYÜKKIZILKUM

12 harfli kelimeler

PERİOSTRAKUM

10 harfli kelimeler

TARAKSAKUM

9 harfli kelimeler

LATİLOKUM, MOLLUSKUM, MEGASEKUM, HAVALIKUM

8 harfli kelimeler

ALTINKUM

7 harfli kelimeler

EĞRİKUM, KABAKUM, UZUNKUM, SARIKUM

6 harfli kelimeler

SİRKUM, ZUKKUM, MERKUM, MAHKUM, YELKUM, KUMKUM, HOLKUM, ZAKKUM, ATAKUM

5 harfli kelimeler

SEKUM, TUKUM, SUKUM, ZUKUM, NOKUM, MUKUM, KUKUM, KOKUM, KAKUM, ÇOKUM, ARKUM, ALKUM, AKKUM, VAKUM, SOKUM, LOKUM

Bazı kelimelerin anlamları

KUM

Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. Vücuttaki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler.

PERİOSTRAKUM

Birçok yumuşakça ve brakyopot kabuklarının dış tabakası.

EPİTİMPANİKUM

Kavum timpaninin dorsal kısmı.

MEGASEKUM

Kör bağırsağın genişlemesi.

DERMOSFENOTİKUM

Balıklarda yan çizgi sisteminin baştaki kanallarını taşıyan ve baş kaslarını koruyan kemiklerin altıncısı.

BÜYÜKKIZILKUM

Bartın ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

SELAMUNALEYKUM

Selamün aleyküm.

TARAKSAKUM

Dandelion veya aslan dişi de denen, tarakserol, levulin, inulin, pektin ve benzerleri içeren, müshil ilacı olarak kullanılan, taraxacum palustre bitkisinin kurutulmuş kökleri.

KÜÇÜKKIZILKUM

Bartın ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

HAVALIKUM

Dökümcülükte kullanılan iri taneli kum. (Bursa).

HİPOTİMPANİKUM

Kavum timpaninin alt kısmı.

ALTINKUM

Diyarbakır ilinde, Silvan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Samsun şehrinde, Taflan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

EĞRİKUM

Samsun ili, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KABAKUM

İzmir ilinde, Dikili belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

LATİLOKUM

Lokum.

MOLLUSKUM

İnsanlarda, deri üzerinde yuvarlak, yumuşak kıvamlı yumru oluşumuyla belirgin herhangi hastalık. Molluskum kontagiyozum.

  -   -   -  

Anlamında KUM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

APLİKASYON

Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.

AMBAR

Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.

ALDANGIÇ

Üzeri ot veya kumla örtülmüş çukur, tuzak.

ALEKSİ

Okuma yitimi.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

ALTIPARMAK

Bir tür iri palamut balığı. Bu kumaştan yapılmış olan gelin giysisi. Ayrı renkte altı yolu olan kumaş.

ALACA

Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.

ALFABE

Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ALPAKA

Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.

ALÜVYON

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

ALTINOLUK

İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.

APLİKE

Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu.