Kelimeler arşivinde; içinde "iğe" olan, toplam 66 tane kelime bulunuyor. İçerisinde iğe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu iğe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında iğe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARACİĞERLEŞME
ARNAVUTCİĞERİ
AKCİĞERLİLER
DİĞERKAMLIK, KARACİĞERLİ, GELİNCİĞERİ, CANCİĞERLİK
TAKTİLİĞEN, CİĞERCİLİK, CİĞERDELDİ, SİĞENENMEK
KARACİĞER, NAMIDİĞER, YEKDİĞERİ, GARACİĞER, CİĞERPARE
FESLİĞEN, YERLİĞEN, GÖLCİĞEZ, GÜNCİĞEZ, HOSCİĞER, İĞELEMEK, YİĞERLER, PAFCİĞER, PESLİĞEN, SİĞELMEK, ELENLİĞE, DİĞERKAM, CANCİĞER, DİĞELMEK, ÇİLTİĞEN, ALACİĞER, BAŞCİĞEZ, BİSLİĞEÇ
AKCİĞER, EVRİĞEN, CİĞERCİ, SİĞECEN, KETİĞEN, KERDİĞE, İNCİĞEZ, İĞEŞMEK, ELCİĞEZ, BİŞİĞEN, GEDİĞEN
İĞEŞİK, İĞECİK, İĞECEN, DİĞERİ
FİĞEN, CİĞER, SİĞEZ, SİĞER, DİĞER, SİĞEN, SİĞEÇ, EDİĞE, GİĞEZ, KİĞEÇ, İĞEZE
İĞEF, İĞEZ, İĞEN, YİĞE, İĞEŞ
İĞE
İĞE
Bıçakları keskinleştirmek için kullanılan araç. (Aksaray Niğde).
CİĞERCİLİK
Ciğercinin yaptığı iş.
GELİNCİĞERİ
Gelincik çiçeği.
TAKTİLİĞEN
Ağaçkakan.
YEKDİĞERİ
Bir diğeri, ötekisi.
CANCİĞERLİK
Canciğer olma durumu.
ARNAVUTCİĞERİ
Tavada kızartılarak yapılmış olan ciğer yemeği.
DİĞERKAMLIK
Özgecilik.
KARACİĞERLEŞME
Dokuların kıvam ve görünüş olarak karaciğere benzer bir görünüm kazanması, hepatizasyon. Özellikle fibrinli akciğer yangılarının belli dönemlerinde akciğerin makroskobik görünümünü tanımlarken kullanılır.
KARACİĞERLİ
Kötü yürekli.
GARACİĞER
Karaciğer.
CİĞERDELDİ
Kumaş üzerine küçük delikler açılarak yapılmış olan işleme. Bu delikleri açmakta kullanılan ucu sivri küçük araç.
KARACİĞER
Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.
NAMIDİĞER
Diğer bir deyişle. Öteki adı ile.
SİĞENENMEK
Saklanmak, gizlenmek. Gizlenmek, saklanmak.
AKCİĞERLİLER
Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.
Bu bölümde tanımı içerisinde İĞE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞIRDAK
Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
BAŞKASI
Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.
ATAŞE
Bir elçiliğe bağlı uzman, elçilik uzmanı.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
ARGÜMAN
Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.
ATARDAMAR
Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
BAŞKALAŞMAK
Başka bir varlığa, niteliğe dönüşmek, değişmek, farklılık kazanmak. Biçim değiştirmek, istihale etmek. Kötüleşmek, bozulmak.
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
BELEK
Kundak, çocuk bezi. Beşiğe konulan yatak.
BAĞIR
Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
ARTİSTİK
Güzel sanatların gerektirdiği niteliğe uygun.
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.